Bu saldırıyı bu kadar çevik ve hızlı yapabilmeleri çok şaşırtıcıydı.I byli w stanie to zrobić o wiele szybciej i w bardziej zwinny sposób niż ktokolwiek był w stanie przewidzieć.
Bu saldırıyı bu kadar çevik ve hızlı yapabilmeleri çok şaşırtıcıydı.더 날렵한 방법으로 할 수 있었습니다.
Bu saldırıyı bu kadar çevik ve hızlı yapabilmeleri çok şaşırtıcıydı.la armada domiante.
Bu saldırıyı bu kadar çevik ve hızlı yapabilmeleri çok şaşırtıcıydı.А Русия не харесва това първеню Наполеон.
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.이 시뮬레이션은 1000개의 CPU로 한달동안 계산하여 겨우 지금과 같이 보여줄 수 있도록 만든 것입니다.
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.Această simulare a rulat pe 1000 de procesoare timp de o lună doar pentru a vizualiza acest rezultat simplu.
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.Esta simulação foi calculada em 1000 processadores durante um mês afim de podermos obter esta mais simples
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.Ez a szimuláció 1000 processzoron futott egy hónapig, hogy ezt az egyszerű szimulációt megkapjuk.
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.Ta symulacja była przeprowadzana na 1000 procesorów przez miesiąc tylko po to by stworzyć prostą wizualizację.
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.Αυτή η προσομοίωση έτρεξε σε 1.000 επεξεργαστές για έναν μήνα για να μπορέσουμε να την φτιάξουμε.
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.Ця симуляція генерувалася на 1000 процесорах протягом місяця, щоб зробити лише простий зразок.
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.הדמיה זו עברה הרצה על 1,000 מעבדים במשך חודש כדי להפוך אותה לנראית לעין.
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.هذه المحاكاة البسيطة تم تنفيذها على ألف معالج حاسوب ولمدة شهر لعرض الجانب المرئي من الكون فقط.
Bu simülasyonu bu kadar basit yapabilmek için, simülasyonu 1.000 işlemcide 1 ay boyunca çalıştırdık.やっと今のような可視化ができるものでした 次の図に示すのは
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.Ada satu trik ajaib lain yang Anda butuhkan untuk melakukan ini, yaitu cara memasukkan cahaya ke dalam otak.
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.Er is nog een andere magische truc nodig om dit allemaal te laten gebeuren: hoe krijg je licht in de hersenen?
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.És van itt egy másik trükk is amit végre kell hajtanunk, és az lenne a fénynek az agyba juttatása.
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.Há outro truque mágico necessário para que isso aconteça, é a capacidade de colocar luz dentro do cérebro.
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.Hay otro pase de magia que hacer para que todo esto funcione y es la capacidad de meter luz en el cerebro.
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.이런 것이 일어나기 위해선 다른 비결이 필요한데, 뇌 안으로 빛을 비추게 하는 능력입니다.
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.Pak by stačilo už jen jedno: pustit do mozku světlo.
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.Trzeba się posłużyć pewną sztuczką. Mianowicie dostarczyć światło do mózgu.
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.Есть один фокус, который нужно проделать, чтобы это удалось - нужно, чтобы свет мог проникнуть в мозг.
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.יש עוד תכסיס אחד שנדרש כדי שכל זה יפעל, וזה היכולת להכניס אור למוח.
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.ويمكن القيام بذلك بحركة سحرية واحدة وهو عن طريق توجيه الضوء الى الدماغ
Bütün bunları yapabilmenizin ve bu ışığı beyne alabilmenizin bir güzel püf noktası daha var.脳内に光刺激を届けるための工夫が必要です そのために 痛覚のない脳に
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Des manœuvres précises des mains sont nécessaires pour accomplir des tâches délicates comme celle-ci.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Do wykonania takich czynności potrzebne są precyzyjne ruchy dłoni.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Egy ilyen finom tevékenységhez nagyon összeszedett mozdulatokra van szükség.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.É preciso uma manobra subtil das mãos para realizar tarefas delicadas como esta.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Fijne motoriek is nodig om zo'n delicate taak te vervullen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Käsien hienovaraista hallintaa vaaditaan näin herkkien toimintojen suorittamiseen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.가위를 다루는 정교한 일을 하는데에는 약간의 손기술이 필요하기 나름이다.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Pergerakan tangan yang cermat diperlukan untuk melakukan tugas yang rumit seperti ini.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Præcise manøvreringer af hænderne er nødvendige til at klare nøjagtige opgaver som denne.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Se necesitan maniobras sutiles de las manos para realizar tareas delicadas como esta.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Sono richiesti movimenti fini delle mani per eseguire compiti delicati come questo.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Subtile Handbewegungen sind nötig, um eine delikate Aufgabe wie diese zu bewältigen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Sunt necesare manevre delicate ale mâinilor pentru a executa astfel de sarcini.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Для такого деликатного дела требуется большая ловкость движений.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Изисква се фино маневриране с ръцете, за да се извършат такива деликатни задачи, като тази.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.עדינות בשימוש בידיים נדרשת לביצוע משימות עדינות כאלה.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.التحكم الجيد في حركة اليدين مطلوب للقيام بالمهمات الحساسة كهذه.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.このような繊細なことはできません
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Asta este foarte interesant pentru celulele de combustibil -- să fii în stare să faci asta fără platină.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.C'est très enthousiasmant pour les piles à combustible -- être capable de le faire sans platine.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Das wäre hochinteressant für Brennstoffzellen, wenn sie ohne Platin auskommen könnten.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Dat is veelbelovend voor brandstofcellen om dat te kunnen doen zonder platina.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.E' davvero elettrizzante per le cellule di carburante... riuscire a farlo senza platino.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Es emocionante en cuanto a las celdas poder hacer eso sin platino.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Ez nagyon izgalmas lehetőség, üzemanyagcella platina nélkül.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Hal yang sangat menarik dalam sel bahan bakar -- untuk bisa melakukannya tanpa platinum.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Isto é muito excitante para as células de combustível, ser capaz de o fazer sem platina.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.백금 없이도 연료 전지가 작동할 수 있는 것은 아주 흥미로운 일입니다.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Możemy zobaczyć, że płetwy tego wieloryba mają guzki.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.To je úžasné v prípade palivových článkov dosiahnuť tento proces bez použitia platiny.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Αυτό έχει πολύ ενδιαφέρον για τις κυψέλες καυσίμων -- να το κάνουν αυτό χωρίς λευκόχρυσο.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Для разработки новых топливных элементов — без использования платины.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Това е вълнуващо, от гледна точка на клетката, да може да прави това без платина.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.זה מאוד מרגש עבור תאי דלק - להיות מסוגל לעשות את זה בלי פלטינה.