Ana içeriğe geç
Sözlük

yapa ile cümle

yapa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben onu yapamam.I can't make it.
Bunu yapabileceğini bilmiyordum.I didn't know you could do that.
Ben bunu hep yaparım.I do it all the time.
Ben Tom'un bana yapmamı sorduğunu yapacağımı tahmin ediyorum.I guess I'll do what Tom asked me to do.
Yapacak bir duyurum var.I have an announcement to make.
Ticaret yapacak bir şeyim var.I have something to trade.
Mesele hakkında ne yapacağımı Tom'a sormam gerekiyor.I need to ask Tom what to do about the matter.
Ben yapacağını söylediği şey hakkında Tom'la konuşmam gerekiyor.I need to talk to Tom about what he said he would do.
Ben onu ay sonundan önce yapacağıma söz veririm.I promise I'll do that before the end of the month.
Bunu nasıl yapacağımı gerçekten bilmek istiyorum.I really wish I knew how to do that.
Bence ne yapacağımızı Tom'a sormalıyız.I think we should ask Tom what to do.
Bence gerçekten bunu kendi başına yapabilirdin.I think you really should do this by yourself.
Onu nasıl yapacağımı bilmediğimi sana söyledim.I told you I don't know how to do that.
Sana ne yapacağımı bilmediğimi söyledim.I told you I don't know what to do.
Ben sadece onu yapacaktım.I was just going to do that.
Gelecek sefer daha iyi yapacağım.I'll do better next time.
Onu şimdi yapacağım.I'll do it now.
Elimden geleni yapacağım.I'll do what I can.
Ne yapılması gerekiyorsa yapacağım.I'll do what needs to be done.
Onu hatasız yapacağım.I'll get right on it.
Birkaç arama yapacağım.I'll make a few calls.
Şekerleme yapacağım.I'm going to take a nap.
Onu nasıl yapacağımı sana söylemeyeceğim.I'm not going to tell you how to do that.
Ne yapacağını sana söylemeyeceğim.I'm not going to tell you what to do.
Dedikodu yapan biri değilim.I'm not one to gossip.
Ne yapacağımdan emin değilim.I'm not sure what to do.
Onu yapan aslında Mary olduğu zaman sanırım yanlışlıkla onun Tom olduğunu söyledim.I think I mistakenly said it was Tom when it was actually Mary that did that.
Ne yaparsan yap önemi yok, elinden geleni yapmak zorundasın.No matter what you do, you have to do your best.
Bir şekilde onu yapabileceğimden oldukça eminim.I'm pretty sure I can do it one way or another.
Biz birkaç gün önce ne olduğu hakkında ne yapacağımızdan bahsediyoruz.We're talking about what to do about what happened a couple of days ago.
Projeyi zamanında tamamlamak için ne gerekirse yapacağız.We'll do whatever it takes to complete the project on time.
Yapabileceğimiz her şeyi yapacağız.We'll do everything we can.
Yapacak işimiz var.We have work to do.
Yapacak işlerimiz var.We have things to do.
Eve dönmeden önce yapacak daha çok işimiz var.We have a lot more work to do before we can go home.
Yapacak çok işimiz var, bu yüzden mola verecek zamanımız yok.We have a lot more to do, so we don't have time to take a break.
Biz bunu her zaman yaparız.We do this all the time.
Biraz daha hızlı yürürsek onu zamanında yapabiliriz.We could make it on time if we walked a little faster.
Bunu başka bir zaman yapabiliriz.We could do this some other time.
Artık bunu yapamayız.We can't do this anymore.
Onu yapamayız.We can't do that.
Şu anda bu sorun hakkında bir şey yapamayız.We can't do anything about that problem at this time.
Onu yapabiliriz.We can do that.
Oylama yapalım.Let's take a vote.
Ticaret yapalım.Let's make a trade.
Sadece birbirimizi tanımıyormuş gibi yapalım.Let's just pretend like we don't know each other.
İş yapalım.Let's do business.
Muhtemelen Tom'a ne yapacağını söylemen gerekiyor.You should probably tell Tom what to do.
Onu nasıl yapacağını muhtemelen Tom'a söylemelisin.You should probably tell Tom how to do that.
Bunu yapabilirsin.You can do this.
Daha gençken her şeyi yapabildiğimi düşündüm.When I was younger, I thought I could do anything.
Onlar bile ne yapacağını bilmiyordu.They didn't even know what to do.
Mary genellikle uzun saçını iki örgü yapar.Mary usually wears her long hair in pigtails.
Haydi. Onu yapabilirsin.Come on. You can do it.
Şu anda tüm yapabileceğim beklemek.All I can do at the moment is wait.
Şu anda tüm yapabileceğim burada oturmak ve dinlemek.All I can do at the moment is sit here and listen.
Onu yarın yapacağız.We'll do it tomorrow.
Onu yapacak halim yok.I don't feel up to it.
O üç saat içinde onu yapabilecek.He'll be able to make it in three hours.
O iyilikten çok kötülük yapar.It does more harm than good.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod