Ana içeriğe geç
Sözlük

yapacaklar ile cümle

yapacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Mert vevők rá, és ez valami olyan, amiben ők saját maguk akarnak részt venni.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Omdat ze erachter staan, en zij mogen beslissen wat ze gaan doen.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Parce qu'ils se prennent au jeu, et se sont les seuls à décider de ce qu'ils font.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Pentru că programul i-a convins și ei sînt aceia care decid ce vor să facă.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Perché si appassionano e loro stessi decidono che cosa fare.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Ponieważ podoba im się ten pomysł i to one same decydują, czym się zająć.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Porque creen en el programa, y son quienes deciden lo que harán.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Porque estão a aderir a ele e são eles que decidem o que vão fazer.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Protože tomu věří a samy si rozhodují o tom, co budou dělat.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Weil sie daran glauben und sie selbst entscheiden können, was sie machen.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Γιατί το πιστεύουν και είναι αυτά που αποφασίζουν τι θα κάνουν.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Бо вони в це вірять, і їм вирішувати, що саме вони робитимуть.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Защото вярват в нея и са тези, които решават какво ще правят.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.Потому что они верят в идею того, что именно им решать, что они будут делать.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.מפני שהם מזדהים איתה, והם אלו שמחליטים מה הם יעשו.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.لأنهم يستثمرون فيه، وأنهم هم الذين يقررون ماذا سيفعلون.
Çünkü onda bir pay sahibi oluyorlar, ve ne yapacaklarına kendileri karar veriyorlar.活動内容を決めるのも彼らです 親や教師に言われて
Çünkü şuan bütün bu çocuklar ne yapacaklarına dair bir fikirleri olmadığı çok miktarda alete sahip.لأن الأطفال يملكونكثيرا من الأجهزة ولا يملكون أدنى معرفة عن كيفية عملها
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Ik weet niet of er nog gedichten op animatiefilm komen.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Jeg ved ikke, om andre digte vil blive animeret.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Je ne sais pas si d'autres poèmes seront animés.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Não tenho a certeza se outros poemas serão animados.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Nie jestem pewien, czy inne wiersze będą animowane.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Nie som si istý, či zvyšné básne budú zanimované.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.No estoy seguro de si animarán otros poemas.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Non sono sicuro se verranno animate altre poesie.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Не съм сигурен дали други стихотворения ще бъдат анимирани.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.Не уверен, что следующее стихотворение будет иллюстрироваться.
Dur bir tanem benim. Dur ţimdi. Dedikodu yapacaklar.Νόμιζα, πως θα μπορούσαμε να μιλήσουμε λίγο.
Dur ţimdi. Dedikodu yapacaklar.Искаше ми се да поговорим за малко.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.De efod moet worden gemaakt van goud, blauwpurper, roodpurper, scharlaken en fijn getweernd linnen.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.e farão o éfode de ouro, azul, púrpura, carmesim e linho fino torcido, obra de desenhista.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Efoden skola de göra av guld och av mörkblått purpurrött, rosenrött och tvinnat vitt garn, i konstvävnad.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.És csinálják az efódot aranyból, kék és bíborpiros, karmazsinszínû és sodrott lenbõl, mestermunkával.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Faranno l'efod con oro, porpora viola e porpora rossa, scarlatto e bisso ritorto, artisticamente lavorati
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Họ sẽ chế ê - phót bằng kim_tuyến , chỉ màu tím , đỏ điều , đỏ sặm , và vải gai đậu mịn thêu cực xảo .
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Họ sẽ chế ê-phót bằng kim tuyến, chỉ màu tím, đỏ điều, đỏ sặm, và vải gai đậu mịn thêu cực xảo.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.그들이 금실과 청색 자색 홍색실과 가늘게 꼰 베실로 공교히 짜서 에봇을 짓되
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.y harán el efod de oro, de material azul, de púrpura, de carmesí y de lino torcido, obra de fina artesanía
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.Да направят ефодът изкусна изработка от злато, синьо, мораво, червено и препреден висон.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.ועשו את האפד זהב תכלת וארגמן תולעת שני ושש משזר מעשה חשב׃
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.فيصنعون الرداء من ذهب واسمانجوني وارجوان وقرمز وبوص مبروم صنعة حائك حاذق.
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.他 們 要 拿 金 線 和 藍 色 紫 色 朱 紅 色 線 、 並 撚 的 細 麻 、 用 巧 匠 的 手 工 作 以 弗 得
‹‹Efodu altın sırmayla, lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden ustaca yapacaklar.他 們要 拿 金線 和 藍色 紫色 朱紅色 線 、 並撚 的 細麻 、 用 巧匠 的 手 工作 以 弗得
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Ak by ste ich odmenili za vykonanie menej procedúr, tak ich spravia menej.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Ale gdybyśmy nagradzali lekarzy za przeprowadzanie mniejszej ilości zabiegów robili by mniej.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Dacă îi răsplătești pe doctori pentru că fac mai puține tratamente, vor face mai puține.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Ha fordítva, amiatt jutalmaznánk az orvosokat, ha kevesebb eljárást végeznének, akkor kevesebbet végeznének.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Hvis man i stedet belønner læger for at udføre færre indgreb, vil de udføre færre.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Když namísto toho budete odměňovat lékaře za provádění méně procedur, budou jich dělat méně.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.만일 반대로 수술을 더 적게 할수록 보상을 한다면, 의사들은 수술을 덜 할 것입니다.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Mas, se recompensarmos os médicos por fazerem menos intervenções, eles farão menos.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Nhưng nếu chúng ta thưởng cho các bác sĩ để giảm bớt các quy trình, họ sẽ làm ít đi.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Se invece ricompensiamo i dottori per fare meno interventi, ne faranno di meno.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Si à la place vous récompensez les médecins qui font moins d'opérations, ils en feront moins.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Si, por el contrario, uno premia a los médicos por atender menos atenderán menos.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Αν αντίθετα τους ανταμείψεις για να κάνουν λιγότερες επεμβάσεις, θα κάνουν λιγότερες.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Ако вместо това награждаваш лекарите, за това че правят по-малко процедури, те ще правят по-малко процедури.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.Если наградить врачей за меньшее количество - они будут делать меньше.
Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır.אם היינו מתגמלים רופאים כדי שיעשו יותר ניתוחים -- שכך זה היום -- הם יעשו יותר.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod