"Yapacak bir şeyin var mı?" "Özellikle bir şey yok.""Do you have anything to do?" "Nothing in particular."
"Yapacak işin var mı?" "Hayır, pek sayılmaz.""Do you have anything to do?" "No, not really."
"Onlar tekrar grev yapacaklar mı?" "Korkarım ki öyle.""Will they go on strike again?" "I'm afraid so."
Bu öğleden sonra yapacak çok işim var.I have a lot of things to do this afternoon.
Şu an yapacak bir şeyim yok.I have nothing to do now.
Yakında hiç kimsenin sizinle yapacak işi kalmayacak.Soon no one will have anything to do with you.
Şu anda yapacak işim yok.I have nothing to do at the moment.
Şimdi yapacak belirli bir şeyim yok.I have nothing particular to do now.
Şu anda yapacak bir işim yok.I don't have anything to do now.
Bu hafta yapacak çok işim var.I've got a lot of things to do this week.
Bu sabah yapacak çok işim var.I have a lot of things to do this morning.
Bugün yapacak çok işim var.I have a lot of assignments to do today.
Bu öğleden sonra ev ödevini yapacak mısın?Are you going to do your homework this afternoon?
Bugün yapacak çok şeyim var.I have a lot of things to do today.
Şimdi yapacak çok şeylerim var.I have many things to do now.
Bugün yapacak bir şey yok.There is nothing to do today.
Bugün ne yapacaksın?What are you going to do today?
Bu akşam yapacak biraz işim var.I have some work to do this evening.
Bu gece yapacak çok işim var.I have a great deal to do tonight.
Bu akşam ne yapacaksın?What are you going to do this evening?
Yapacak ilk şey doktoru çağırmaktı.The first thing to do was call for the doctor.
Ben yokken işimi Rie Kawada yapacak.Rie Kawada will do my job while I'm gone.
Onu yapacak çok zamanımız var.We have plenty of time to do that.
Yapacak çok şeyimiz var.We have lots of things to do.
Yapacak çok işimiz var.We have a lot of work to do.
Yapacak çok işim var.I have a great deal to do.
Bugün yapacak çok ev ödevim var.I have a lot of homework to do today.
Söylediklerimi tam olarak yapacaksın.You will do exactly as I say.
Yapacak belirli bir şeyim yok.I have nothing particular to do.
Yapacak çok şeyim var.I have many things to do.
Onun hakkında bir şey yapacak pozisyonda değilim.I am in no position to do anything about it.
Onu nasıl yapacaklarını onlara gösterdim.I showed them how to do it.
Böyle bir şeyi yapacak kadar aptal değilim.I know better than to do such a thing.
Yapacak bazı ev işlerim var.I have some chores to do.
Tom'un işini yapacak birini almak zorunda kalacağım.I will have to take on someone to do Tom's work.
Benim yapacak başka bir şeyim var.I have something else to do.
Yapacak çok şeye sahip olmayı severim.I like having plenty to do.
Bu öğleden sonra yapacak bir işim yok.I have nothing to do this afternoon.
Bugün daha fazla yapacak bir şeyim yok.I have nothing more to do today.
Hâlâ yapacak çok işim var.I still have a lot of work to do.
Yapacak işim yok.I've got time on my hands.
Ev ödevimi yapacak zamanım yok.I have no time to do my homework.
Şaka yapacak durumda değilim.I am in no mood for joking.
Kasabada yapacak bir işim var.I have an errand to do in town.
Yapacak çok ev ödevimiz var.We have a lot of homework to do.
Özür dilemekten başka yapacak bir şey yok.There is nothing to do but apologize.
Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.Housewives have a hundred things to do.
Hafta sonunda ne yapacaksın?What are you going to do over the weekend?
Bu hafta sonu ne yapacaksın?What're you going to do this weekend?
Benim yapacak biraz alışverişim var.I have some shopping to do.
Joe'nun yeni tür bir araba fikri onu müthiş zengin yapacak.Joe's idea for a new kind of car will make him filthy rich.
Her insanın yapacak bir görevi vardır.Each person has a duty to do.
Adımına dikkat et, yoksa bagajda yoculuk yapacaksın.Watch your step, or else you will trip on the baggage.
Mezuniyetten sonra ne yapacaksın?What will you do after graduation?
Onun için beklemekten başka yapacak bir şey yoktu.There was nothing for it but to wait.
Üniversitede ne yapacaksın?What are you going to do in college?
Başkan yarın bir açıklama yapacak.The President is to make a statement tomorrow.
Kim sözcülük yapacak?Who will act as spokesman?
Deprem olduğunda ilk ne yapacaksın?When an earthquake occurs, what will you do first?
Ben geç kaldığım için üzgünüm, ama yapacak bir sürü işim vardı.I'm sorry I am late, but there's been a lot of work to do.