O iyi yapacak.He'll do well.
Yapacak başka bir şey bulmaya git.Go find something else to do.
Git yapacak başka bir şey bul kendine.Go find something else to do.
Bu akşam yapacak bir şey bulabileceğimizden eminim.I'm sure we can find something to do this evening.
Bu bana yapacak bir şey verir.It gives me something to do.
Yapacak bir şeyin yok mu?Don't you have something to do?
Şu anda yapacak bir şeyim var.I have something to do right now.
Bu öğleden sonra Tom'un ve benim yapacak bir şeyimiz var.Tom and I have something to do this afternoon.
Tom'un yapacak önemli bir görevi var.Tom has an important mission to perform.
Üzgünüm, yapacak başka şeylerim var.Sorry, I have other things to do.
Çocuklarıma bakıcılık yapacak birisini arıyorum.I've been looking for someone to babysit my children.
Eve gitmeden önce yapacak çok işim var.I have a lot of work to do before I can go home.
Bu konuda bir şey yapacak mısın?Are you going to do something about it?
Tom işbirliği yapacak.Tom will cooperate.
Tom onu yapacak.Tom will do it.
Tom vade tarihi yapacak.Tom will make due.
Tom bunu yapacak.Tom will make it.
Onlar onu yapacaklar.They'll do it.
Onlar bir şey yapacaklar.They'll do something.
Bu onu yapacak.That'll do it.
Bu güzel yapacak.That'll do nicely.
O bizim için tanıklık yapacak.He's going to testify for us.
Havuzun paten yapacak kadar donduğunu düşünüyor musun?Do you think the pond is frozen hard enough to skate on?
Bu yapacak.This will do.
İş birliği yapacaksın.You will cooperate.
Çok iyi yapacaksın.You'll do great.
Onu yapacaksın.You'll do it.
Bu kitaplar çalışmanızı daha kolay yapacak.These books will make your work easier.
İstesen de istemesen de bunu yapacaksın.You will do it whether you like it or not.
Yapacak işin yok mu?Don't you have work to do?
Ben şimdi gidemem. Yapacak işlerim var.I can't go now. I have work to do.
Tom'un işten atılmasıyla ilgili yapacak bir şeyim yoktu.I didn't have anything to do with Tom getting fired.
Toplantıdan önce yapacak bazı şeylerimiz vardı.I had some things to do before the meeting.
Yapacak bazı şeylerim vardı.I had some things to do.
Yapacak şeylerim vardı.I had stuff to do.
Yapacak işlerim vardı, o yüzden hemen çıkamadım.I had things to do, so I couldn't leave right away.
Yapacak işlerim vardı.I had things to do.
Yapacak büyük bir duyurum var.I have a big announcement to make.
Yapacak bir itirafım var.I have a confession to make.
Yapacak birkaç ayak işim var.I have a few errands to run.
Yapacak bir işim var.I have a job to do.
Yapacak bir sürü çağrım var.I have a lot of calls to make.
Benim yapacak bir talebim var.I have a request to make.
Yapacak çok üzücü bir duyurum var.I have a very sad announcement to make.
Onu yapacak bir muhasebecim var.I have an accountant to do that.
Yapacak bir operasyonum var.I have an operation to perform.
Zamanımla yapacak daha iyi şeylerim var.I have better things to do with my time.
Yapacak birkaç duyurum var.I've got a couple of announcements to make.
Yapacak küçük bir işim var.I've got a little work to do.
Yapacak çok fazla işim var.I've got a million things to do.
Yapacak bir ton işim var.I've got a ton of work to do.
Yapacak ödevim var.I've got homework to do.
Yapacak işim var.I've got work to do.
Pratik yapacak çok zamanım oldu.I've had a lot of time to practice.
Herhangi bir dekorasyon yapacak zamanım yoktu.I haven't had time to do any decorating.
Pratik yapacak zamanım vardı.I've had time to practice.
Yapacak önemli işim var.I have important work to do.
Yapacak daha çok işim var.I have more work to do.
Tom'a saygı göstermekten başka yapacak bir şeyim yok.I have nothing but respect for Tom.
Yapacak hazırlıklarım var.I have preparations to make.