yapıyorsun ile cümle
yapıyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ja com widział u Ojca mego, powiadam, a wy też to, coście widzieli u ojca waszego, czynicie.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ja, čo som videl u svojho Otca, to hovorím: a tak aj vy, čo ste videli a počuli od svojho otca, to robíte.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Já, což jsem viděl u Otce svého, to mluvím; a i vy, co jste viděli u otce vašeho, to činíte.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Jag talar vad jag har sett hos min Fader; så gören ock I vad I haven hört av eder fader.»
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Jaz govorim, kar sem videl pri svojem Očetu; tudi vi torej delate, kar ste od svojega očeta slišali.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Je dis ce que j`ai vu chez mon Père; et vous, vous faites ce que vous avez entendu de la part de votre père.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Jeg taler det jeg har sett hos min Fader; så gjør også I det I har hørt av eders far.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Jeg taler det, som jeg har set hos min Fader; så gøre også I det, som I have hørt af eders Fader."
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››나는 내 아버지에게서 본 것을 말하고 너희는 너희 아비에게서 들은 것을 행하느니라
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Minä puhun, mitä minä olen nähnyt Isäni tykönä; niin tekin teette, mitä olette kuulleet omalta isältänne."
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ta nói điều ta đã thấy nơi Cha ta ; còn các ngươi cứ làm điều đã học nơi cha mình .
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Ta nói điều ta đã thấy nơi Cha ta; còn các ngươi cứ làm điều đã học nơi cha mình.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Εγω λαλω ο, τι ειδον πλησιον του Πατρος μου και σεις ομοιως καμνετε ο, τι ειδετε πλησιον του πατρος σας.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Юдеите, прочее, Го търсеха на празника, и казваха: Къде е Онзи?
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Я говорю то, что видел у Отца Моего; а вы делаете то, что видели у отца вашего.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››Я, що видїв ув Отця мого, глаголю; а ви, що видїли в отця вашого, робите.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››אני מדבר את אשר ראיתי אצל אבי ואתם עשים את אשר ראיתם אצל אביכם׃
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››انا اتكلم بما رأيت عند ابي. وانتم تعملون ما رأيتم عند ابيكم.
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››我 所 說 的 、 是 在 我 父 那 裡 看 見 的 . 你 們 所 行 的 、 是 在 你 們 的 父 那 裡 聽 見 的
Ben Babamın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.››我 所 說 的 、 是 在 我 父 那 裡看見 的 . 你 們所 行 的 、 是 在 你 們 的 父 那 裡聽見的
Bence doğru olanı yapıyorsun, ben de aynısını yaptım.Ich denke, dass du das Richtige tust, deshalb hab ich das Gleiche getan.
Bence doğru olanı yapıyorsun, ben de aynısını yaptım.Я думаю, ты правильно поступаешь, поэтому я сделал то же самое.
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Dissi "Ben, cosa fai di lavoro?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"E eu:
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"I-am spus: "Ben, cu ce te ocupi?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Ich sagte, "Naja Ben, was arbeitest du denn?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Ik zei, "Nou, Ben, wat doe jij?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"J'ai dit : "Eh bien, Ben, tu fais quoi?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?""벤, 어떤 일을 하시죠?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Odpověděl jsem mu: "No, a co děláš, Bene?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Odpowiedziałem: "Ben, a czym się zajmujesz?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Tôi nói, "Chà, Ben, anh làm nghề gì?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Y le dije: "Bueno, Ben, ¿tú a qué te dedicas?".
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Казах, "Ами, Бен, с какво се занимаваш?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"Я сказал: "Бен, а чем ты занимаешься?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"עניתי, "בן, במה אתה עוסק?"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"قلت، "حسنا، ما الذي تفعله؟"
Ben de dedim ki, "Pekala, ne yapıyorsun?"「アイスクリームを作ってる」
Bende ona "Çok memnun oldum. Yaşamak için ne iş yapıyorsunuz?" diye sordum.제가 그랬죠, "그래요? 과찬이십니다. 그런데 뭐 하시는 분인가요?"
Bende ona "Çok memnun oldum. Yaşamak için ne iş yapıyorsunuz?" diye sordum.אמרתי, "תודה על המחמאה. במה אתה עוסק?"
Bende ona "Çok memnun oldum. Yaşamak için ne iş yapıyorsunuz?" diye sordum.قلت "حسنا، اشعر بالاطراء حقا. ماذا تعمل لكسب عيشك؟"
Bende ona "Çok memnun oldum. Yaşamak için ne iş yapıyorsunuz?" diye sordum.「サンフランシスコ市を経営しているんだ
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.A ja zapytałem: "A czym się Pani zajmuje zawodowo?" Powiedziała:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.És azt mondtam: "Nos, mivel foglalkozik?" Az mondta:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Et j'ai dit, "Qu'est ce que vous faites dans la vie ?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Ich sagte, "Nunja, womit verdienen Sie ihren Lebensunterhalt?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Ik zei: "Wat is je beroep?" Ze zei:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.그래서 여쭤봤죠. "혹시, 어떤 일 하시죠?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Risposi, "Bene, cosa fa Lei per vivere?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Şi am spus "Ce munciţi?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Y yo dije: "Bueno, ¿a qué se dedica Ud.?" Ella dijo:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.И аз я питах,"Вие с какво се занимавате?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.И я спросил: "А кем вы работаете?" Она ответила:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.שאלתי, "במה את עוסקת ?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.قلت " حسنا، ماذا تعملين لكسب العيش؟"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.彼女は「ヒューレット・パッカードに 勤めています」と答えたので
Beni mi çağırdın? Ne istiyorsun? Oğlumla ilgili ne plan yapıyorsun?Wygl¹da na to, ¿e w³aœnie wysz³a.
Benjamin tırnaklarını yeme. Anna, ne yapıyorsun?Benjamin ei saa purra kynsiään.
Benjamin tırnaklarını yeme. Anna, ne yapıyorsun?Benjamin, kau nicht an deinen Nägeln!
Benjamin tırnaklarını yeme. Anna, ne yapıyorsun?Benjamin, kau nicht an deinen Nägeln!