Ana içeriğe geç
Sözlük

yapacak ile cümle

yapacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yapacak ilginç bir şey bulmam gerekiyor.I need to find something interesting to do.
Bu kamera ile ne yapacaksın?What will you do with this camera?
Yarın ne yapacaksınız?What'll you do tomorrow?
Aslında oğlan bunu yapacaktı.The boy actually was going to do it.
Paranızla ne yapacaksınız?What will you do with your money?
Eğer Keçua konuşabilirsen yaşam için ne yapacaksın?What will you do for a living if you can speak Quechua?
Barış antlaşması görüşmesi yapacaklardı.They would negotiate a peace treaty.
İnsanların yiyecek için avlanmanın dışında yapacakları çok az şeyleri vardı.The men had little to do except hunt for food.
Yapacak çok iş vardı.There was much work to do.
Tamam, sen benim için ne yapacaksın?OK, and what are you going to do for me?
Eski arabayı ne yapacakları hususunda onunla anlaştı.She agreed with him on what to do with the old car.
Yapacak gözde şeyiniz nedir?What's your favorite thing to do?
Yapacak hiçbir şey kalmadığında, ne yaparsın?When there's nothing left to do, what do you do?
Sınavdan başarısız olursan ne yapacaksın?What will you do if you fail the exam?
Her zaman yapacak bir şey var gibi görünüyor.There always seems like there is something to do.
Yapacak zamanımız olmayan pek çok şey vardı.There were many things that we simply didn't have time to do.
Birini seversen o kişiyi mutlu etmek için bir şey yapacaksın.When you love someone, you'll do anything to make that person happy.
Onun ne zaman döneceğini bilmiyorum ama döndüğünde, elinden gelenin en iyisini yapacak.I don't know when he'll come, but when he does, he'll do his best.
Tom yapacak önemli bir telefon konuşması olduğunu söyledi.Tom said he had an important call to make.
Tom'un yapacak çok işi var.Tom has too much work to do.
Tom'un şu anda yapacak daha iyi bir şeyi yok.Tom has nothing better to do right now.
Bugün Tom'un yapacak çok işi var.Tom has many things to do today.
Tom'un evden ayrılmadan önce bu sabah yapacak bir sürü işi var.Tom has a lot of things to do this morning before he leaves the house.
Tom'un bu akşam yapacak bir sürü ödevi var.Tom has a lot of homework to do this evening.
Tom'un dün öğleden sonra yapacak bir sürü işi vardı.Tom had a lot of work to do yesterday afternoon.
Tom yapacak daha iyi bir şey düşünemedi.Tom couldn't think of anything better to do.
Tom yapacak daha iyi bir şey bulamadı.Tom couldn't find anything better to do.
Tom ve Mary, bununla ilgili ne yapacaklarından pek emin değildir.Tom and Mary aren't quite sure what to make of this.
Tom ve Mary Sevgililer Günü'nde ne yapacakları hakkında konuşuyor.Tom and Mary are talking about what they'll do on Valentine's Day.
Şimdi ne yapacaksın?What are you going to do now?
Şimdi ne yapacaksınız?What are you going to do now?
Yarın yapacak çok işim var.I have lots of work to do tomorrow.
Tom gitmek istedi fakat yapacak çok işi vardı.Tom wanted to go, but he had lots of things to do.
Tom'un yaptıklarını izlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I've got better things to do than to keep track of what Tom's doing.
Tom yapacak daha iyi bir şey olmadığı için, odasını temizlemeye başladı.For the lack of something better to do, Tom started cleaning his room.
Eğer gelmezse, o zaman ne yapacaksın?If he doesn't come, what will you do then?
Eğer o gelmezse, ne yapacaksın?If he doesn't come, what'll you do?
Yapacak çok iş var.There is a lot of work to do.
Ne düşünüyorsun, o bunu yapacak mı?What do you think, is she going to do it?
Tom işi yapacak başka birini bulmaya çalıştı.Tom tried to find somebody else to do the job.
Tom'un istediği şeyi yapacak çok zamanı var.Tom has lots of time to do anything he wants.
Tom, bu hafta yapacak bir sürü iş var.Tom has a lot of work to do this week.
Tom'un gidebilmesinden önce yapacak birkaç şeyi daha var.Tom has a few more things to do before he can leave.
Tom'un yapacak bir şeyi yoktu, bu yüzden eve gitti.Tom had nothing to do, so he went home.
Tom'un dün yapacak bir şeyi yoktu.Tom had nothing to do yesterday.
Tom onun yapacak doğru şey olduğunu sanmıyor.Tom doesn't think that would be the right thing to do.
Tom'un başka bir şey yapacak yeterli zamanı yoktu.Tom didn't have enough time to do anything else.
Bütün gün oturup Tom'u beklemekten daha iyi yapacak şeylerim var.I have better things to do than sit around all day waiting for Tom.
Burada oturup senin dedikodunu dinlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I've got better things to do than to sit here listening to your gossip.
Burada durmak ve senin hakaretlerini dinlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I have better things to do than stand here and take your insults.
Yapacak işlerim var; o yüzden git ve beni yalnız bırak.I have work to do, so go away and leave me alone.
Hâlâ yapacak şeylerim var.I still have things left to do.
Yemek yapacak vaktim yok.I don't have time to cook.
Jane yarın sabah ne yapacak?What is Jane going to do tomorrow morning?
Tom'un yapacak biraz açıklaması var.Tom has some explaining to do.
Tom'un yapacak biraz alışverişi var.Tom has some shopping to do.
Canım sıkkın ve yapacak hiçbir şeyim yok.I'm bored and I have nothing to do.
Sen zaten onu kendi başına yapacak kadar büyüksün.You're already big enough to do it by yourself.
Sen gelir gelmez, o, yiyecek bir şeyler yapacaktır.As soon as you arrive, he will make something to eat.
Sen varır varmaz o yiyecek bir şey yapacak.As soon as you arrive, she will make something to eat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod