Bu platformda yalnızca onaylanmış kullanıcılar yayın yapabilmektedir.Sólo tienen acceso a esta red aquellos que tengan permiso.
Hem oyun kurucu hem de şutör gard olarak görev yapabilmektedir.Puede jugar tanto como de base como de escolta.
Konserlerde en az 40.000 kişiye ev sahipliği yapabilmektedir.Para conciertos, el campo puede albergar hasta 60.000 personas.
Zor olan bunu iyi yapabilmektir.Lo que está bien… no puede estar mal.
Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir.“Lo que cuenta no es vivir lo mejor posible, sino vivir lo más posible.”
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.En el resto de los casos el jugador está obligado a hacer lo que pueda hacer.
Hatta yoğun kar altında bile av yapabilmektedir.En las montañas más altas incluso puede nevar.
ICANN tarafından akredite edilen şirket çok sayıda uzantının tahsisini yapabilmektedir. ^Mientras tanto, la asociación con ICANN fue esforzada a través de la firma de varios acuerdos de cooperación.
Çeviri yapabilmek için anadil dışında en az bir dil daha bilmek gerekir.Per poter tradurre è necessario conoscere almeno un'altra lingua oltre alla propria lingua materna.
Bunun yanında manyetik bir savunma da yapabilmektedir.Inoltre può anche vantare un'ottima capacità difensiva.
Bunun üzerine Lynch, uzun metrajlı bir film yapabilmek için projeye bir son hazırladı.Lynch ha quindi fornito un finale al progetto, rendendolo un film.
Mekan aynı zamanda boks maçlarına da ev sahipliği yapabilmektedir.Dopo la ristrutturazione può ospitare anche le partite ufficiali.
Diğer katılımcılar da , personelin gözetimi altında haberlere katılım yapabilmektediler.I leader dei diritti umani credono anche che le autorità monitorino le loro comunicazioni.
Oyuncular Lua ile kodlayıp oyunlarını daha iyi yapabilmektedirler.Al contrario, le Radeon processano meglio con i giochi.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Pur di recitare è disposta a tutto.
Çizime çok önem vermiştir ve artrit olduktan sonra bile çizim yapabilmekteydi.Per poter dipingere bisogna prima saper disegnare.
Bu teknoloji de insan unsuruna bağımlı olup, onun yönetimi doğrultusunda iş yapabilmektedir.L'uomo deve saper dominare queste emozioni e vivere secondo dovere.
Derleme işlemlerini GCC'den 9 kat daha hızlı yapabilmektedir.Например, TCC примерно в 9 раз быстрее GCC.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Игрок обладает свободой делать то, что захочет.
Bu zabıtlar üzerinde tetkik yapabilmek, Şehir prefect'inin iznine bağlıydı.С последствиями разграбления пришлось столкнуться префектам города.
Sıra tabanlı oyunlarda oyuncular hamle yapabilmek için karşı tarafın hamlesini beklemek zorundadırlar.Чтобы идти вперёд по дорожке, игроки должны правильно отвечать на вопросы.
Hava durumu tahmini yapabilmektedir.Представляла собой прогноз погоды.
Bunu en iyi katı yağlayıcılar yapabilmektedir.Сюда могут прибывать самые тяжёлые грузовые самолеты.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.الحرية هي حق القيام بكل ما يضر أحداً آخر.
Kanat yapılarından dolayı, çok hızlıdırlar ve seri dönüş yapabilmektedirler.عاد قوام الملك وأتباعه إلى لار وفعلوا الأفاعيل التي يستحي القلم من ذكرها.
Fakat değerlendirilmesini yapabilmek için tecrübe sahibi olmak gerekir.يجب أن تكون قادرة على توجيه عمليات التقييم لدى المرء.
Ancak daha sonra din dışı müzikler yapabilmek için Los Angeles'a taşındı.ثم انتقلت فيما بعد إلى مدينة لوس أنجلوس كي تستطيع الغناء خارج الإطار الديني.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Ela possui certificado como instrutora fitness e personal trainer.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Conhecendo-os podemos economizar muitos cálculos.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.O jogo é livre para fazer o que quiser.
Oyun kurucu ve forvet mevkisinde görev yapabilmektedir.Pode e deve exercer função dentro da administração municipal.
Adaylar isterlerse ÖSYM AİS'ten kredi kartları aracılığıyla da ödeme yapabilmektedir.No caso dos créditos suplementares, estes podem ser solicitados através da própria LOA.
İstasyon yöneticileri küçük çocuklu yolcular, yaşlılar ve engelliler için istisna yapabilmektedirler.As dependências do parque são acessíveis a portadores de necessidades especiais, crianças e idosos.
Tüm gerekli metaller hümik asitlerle şelat yapabilmektedir.Todos os Flash conseguem atravessar objetos sólidos.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.De vrijheid bestaat daaruit, alles te kunnen doen wat een ander niet schaadt.
Armıda amcasından Kont'la bir evlenme yapabilmek için izin vermesini ister.Anna krijgt hierna toestemming te trouwen met de graaf.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Hierin is de speler vrij en kan hij doen wat hij wil.
Yorum yapabilmek için içeriğin belirli bir süre kullanılmış olması gerekir.Voor het bepalen van de periode kan een spectraal moment gebruikt worden.
İnsandan daha iyi felsefe yapabilmektedir.Filosofie voor een betere wereld.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.Een president kan slechts twee termijnen dienen.
Bu hidrojen tüplerinin tam dolu haliyle tekne tam gücünde 10 saat seyir yapabilmektedir.Het heeft batterijen aan boord die alle systemen voor tien uur van energie kunnen voorzien.
Salsa sosu yapabilmektedir.Maar zout kan ook geluk brengen.
Mekan aynı zamanda boks maçlarına da ev sahipliği yapabilmektedir.House kan ook erg goed jongleren met de tennisbal.
İnsanların yapacak bir işi olduğunda, onu yapabilmek için daha uzun yaşarlarmış.Mensen die nog iets te doen hebben, lijken langer te leven om dat te blijven doen.
Çok güzel resim yapabilmektedir.Umie pięknie malować.
Bunu yapabilmek için de önce kendilerine verilen özel kartları kullanarak kapyı açmaları gerekiyordu.Można było je otworzyć za pomocą zdobytych wcześniej kluczy.
Oksijen konsantratörleri, dakikada beş litreye kadar üretim yapabilmektedir.Generator OGS może wyprodukować w ciągu dnia około 5 kg tlenu.
Mayıs 1865'te Finlandiya'nın Tampere kentinde rüzgar gülü yapabilmek için izin aldı.W maju 1865 uzyskał pozwolenie na budowę papierni w mieście Tampere.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Była również instruktorką fitness i trenerką personalną.
Defansın ortasında ve sağ bekte görev yapabilmektedir.Może występować na środku jak i z prawej strony defensywy.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Wykonując obliczenia na liczbach mamy do czynienia z obliczeniami numerycznymi.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.Prezydent mógł sprawować urząd przez co najwyżej dwie 5-letnie kadencje.
Kanat yapılarından dolayı, çok hızlıdırlar ve seri dönüş yapabilmektedirler.Powstają w ten sposób łańcuszki konidiów, które mogą być proste lub rozgałęzione (zazwyczaj).
Ödülün oy oranında %75 basın oylaması %25 fanlar oylama yapabilmektedirler.Głosowanie fanów online ma wpływ na 25% wyniku całkowitego, natomiast mediów na 75%.
Dişiler, yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır.Honorna behöver blod för att producera sina ägg.
Son türevleri balistik füzelere karşı da savunma yapabilmektedir.Senare versioner har även fått förmågan att bekämpa ballistiska robotar.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Hon är utbildad kostrådgivare och personlig tränare.
Yarışa kayıt yapabilmek için, katılımcıların yarış günü 18 yaşında veya daha ileri yaşta olmaları gerekir.För att bli vald till ämbetet måste personen vara minst 16 år gammal och delta i tävlingen.
SSH'yi destekleyen bir mobil veya gömülü cihaz üzerinde geliştirme yapabilmek için.Для розвитку на мобільні або вбудовані пристрої, які підтримують SSH.
9 mm'lik mermileri sayesinde hızlı ve sabit atış yapabilmektedir.Віддача при пострілі 9-мм пістолетним патроном легко гаситься.