yapacağım ile cümle
yapacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım! Artık yakında bileceksiniz!".Keep on with your works in your positions, I am doing mine; so you will soon come to know.” –
İmana gelmeyen o kâfirlere de ki: "Elinizden geleni geri koymayın! Biz de yapacağımızı yapacağız."And say to the disbelievers, “Keep on with your works in your places; we are carrying out ours.”
Bir zamanlar Rabbin meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yapacağım," demişti.And when thy Lord said to the angels, 'I am setting in the earth a viceroy.'
De ki, "Ey halkım, bildiğinizi yapın, ben de yapacağım. İleride bileceksiniz:"Say: 'My people, act according to your station; I am acting; and soon you will know
Ancak "Allah dilerse (yapacağım)" (de).Except with this reservation that Allah so will.
Ancak: "Allah dilerse" (inşaAllah yapacağım de).Except with this reservation that Allah so will.
Herhangi bir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "Ben yarın onu yapacağım" deme.Except with this reservation that Allah so will.
Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım!Say thou.
Ancak Allah dilerse (yapacağım de).Except with this reservation that Allah so will.
Ancak, "ALLAH dilerse (yapacağım)," diyerek Rabbini an.Except with this reservation that Allah so will.
Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım.Act according to your ability and way, and I am acting (on my way).
Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım.Work according to your way, I am working (according to my way).
Yapabildiğinizi yapın; ben de kendi işimi yapacağım.Work according to your way, I am working (according to my way).
Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım!Work according to your way, I am working (according to my way).
Ben de yapacağım!Lo! I too am working.
Simgeleri olmayan & kde; uygulamaları için ne yapacağım? Onları menüye nasıl ekleyeceğim?What about & kde; programs that do not have icons? How do I get them into the menu?
Bloguma güncelleme yapacağım.I'll provide an update on my blog.
"Sana âşık olmaktan başka yapacağım daha iyi bir şey olmadığını düşünüyorsun."Maybe something like, "You think I have nothing better to do than be in love with you."
Orada ne yapacağımızı bilmiyorum." dedi.I don’t know what we will do there," Shala told SETimes.
Riga uçağına binmeden önce transit geçiş yapacağım Prog’da birkaç saat bekledim.My transit was in Prague, where I had several hours to wait until I boarded a plane to Riga.
Ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum." diyor.I really do not know what to do," he said.
Yaptığımız ve yapacağımız herşeyde referans noktamız doğruluk.Truth is our point of reference in everything we did and do.
Leka, "Hazırlık yapacağım ve üyelik gerçekleştiğinde de otomatik olarak iş aramaya başlayacağım."I will prepare, and when it happens I'll automatically start looking for a job.
Genel başkan yardımcısı Darko Milinoviç, "Bana ne yapacağımı Seks söyleyemez." dedi."Seks will not tell me what to do," deputy Vice-President Darko Milinovic said.
Ama geriye baktığımda, hiç tereddüt etmeden aynı şeyi tekrar yapacağımdan eminim."But looking back, I am sure I would do it again with no second thoughts," she said.
O kadar suyla ne yapacağım?What am I supposed to do with that water?
Taci, "Kiminle koalisyon yapacağıma bu istişarelerden sonra karar vereceğim." dedi."After these consultations, I will decide with whom I will do the coalition," Thaci said.
Bundan sonra ne yapacağımı göreceğiz."We will see what I will do after that."
Nelspruit'e, Avustralya ile son grup maçımızı yapacağımız yere gidiyoruz.Off to Nelspruit, the site of our final group match with Australia.
Yapacağım, dedi.“I’ll manage,” she said.
Ne yapacağım!?What to do?!
Ama konu, Aeneas'ın nasıl soyunu anlatmamı gerektiriyor: Bunu da kısaca yapacağım.But the subject requires that I relate also how Aeneas was descended: this, too, I shall do briefly.
Onunla ne yapacağımı söyle.Sag mir, was ich damit machen soll.
Ben onu yapacağım.Ich werde es tun.
Keşke onu nasıl yapacağımı bilseydim.Ich wünschte, ich hätte gewusst, wie man es macht.
Bunu hiç duymamış gibi yapacağım.Ich werde so tun, als ob ich nichts davon gehört hätte.
Bundan sonra ne yapacağımı daha planlamadım.Ich hatte keinen Plan, was ich danach tun würde.
Başka ne yapacağımızı bilmiyorduk.Wir wussten nicht, was wir sonst noch tun sollten.
Bunu çok meşgul olmadığım zamanlarda daha sonra yapacağım.Ich werde das später, wenn ich nicht zu beschäftigt bin, machen.
Neden kimse bana ne yapacağımı söylemedi?Warum hat mir niemand gesagt, was ich tun soll?
Sana çok güzel bir kıyak yapacağım.Du wirst was Tolles von mir kriegen.
Elimden geleni yapacağım.Ich werde mein Bestes geben.
Ne yapacağımı bilmiyordum.Ich wusste nicht, was ich wollte.
Bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz.' dedik.Es weiß nicht, wie es sich dazu verhalten soll."
"Eğer benden kendimi oynamamı isterseniz, ne yapacağımı bilemem.Scheißegal, wer du wirklich bist, scheißegal, ob du dich verpisst.
Bizim yapacağımız sınıflandırma kesin olmayabilir.Die Fähigkeit zur Gruppenarbeit ist nicht voraussetzbar.
Hipotezlerin oluşturulması nasıl yapacağım?Wie entsteht eine Komposition?
Sahada elimden gelenin en iyisini yapacağım." ifadelerinde bulundu.Ich muss und werde für mich eine andere Weise des Arbeitens finden “, so Rea auf seiner Website.
Ne yapacağımı bilmediğimden, ondan akıl istedim.Comme je ne savais quoi faire, je lui ai demandé conseil.
Keşke onu nasıl yapacağımı bilseydim.J'aurais voulu savoir comment le faire.
Bir telefon görüşmesi yapacağım.Je vais passer un appel téléphonique.
Bu karmaşada ne yapacağımı bilmiyorum.Je ne sais que faire avec ce désordre.
Ne yapacağımı bilmiyorum.Je ne sais pas ce que je ferai.
Onunla ne yapacağımı söyle.Dis-moi ce que je dois en faire.
Ben elimden gelenin en iyisini yapacağım.Je ferai de mon mieux.
Bilmiyor gibi yapacağım ve bu işe yarayacak.Je ferai semblant de ne pas savoir et ça ira.
Onu nasıl yapacağımı bilmiyordum fakat denemek için istekliydim.J'ignorais comment le faire, mais j'étais prêt à me lancer.
Tom bana ne yapacağımı söyleyemez.Tom est incapable de me dire quoi faire.
Sen ne dersen de, ben bunu her şekilde yapacağım.Que tu sois d'accord ou non, je vais le faire de toutes façons.
Beğen ya da beğenme, ben bunu her şekilde yapacağım.Que tu sois d'accord ou non, je vais le faire de toutes façons.