Onu yaparak zamanını boşa harcama.Don't waste your time doing that.
Beni özendirme. Sadece onu yapabilirim.Don't tempt me. I might just do that.
Çok şaşırmış görünme. Her ne yapmak istersem yapabileceğimi biliyorsun.Don't sound so surprised. You know I can do whatever I want to do.
Saçmalama, onu yapamam.Don't be silly. I can't do it.
Bana yardım etmek için ne yapabileceğimi söyle.Tell me what I can do to help.
Ne zaman yapabilirsen uğra.Stop by whenever you can.
Bir şey yapabilip yapamayacağıma bakalım.Let me see if I can do anything.
Tom hakkında neler yapabileceğini öğren.Find out what you can about Tom.
Ben yemek yaparım, ama çok zevk almadan.I cook, but without much pleasure.
Tom, garajında bıraktığın her şeyle ne yapacağını bilmek istiyor.Tom wants to know what to do with all the stuff you left in his garage.
Tom daha sonra ne yapacağını bilmek istiyor.Tom wants to know what to do next.
Tom bana onu nasıl yapacağımı gösterdi.Tom showed me how to do it.
Tom'a yapılması gereken şeyi nasıl yapacağı gösterilmeli.Tom must be shown how to do what needs to be done.
Tom ve Mary onlar için bebek bakıcılığı yapacak birini bulmanı istiyorlar.Tom and Mary want you to find someone to babysit for them.
Seni düşünmeden yapamıyorum.I can't stop thinking about you.
Siz bana bir iyilik yapar mısınız?Would you do me a favour?
Bugün yapacak çok şeyin var mı?Do you have a lot to do today?
Bir ayakkabı kutusuyla, bir iğne deliği kamerası yapabilirsiniz.You can build a pinhole camera with a shoe box.
Bir daha bunu yapayım deme.Don't you dare do that again.
Tom'un kuşkulanmaktan başka yapabileceği bir şey yok.Tom can't help but be suspicious.
Tom, dedikodu yapacak biri değil.Tom isn't one to gossip.
Tom onu nasıl yapacağını bulmaya çalışarak çok zor bir zaman geçiriyor.Tom is having a very hard time trying to figure out how to do that.
Yapabileceğim bir şey yoktu.There was nothing I could've done.
Yapabileceğin bir şey yoktu.There was nothing you could have done.
Yapabileceğimiz bir şey yoktu.There was nothing we could have done.
Yapabileceği bir şey yoktu.There was nothing he could have done.
Onun yapabileceği bir şey yoktu.There was nothing she could have done.
Tom yapayalnız olacağını düşündü.Tom thought he was going to be all alone.
Tom'un garajındaki tüm ıvır zıvırla ne yapacağı konusunda bir fikri yok.Tom has no idea what to do with all the junk in his garage.
Tom'un Mary'nin davranışı hakkında ne yapacağı hususunda hiç bir fikri yok.Tom has no idea what to do about Mary's behavior.
Tom bununla herhangi bir şey yapamadı.Tom couldn't have had anything to do with this.
O önümüzdeki cumartesi piknik yapacak.He will have a picnic next Saturday.
Onu nasıl yapabildin?How could you do that?
Onu nasıl yapabiliriz?How can we do that?
Onu nasıl yapacaksın?How are you going to do that?
Ne yapacağımı nasıl bilmem gerekiyor?How am I supposed to know what to do?
Henüz ne yapacağını buldun mu?Have you figured out what to do yet?
Tom'un onu yapacağını düşünüyor musun?Do you think Tom will do it?
Bunu yapacağına dair bana söz verir misin?Do you promise me you'll do that?
Benim yapacağım bir şeyin var mı?Do you have something for me to do?
Tom sana ne yapacağını söyledi mi?Did Tom tell you what to do?
Onu yarın yapabilir misin?Can you do it tomorrow?
Tom onu neden yapardı?Why would Tom do that?
Neden bana bunu nasıl yapacağımı söylemiyorsun?Why don't you tell me how to do this?
Biz onu yapamayacağımızı neden Tom'a söyleyemiyoruz?Why can't we just tell Tom that we can't do it?
Bunu hangi türde bir hayvan yapar?What kind of animal would do this?
Başka ne yapabilirsin?What else can you do?
Şimdi ne yapacağız?What do we do now?
Gelecek sefer ne yapacağım?What do I do next?
Yapabileceğimiz herhangi bir şey var mı?Is there anything we can do?
Yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do?
Onu tekrar yapabilirim.I can do it again.
Onu kendim yapabilirim.I can do it myself.
Artık yapamıyorum.I can't do any more.
Onu tek başıma yapamıyorum.I can't do it alone.
Onu yapamam, efendim.I can't do that, sir.
Bunu daha fazla yapamam.I can't do this anymore.
Bunu artık yapamam.I can't do this anymore.
Bunu kendi başıma yapamam.I can't do this on my own.
Bunu yapamam.I can't do this.