Evde yapacak bazı şeylerim var.I have some stuff to do at home.
Sen ve Tom yarın ne yapacaksınız?What are you and Tom doing tomorrow?
Acele etme. Çok hızlı çalışıyorsun. Hata yapacaksın.Take your time. You're working too fast. You'll make mistakes.
Şimdi, yapacak biraz işim var.Now, I have some work to do.
Yapacak çok işim vardı.My hands were full.
Hâlâ yapacak bir işim var.I still have some work to do.
Biraz kahve yapacaktım. Bir fincan ister misin?I was going to make some coffee. Do you want a cup?
Bunu kaç kez yapacaksın?How many times are you going to do that?
Burada yapacak bir işim var.I've got a job to do here.
Burada yapacak işim var.I've got work to do here.
Tom bu öğleden sonra parkta yürüyüş yapacak.Tom will take a walk in the park this afternoon.
Tom yapacak başka bir şeyi olduğundan bugün buraya gelemediTom couldn't come here today because he had something else to do.
Tom'un yapacak başka şeyleri olduğundan eminim.I'm sure Tom has other things to do.
Yapacak çok şeyim var ve onu yapmak için çok az zamanım var.I have a great deal to do and very little time to do it.
Bunu senden daha iyi yapacak birini tanımıyorum.I don't know anybody who does that better than you.
Tom Mary ile tartışmaktan kaçınmak için bir şey yapacak.Tom will do anything to avoid arguing with Mary.
Bunu yapacak zamanı nasıl buldun?How did you find the time to do this?
Bugün yapacak çok işin var mı?Do you have a lot of things to do today?
Dünya Kupası finalinin hakemliğini bir Meksikalı doktor yapacak.The World Cup final wil be refereed by a Mexican doctor.
Yaz tatilin için ne yapacaksın?What are you going to do for summer vacation?
Yaz tatilin süresince ne yapacaksın?What are you going to do during your Summer holidays?
O, yapacak değersiz bir şeydi.That was a vile thing to do.
Sence, Tom ne yapacak?What do you think Tom is going to do?
Fabrikanın kapanması, şehrin ekonomisine önemli ölçüde darbe etkisi yapacak.The closure of the factory will have significant knock-on effects for the town's economy.
Sonunda yapılması gerekenleri yapacak güce sahibim.I finally have the strength to do what must be done.
O gereğinde yapacak.That'll do in a pinch.
Ben onu bildirmezsem başkası yapacak.If I don't report it, someone else will.
Yapacak bir sürü bahçe işlerim var.I have a lot of gardening to do.
Bunu yapacaksın.You're going to do this.
Tom bunu yapacak kadar akıllı olmadığını söyledi.Tom said it wasn't smart to do this.
Sana lazım olanı yapacaksın.You will do what is required of you.
Tam olarak söylediğim gibi yapacaksın.You'll do exactly as I say.
Onun yerine ne yapacaktık?What would we do instead?
Tom'u yakaladıktan sonra yapacaksın?What're you going to do after you catch Tom?
Size izin vermezsem ne yapacaksınız?What'll you do if I don't give you my permission?
Olanla ilgili yapacak bir şeyim yoktu.I had nothing to do with what happened.
Şu anda yapacak önemli olan şey Tom'u bulmaktır.The important thing to do right now is to find Tom.
Tom'un yapacak bir şeyi vardı.Tom had something to do.
Tom yapacak bir şey istiyor.Tom wants something to do.
Yapacak bir şey yok gibi görünüyordu.There seemed to be nothing to do.
Yapacak bir şey yoktu.There was nothing to do.
Yapacak bir sürü temizliğim var.I have a lot of cleaning to do.
Yapacak çok çalışmam var.I have a lot of studying to do.
Tom yapacak daha önemli şeyleri olduğunu söyledi.Tom said he had more important things to do.
Yapacak hiçbir şey kalmadı gibi görünüyordu.There seemed to be nothing left to do.
Onlar bunu bizim için yapacak.They're going to do it for us.
Onu yapacak kadar aptal olduğunu düşünüyorum.I think you're stupid to do that.
Biri onu yapacak.Someone will do it.
Ne yapmam gerektiğini biliyordum ama sadece onu yapacak yeterli zamanım yoktu.I know what I should've done, but I just didn't have enough time to do it.
Onlar bunu yapacak.They're going to do it.
Bugün onu yapacak zamanım yoktu.I didn't have time to do that today.
Onu hemen yapacaklar.They're going to do it right away.
Bunu yapmazsam, kim yapacak?If I don't do this, who will?
O zamana kadar ne yapacaksın?What'll you do then?
Başka ne yapacaktın?What else would we do?
Yapacak bir şey ister misin?Do you want something to do?
Bu sabah çok erkencisin. Yapacak bir şeyin mi var?You're up very early this morning. Do you have something to do?
Tom, onu, o içeri girdiğinde yapacak.Tom will do it when he comes in.
Kesinlikle sana söylediğim gibi yapacaksın.You're going to do exactly as I tell you.
Tom gerçekten onu bizim için yapacak mı?Would Tom really do that for us?