Ana içeriğe geç
Sözlük

yapağı ile cümle

yapağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.God did so that night: for it was dry on the fleece only, and there was dew on all the ground.
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.He gives snow like wool, and scatters frost like ashes.
Bununla birlikte, bir hayvanın yapağı kalitesi tipik olarak tutarlıdır. [1]However, the quality of fleece of an individual is typically consistent.[1]
Tamamen koyun tüyü olan yapağıdan, el ile iğrilerek yapılır.Der Hühnerhund wird nur durch Gestik mit der Hand gelenkt.
Giysisi kar gibi beyazdı, saçları temiz yapağı gibiydi.Son vêtement était blanc comme la neige.
Giysisi kar gibi beyazdı, saçları temiz yapağı gibiydi.Zijn kleed was wit als sneeuw, zijn hoofdhaar als zuivere wol.
Giyim ihtiyaçlarını hayvanlarının yün, yapağı ve kıllarından sağlarlardı.Binatang-binatang itu bebas memakan dan memusnahkan buah-buahan mereka.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.A głowa jego i włosy były białe jako wełna biała, jako śnieg, a oczy jego jako płomieó ognia;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.A jeho hlava a jeho vlasy boly biele jako biela vlna, jako sneh, a jeho oči boly jako plameň ohňa,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Az õ feje pedig és a haja fehér vala, mint a fehér gyapjú, mint a hó; és a szemei olyanok, mint a tûzláng;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Capul şi părul Lui erau albe ca lîna albă, ca zăpada; ochii Lui erau ca para focului;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Ðầu và tóc người trong như lông chiên trắng , như tuyết ; mắt như ngọn lửa ;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Ðầu và tóc người trong như lông chiên trắng, như tuyết; mắt như ngọn lửa;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.e a sua cabeça e cabelos eram brancos como lã branca, como a neve; e os seus olhos como chama de fogo;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Glava pa njegova in lasje beli kakor bela volna, kakor sneg, in oči njegove kakor plamen ognja,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Hans huvud och hår var vitt såsom vit ull, såsom snö, och hans ögon voro såsom eldslågor.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Hlava pak jeho a vlasové byli bílí, jako bílá vlna, jako sníh, a oči jeho jako plamen ohně.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.그 머리와 털의 희기가 흰 양털같고 눈 같으며 그의 눈은 불꽃같고
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Men hans Hoved og Hår var hvidt som hvid Uld, som Sne; og hans Øjne som Ildslue;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.og hans hode og hår var hvitt som hvit ull, som sne, og hans øine som ildslue,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Rambut-Nya putih seperti bulu domba, seputih kapas. Mata-Nya bernyala-nyala seperti api
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Sein Haupt aber und sein Haar war weiß wie weiße Wolle, wie der Schnee, und seine Augen wie eine Feuerflamme
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Su cabeza y sus cabellos eran blancos como la lana blanca, como la nieve, y sus ojos eran como llama de fuego
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Zijn haar was zo wit als wol, zelfs zo wit als sneeuw en Zijn ogen schitterden als vuur.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.глава Его и волосы белы, как белая волна, как снег; и очи Его, как пламень огненный;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Голова ж Його і волоссє білі, як вовна біла, як снїг; а очі Його як поломінь огняна;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Но имам това против тебе, че си оставил първата си любов.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.וראשו ושערו לבנים כצמר צחר כשלג ועיניו כלבת אש׃
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.واما راسه وشعره فابيضان كالصوف الابيض كالثلج وعيناه كلهيب نار
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.他 的 頭 與 髮 皆 白 、 如 白 羊 毛 、 如 雪 . 眼 目 如 同 火 焰
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.他 的 頭與髮 皆白 、 如 白 羊毛 、 如 雪 . 眼目 如同 火焰
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.A Bôh učinil tak tej noci: sucho bolo len na rune, a všade inde na celej zemi bola rosa.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Da gjorde Gud således om Natten: Skindet alene var ført, men der faldt Dug på Jorden rundt om.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Dio fece così quella notte: il vello soltanto restò asciutto e ci fu rugiada su tutto il terreno
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.E Deus assim fez naquela noite; pois só o velo estava enxuto, e sobre toda a terra havia orvalho.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Et Dieu fit ainsi cette nuit-là. La toison seule resta sèche, et tout le terrain se couvrit de rosée.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.God deed wat Gideon had gevraagd; die nacht bleef alleen de vacht droog, maar de grond was bedekt met dauw!
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.In Bog je storil tako tisto noč: kajti bilo je suho samo na runu, a po vsej zemlji rosno.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.I učinil Bůh té noci tak, a bylo samo rouno suché, a na vší zemi byla rosa.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.I uczynił tak Bóg onej nocy, że było samo runo suche, a na wszystkiej ziemi była rosa.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Ja Jumala teki niin sinä yönä; ainoastaan villat jäivät kuiviksi, ja kastetta tuli kaikkialle muualle maahan.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.이 밤에 하나님이 그대로 행하시니 곧 양털만 마르고 사면 땅에는 다 이슬이 있었더라
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Och Gud gjorde så den natten; allenast ullen var torr, men eljest hade dagg kommit överallt på marken.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Og natten efter gjorde Gud således; ullen alene var tørr, men over hele marken var det dugg.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Şi Dumnezeu a făcut aşa în noaptea aceea. Numai lîna a rămas uscată, şi tot pămîntul s'a acoperit cu rouă.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Und Gott tat also dieselbe Nacht, daß es trocken war allein auf dem Fell und Tau auf der ganzen Erde.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Бог так и сделал в ту ночь: только на шерсти было сухо, а на всей земле была роса.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.И Бог стори така през оная нощ: само руното остана сухо, а по цялата почва падна роса.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.ויעש אלהים כן בלילה ההוא ויהי חרב אל הגזה לבדה ועל כל הארץ היה טל׃
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.ففعل الله كذلك في تلك الليلة. فكان جفاف في الجزّة وحدها وعلى الارض كلها كان طل
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.這 夜 神 也 如 此 行 . 獨 羊 毛 上 是 乾 的 、 別 的 地 方 都 有 露 水
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.這夜 神 也 如此 行 . 獨 羊毛 上 是 乾的 、 別 的 地方 都 有 露水
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.(147:5) дает снег, как волну; сыплет иней, как пепел;
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.(5)Дава сняг като вълна, Разпръсва сланата като пепел,
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.dáva sneh ako vlnu; rozsýpa inovať ako popol;
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.De sneeuw ligt als wol op de aarde en rijp ligt als gestrooide as op de gewassen.
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.El dă zăpada ca lîna, El presară bruma albă ca cenuşa;
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.Ele dá a neve como lã, esparge a geada como cinza,
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.Er gibt Schnee wie Wolle, er streut Reif wie Asche.
Yapağı gibi kar yağdırır, Kırağıyı kül gibi saçar.Fa scendere la neve come lana, come polvere sparge la brina
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod