Özgürlük her şeyi mümkün olduğu kadar zararsız yapabilmekten oluşur.Liberty consists of being able to make everything as harmless as possible.
Nesneler ve durumlar arasında ayrım yapabilmeliyiz.We must be able to discriminate between objects and situations.
En azından günlük konuşmalar yapabilmeyi istiyorum.At the very least, I'd like to be able to have everyday conversations.
O, bir kitaplık yapabilmesi için biraz kereste satın alıyor.He is buying some wood so that he can make a bookcase.
O, yurtdışında eğitim yapabilmek için çok çalışıyor.He works hard so that he can study abroad.
O, üniversitede öğrenim yapabilmek için kısa-süreli bir işte çalıştı.She got a part-time job so that she could study at college.
Bunu yapabilmemin imkanı yok.There's no way I can do it.
Senin onu tek başına yapabilmenin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that you'll be able to do that by yourself.
Bunu yapabilmemin tek yolunun Tom'u bana yardım ettirmek olduğunu anladım.I've figured out that the only way I can do this is to get Tom to help me.
Tom yeni bir başlangıç yapabilmeyi diliyor.Tom wishes he could make a fresh start.
Nesneler ve durumlar arasında ayırım yapabilmeliyiz.We must be able to differentiate between objects and situations.
Elmalı turta yapabilmemiz için elmalar topladık.We picked apples so we could make an apple pie.
Sadece Tom için daha fazlasını yapabilmeyi diliyorum.I only wish I'd been able to do more for Tom.
Sana ödeme yapabilmemin başka bir yolu var mı?Is there any other way I can pay you?
Ben bir deneme yapabilmeyi tahmin ediyorum.I guess I could give it a try.
Onun hakkında bir şey yapabilmeliyim.I should be able to do something about that.
Onu yapabilmeliyim.I should be able to do that.
Onu tek başıma yapabilmeliydim.I should've been able to do that by myself.
Sanırım yardım etmek için bir şey yapabilmeliydim.I suppose I should've been able to do something to help.
O üç saat içinde onu yapabilmeli.He should be able to do that in three hours.
Tom bu sefer daha hazırlıklı bu yüzden onu yapabilmeli.Tom is better prepared this time, so he should be able to do it.
Bu konuda bir şey yapabilmem gerekiyor.I ought to be able to do something about that.
Tom'un onun yaptığını söylediğin şeyi yapabilmesinin bir yolu yok.There's no way Tom could've done what you said he did.
Bu yapabilmeyi istediğim bir şey.That's something I wish I could do.
Onu kolaylıkla yapabilmelisin.You should be able to do that easily.
Tom'un bunu tek başına yapabilmesinin imkanı yok.There's no way Tom could've done this by himself.
Tom bunu kendi başına yapabilmeli.Tom should be able to do that by himself.
Tom'un bunu kendisinin yapabilmesinin gerektiğini düşünüyorum.I think Tom should be able to do that by himself.
Sanırım Tom bunu kendisi yapabilmeli.I think Tom should be able to do that by himself.
Sanırım Tom hiç bir yardım almadan onu yapabilmeli.I think Tom should be able to do that without any help.
Tom'un bunu yapabilmesini beklemiyordum.I wouldn't have expected Tom to be able to do that.
Tom onu yapabilmeli.Tom should be able to do it.
Elmalı pasta yapabilmem için birkaç elmaya ihtiyacım var.I need some apples so I can make an apple pie.
Daha çok yapabilmeliydim.I should've been able to do more.
Bu uçak it dalaşı yaparken, bombalama yapabilme kabiliyetine sahip.This aircraft is capable to dogfight and bomb at the same time.
Bir dahaki sefere bundan çok daha iyisini yapabilmemiz gerekir.We should be able to do a lot better than this next time.
Biz bundan çok daha iyi yapabilmeliyiz.We should be able to do a lot better than this.
Tom bundan daha iyisini yapabilmeli.Tom should be able to do better than this.
Sanırım birinin onu para için yapabilmesi gerçekten üzücü.I think that it is really sad that someone could do that for money.
Tom daha fazlasını yapabilmeli.Tom should be able to do more.
Ben gerçekten onu yapabilmeyi isterim.I really wish I could do that.
Eğer gerçekten çalışırsan, bunu yapabilmelisin.If you really try, you should be able to do it.
Ben her zaman bunu yapabilmeyi istedim.I've always wanted to be able to do this.
Bunu tek başına yapabilmelisin.You should be able to do this by yourself.
Herhangi bir yardım olmadan bunu yapabilmelisin.You should be able to do this without any help.
Yardım etmek için daha fazla şey yapabilmeyi diliyoruz.We wish we could've done more to help.
Bunu yasal olarak yapabilmek istiyorum.I want to be able to do it legally.
Ben de bunun gibi bir şey yapabilmeyi istiyorum.I want to be able to make something like this too.
Ben de böyle bir şey yapabilmek istiyorum.I'd like to be able to make something like this, too.
Sanırım bunu kimsenin yardımı olmadan yapabilmelisin, .You should be able to do that without anyone's help, I think.
Bunu yapabilmemizin başka bir yolu var mı?Is there any other way we could be doing this?
Senin onu yapabilmenin hiçbir yolu yok.There's no way you can do that.
Saat 2.30'a kadar onu yapabilmemizin bir yolu yok.There's no way we can do that by 2:30.
Onu yapabilmenizin çok iyi olduğunu düşünüyorum.I think it's great that you're able to do that.
Onu yapabilmeyi dilemiyor musun?Don't you wish you could do that?
Bunu kendiniz yapabilmelisiniz.You should be able to do that by yourself.
Onu yapabilmeyi isterdim.I wish that I could do that.
Hâlâ onu yapabilmeyi isterim.I still wish I could do that.
Ben hâlâ onu yapabilmeyi diliyorum.I still wish I could do that.
Tom biraz yardım olmadan onu yapabilmesinin imkanı olmadığını biliyor.Tom knows there's no way he can do that without some help.