Annem bana bir doğum günü pastası yapacak.My mother will make me a birthday cake.
Annem gün aşırı banyo yapar.My mother takes a bath every other day.
Annem işten eve gelirken günlük alışverişini yapar.My mother does her usual shopping on her way home from work.
Annem bizim için sık sık elmalı turta yapar.My mother often bakes apple pies for us.
Okuldan sonra ne yaparsın?What do you do after school?
Hukuk öğrenimi yapan her öğrenci avukat olamaz.Not every student studying law can be a lawyer.
Senin için yapabileceğim budur.This is what I can do for you.
Ona ciddi bir teklif yapacağım.I am going to make him a serious offer.
Boş vaktimde ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do with my leisure.
Bugün yapacak oldukça çok şeyim var.I have a good many things to do today.
Her Pazar sabahı onu yaparım.I do it every Sunday morning.
Her sabah on dakikalık oda toplantısı yaparız.We have a homeroom meeting for ten minutes every morning.
O kahvaltısını yaparken, köpeği her sabah ona baktı.His dog stared at him every morning while he had his breakfast.
İşinizden ayrılırsan, ne yaparsın?If you were to quit your job, what would you do?
Genç adamlar tüm zorluklara rağmen bunu yapacaklarını söylediler.The young men said that they would do it despite all of the difficulties.
Ben her ne pahasına olursa olsun onu yapacağım.I will do it at all costs.
Yarın özellikle yapacak bir şeyim yok.I have nothing in particular to do tomorrow.
Yarın daha çok yapabilirsin.You can make more tomorrow.
Yarın kar yağarsa kardan adam yapacağım.If it snows tomorrow, I will build a snowman.
Sorun onu kimin yapacağıdır.The question is who will do it.
Sorun onun onu yapabilip yapamayacağıdır.The question is whether he can do it or not.
Arkadaşıma kupa verildiği zaman sevinçle bağırmaktan başka bir şey yapamadım.I could not but cheer when my friend was handed the trophy.
Dün gece uzun bir elektrik kesintisinden dolayı ödevimi yapamadım.Last night I could not do my homework on account of a long blackout.
O, akşam ne yapar?What does she do in the evening?
Bir rezervasyon yapabilir miyim?Can I make a reservation?
Ertesi sabaha kadar beklemekten başka yapacak bir şey yoktu.There was nothing to do but wait until the next morning.
Eğer onu yapamıyorsanız, en kısa sürede bizi arayın.If you can't make it, call us as soon as possible.
Gelecek ay bir tatil yapacağım.I'll be taking a vacation next month.
Gelecek hafta bir tatil yapabilip yapamayacağımı merak ediyordumI was wondering if I could take a vacation next week.
Yumurtaları kırmadan bir omlet yapamazsın.You cannot make an omelet without breaking eggs.
O, senin için torpil yapabilir.He can pull strings for you.
Yapabildiğim bütün şey ayakta durmaya devam etmekti.It was all I could do to keep standing.
Bir gezi yapalım.Let's take a trip.
İyi bir kız çocuğu, iyi bir eş yapacaktır.A good daughter will make a good wife.
Yaşlı adam yapayalnız oturdu.The old man sat all alone.
Tartışılacak konuların bir listesini yapar mısın?Will you make a list of issues to discuss?
Tenis kulübü üyeleriyle bir parti yapalım.Let's have a party with members of the tennis club.
Bu noktada, bu sorun üzerine yorum yapamam.At this point, I'm unable to comment on that problem.
Bugün Sevgililer Günü çikolatası yapalım.Let's make Valentine's Day chocolate today.
Onu ben de kendim yapacağım.I'll do it by myself too.
Yapay ışık elektrik vasıtasıyla üretilir.Artificial light is produced by means of electricity.
Ne yaparsan yap tuvaletteki kapağı açık bırakma!Whatever you do don't leave the lid up on the toilet!
Yardım etmek istedim ama yapabileceğim hiçbir şey yoktu.I wanted to help, but there was nothing I could do.
Bugün Ohm Kanunu hakkında bir deney yapacağız.Today we will carry out an experiment about Ohm's Law.
Yarın yağmur yağacak gibi görünüyor ama elimden geleni yapacağım.It looks like rain tomorrow, but I'll try my best.
Bu iş sırasında, sert surat yaparsan, müşteriler gelmez.In this line of work, if you make a grim face the customers won't come.
Bu çatı eğimi hakkında ne yapacağına karar vermek çok önemlidir.It is very important to decide what to do about the slope of the roof.
Belki sadece yakında vazgeçeceğim ve onun yerine şekerleme yapacağım.Maybe I'll just give up soon and take a nap instead.
Herkes hata yapar.Everyone makes mistakes.
Herkes hatalar yapar.Everyone makes mistakes.
Aslında ofiste ne yaparsın?What do you actually do in the office?
Eğer sen bana asistanlık yaparsan, o büyük bir yardım olur.If you could assist me, it would be a great help.
Ben istediğim için onu yaparım.I do it because I want to.
Ne kadar çok çabalarsam çabalayayım, onu, onun yapabildiğinden daha iyi şekilde yapamam.No matter how hard I try, I can't do it any better than she can.
İlk başta yeni işini nasıl yapacağını bilmiyordu.At first he didn't know how to do his new job.
O, onu benden daha iyi yapabilir.He can do it better than I can.
Peki şimdi ne yapacağız?So what do we do now?
İki artı iki dört yapar.Two plus two makes four.
Okuldan sonra ev ödevimi yaparım.I do my homework after school.
Onların sorunlarıyla ilgili yapacak bir şeyim yok.I have nothing to do with their troubles.