Yerinde olsam, öyle yapmam.If I were in your place, I would not do so.
Yerinde olsam, aynı şeyi yaparım.Were I in your place I would do the same thing.
Yerinde olsam, onu derhal yaparım.Were I in your position, I would do it at once.
Yerinde olsam, böyle zor bir durumda aynı şeyi yaparım.If I were you, I would have done the same thing in such a difficult situation.
Yerinde olsam, öyle bir şey yapmam.If I were you, I wouldn't do a thing like that.
Yerinde olsam onu yapmam.I wouldn't do that if I were you.
Yerinde olsam, yapmam.I wouldn't do that if I were you.
Mary ev işini vaktinde yapmalı.Mary ought to do her homework on time.
Mary ev ödevini yapacağını söyledi.Mary said she would do her homework.
Mary ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Mary stood with her hand shading her eyes.
Önce ne yapılacağına karar vermeliyiz.We should determine what is to be done first.
Beni ciddiye almayın. Ben sadece şaka yapıyorum.Don't take me seriously. I'm only joking.
Onun öyle yapacağını pek düşünmüyorum.I hardly think she'd do that.
Dr Beyaz bizim tercümanımız olarak görev yapmıştır.Dr. White acted as our interpreter.
Bay White konuşmamla ilgili birkaç yorum yaptı.Mr White made a few comments on my speech.
Sen beni aradığında otelde zorla kayıt yaptırdım.I had hardly checked in at the hotel when he called me.
Bill hariç onu onların hepsi yaptı.Except for Bill, they all made it.
Bill bana güzel bir elbise yaptı.Bill made me a nice dress.
Ben pijamalar içinde kahvaltı yaptım.I had breakfast in pajamas.
Yabancılarla iş yaparken dikkatli olacaksın.You should be on your guard when doing business with strangers.
Mochida'nın elinden geleni yaptığı doğru ama yeterince dikkatli değildi.It is true that Mochida did his best, but he wasn't careful enough.
Napolyon bu yüzyılda doğmuş olsaydı ne yapabilirdi?Had Napoleon been born in this century, what could he have done?
Bir şey yaparken en iyisini yapmalısın.In doing anything, you must do your best.
Bir şey yaparken elinden gelenin en iyisini yapmalısın.In doing anything, you must do your best.
Yapacak bir şey yok, bu yüzden televizyon izleyebilirim.There's nothing to do, so I may as well watch television.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do to help?
Ne olursa olsun, ben müzik yapmayı durmayacağım..Come what may, I won't stop making music.
Kartlarda hile yapmak yanlıştır.It is wrong to cheat at cards.
Kamyon sola doğru keskin bir dönüş yaptı.The truck made a sharp turn to the left.
Kamyon sağa keskin bir dönüş yaptı.The truck made a sharp turn to the right.
Totoro herkesle arkadaşlık yapar.Totoro makes friends with everyone.
Öylesine güzel bir gündü ki biz piknik yapmaya karar verdik.It was such a fine day that we decided to have a picnic.
Çok yorgunum. Canım şimdi yürüyüş yapmak istemiyor.I'm very tired. I don't feel like taking a walk now.
Öyle güzel bir gündü ki piknik yapmaya karar verdik.It was such a nice day that we decided to have a picnic.
Ne yapmakta olduğumu düşünüyorsun?What do you think I've been doing?
Tüm yapabileceğiniz birbirinize güvenmektir.All you can do is trust one another.
Yapmadığınız bir şey için niçin üzülüyorsunuz?Why are you sorry for something you haven't done?
Ne yaparsam yapayım, daha iyi yapabileceğimi söylüyor.Whatever I do, she says I can do better.
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey vardır.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey var.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Bana mı gönderme yapıyorsun?Are you referring to me?
Ondan özür dilemelisin ve bunu derhal yapmalısın.You must apologize to her, and that at once.
Tüm yapmanız gereken, onun cevabını beklemek.All that you have to do is to wait for his reply.
Yapman gereken tek şey onun tavsiyesini takip etmek.All you have to do is follow his advice.
Yapacağın tek şey onun tavsiyesini dinlemek.All that you have to do is to follow his advice.
Tek yapmanız gereken daha çok çalışmaktır.All you have to do is to work harder.
Henüz ev ödevini yapmayı bitirdin mi?Have you finished doing your homework yet?
Bütün ev ödevini yaptın mı?Have you done all your homework?
Aynı hatayı tekrar yaptın.You have made the very same mistake again.
Onu bir günde yapabilir misin?Can you do it in one day?
Sabah kahvaltısı yapmalısın.You need to have breakfast.
Kahvaltı yapman gerekiyor.You need to have breakfast.
Doğru olduğunu düşündüğün şeyi yapıyor musun?Are you doing what you think is right?
Hatayı bilerek yaptın, değil mi?You made the mistake on purpose, didn't you?
Hikayeni doğru farz edelim, ne yapmam gerekir?Assuming your story is true, what should I do?
Sizin durumunuzda olsam, aynı şeyi yaparım.If I were in your situation, I would do the same thing.
Onun yapacağını söylediğin gibi o ateş ederek ortaya çıktı.He came out shooting, same as you said he would.
Onu yapmaya hakkın yok.You have no business doing it.
Tüm yapabileceğin beklemektir.All you can do is to wait.
Tüm yapabileceğin beklemek.All you can do is to wait.