Eğlenceli bir şey yapacağımızı düşündüm.I thought we were going to do something fun.
Onun hakkında bir şey yapacağını düşündüm.I thought you were going to do something about that.
İkisini aynı zamanda yapamazsın.You can't do both at the same time.
Yaz tatilin sırasında ne yapacaksın?What're you going to do during your summer vacation?
Tom her sabah kahvaltıdan önce blok etrafında hızlı bir koşu yapar.Tom takes a quick jog around the block every morning before breakfast.
Onları durdurmak için bir şey yapamaz mısın?Can't you do anything to stop them?
Yapabiliyorken tadını çıkar.Enjoy it while you can.
Tom aslında yapacağını söylediği şeyi yaptı.Tom actually did what he said he would do.
Sen bunu yaparken hoşuma gidiyor.I like it when you do that.
O bunu yapacak.She's going to make it.
O bunu yapacak mı?Is she going to make it?
Ne yapacağımdan emin değildim.I was not sure what to do.
O ne yapacağından emin değildi.He was not sure what to do.
O, ne yapacağından emin değildi.She was not sure what to do.
Ya istemiyorlar ya da yapamıyorlar.Either they don't want to or they can't.
Bu kadar aptalca bir şey yaparsan sana gülerler.If you do something that stupid, you'll be laughed at.
Öyle çılgınca bir şey yaparsan, sana gülerler.If you do something that crazy, you'll be laughed at.
Bu kadar aptalca bir şey yaparsan insanlar sana gülerler.People will laugh at you if you do something as stupid as that.
Arabanı Tom'un tamirhanesine götürmelisin. O oldukça iyi iş yapar.You should take your car to Tom's Garage. He does a pretty good job.
Bunu yaparsam başım belaya girer.I'll get in trouble if I do that.
Onu yaparsam başım derde girebilir.I could get in trouble if I did that.
Bunu kimin yapacağı konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who would do this?
Bu tür bir şeyi kimin yapacağı konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who would do this kind of thing?
Tom onu sana nasıl yapacağını gösterebilecek tek kişidir.Tom is the only person who can show you how to do that.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrencisiyle asla dalga geçmemeli.A teacher should never make fun of a student who makes a mistake.
Sıkıldım ve ne yapacağımı bilmiyorum.I'm bored and don't know what to do.
Yapacak daha önemli işlerimiz var.We have bigger fish to fry.
Yapacak başka işlerimiz var.We have bigger fish to fry.
Senin ve benim yapacak başka işlerimiz var.You and I have other fish to fry.
Hiç yardım olmadan bunu yapabilip yapamayacağımızı görelim.Let's see if we can do it without any help.
Daha önce hiç yapmadığımız bir şey yapalım.Let's do something we've never done before.
Fikrimi değiştirmeden önce bunu yapalım.Let's do this before I change my mind.
Tom'un daha sonra ne yapacağına bakalım.Let's see what Tom does next.
Bunu bu defa hatasız yapalım.Let's get it right this time.
Birlikte bir şey yapalım.Let's do something together.
Bunu başka zaman yapalım.Let's do this another time.
Tom'un ne yapabileceğini görelim.Let's see what Tom can do.
Yastık savaşı yapalım.Let's have a pillow fight.
Bunu bir defa daha yapalım.Let's do it one more time.
Ne yapabileceğimize bakalım.Let's see what we can do.
Çılgınca bir şey yapalım.Let's do something crazy.
Bunu okuldan sonra yapalım.Let's do it after school.
Yarın akşam yemeği yapalım.Let's do dinner tomorrow.
Hadi başka bir gezip yapalım.Let's take another trip.
Elimizden gelenin fazlasını yapalım.Let's go the extra mile.
Bunu özenle yapalım.Let's do this carefully.
Bunu ihtimamla yapalım.Let's do this carefully.
Başka bir şey yapalım.Let's do something else.
Tom'un söylediğini yapalım.Let's do what Tom says.
Bunu birlikte yapalım.Let's do this together.
Bunu kısa yapalım.Let's make this short.
Bunu hızlı yapalım.Let's make this quick.
Onun yerine bunu yapalım.Let's do that instead.
Onu hemen şimdi yapalım.Let's do it right now.
Hadi onu senin yolundan yapalım.Let's do it your way.
Onu bu yolla yapalım.Let's do it this way.
Bunu doğru yapalım.Let's do this right.
Önce bunu yapalım.Let's do this first.
Onu bu gece yapalım.Let's do it tonight.
Onu Tom için yapalım.Let's do it for Tom.