yapıyorsa ile cümle

yapıyorsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ortak başvuru dahilinde bir meslek okuluna başvuru yapıyorsanız fazladan puan alırsınız.تحصل على علامات إضافية إذا قدمت طلب انتساب للتعليم المهني بالانتساب المشترك.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Als je een film maakt, over welk onderwerp dan ook, stop er dan een boodschap in.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Bez względu na to, jaki jest temat filmu, musi on zawierać przekaz.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Deci dacă faci un film, nu contează despre ce, pune un mesaj acolo.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Donc, si vous tournez un film, quelque soit votre sujet, glissez-y un message.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Entonces, si estás haciendo una película, sin importar el tema, incluye un mensaje ahí.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.그래서 만약 여러분이 영화를 만들게 된다면 여러분의 주제가 무엇이든 상관없이 거기에 여러분의 메세지를 담으세요.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Quindi se stai facendo un film, qualunque sia l'argomento, mettici un messaggio.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Vậy nếu bạn đang làm một bộ phim, cho dù đề tài là gì, hãy truyền tải vào đó một thông điệp.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Wenn man also einen Film macht, egal was das Thema ist, sollte man eine Aussage reinbringen.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.Затова, ако правиш филм, независимо каква е темата, влагаш вътре послание.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.אז אם אתה יוצר סרט, לא משנה הנושא אשר יהיה, תוסיף לתוכו מסר.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.لذلك إذا كنت تصنع فيلما , لا يهم ما هو موضوعك, ضع رسالتك هناك.
O yüzden, eğer bir film yapıyorsanız, konunuz ne olursa olsun, araya bir mesaj sıkıştırın.伝えたいメッセージを 織り込むべきだと思う 女性:報告しなきゃいけないわ
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --Especialmente si respiras aire --
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --특히 공기를 호흡한다면
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --Особено, ако дишаш въздух.
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --במיוחד אם אתה נושם אויר,
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --خصوصا إذا كنت تتنفس الهواء
Özellikle hava solunumu yapıyorsanız --惑星Aから惑星Bに移るのは困難です
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.Bewusstheit und Sympathie.
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.Concientización y simpatía.
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.Conștiință și solidaritate.
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.Et plus facile d'atteindre l'état d'immersion totale dans ce que vous êtes en train de faire.
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.당신이 하고 있는 어떤 것에 완전히 몰두 하였을때,
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.Łatwiej osiągnąć "flow", kiedy jest się absolutnie zatopionym w swoich zajęciach.
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.Vědomí a porozumění.
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.Съвестност и съчувствие.
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.כשאתה לגמרי משקיע במה שאתה עושה.
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.خاصّة عندما تكون مستغرقاً في فعلِ شيءٍ مّا
Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.誠実さと思いやり
Şirketlere çoktandır satış yapıyorsanız, bazı sabotajcılarla karşılaşabilirsiniz.그리고 기업을 상대로 제품을 팔아보면 알겠지만 방해자가 있는 경우도 있어요
Şirketlere çoktandır satış yapıyorsanız, bazı sabotajcılarla karşılaşabilirsiniz.ولو قضيت وقت كافي في البيع للشركات، قد تجد مخربين
Şirketlere çoktandır satış yapıyorsanız, bazı sabotajcılarla karşılaşabilirsiniz.妨害する人は個人や組織などで 自分たちの仕事が脅かされると感じ
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olÀ tout à l'heure. Sunbae, continue ce que tu faisais. Assure-toi de continuer d'avancer !
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olPe curand. Sunbae, continuati ce faceati. Ai grija sa continui!
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olSunbae, continua quello che stavi facendo. Sii certo di continuare dritto per la tua strada!
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olSunbae, fortsätt med vad du gjorde. Se till att det fortsätter vidare.
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olSunbae, ga door met wat je aan het doen was. Zorg ervoor dat er vooruitgang in zit!
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olSunbae jatka mitä olit tekemässä. Varmista ette menette eteenpäin.
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olSunbae, kontynuuj to co robiłeś wcześniej. Upewnij się by działać z uporem!
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olSunbae, lanjutkan lagi apa yang kalian lakukan. Pastikan itu tetap bergerak lurus ke depan!
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olSunbae,mach ruhig mit dem weiter was du gerade getan hast.
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olSunbae, tiếp tục theo đuổi việc đang làm nhé. Nhất định phải tiếp tục tiến lên đấy.
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olΣανμπέ, συνέχισε αυτό που έκανες. Να έχεις σιγουριά και προχώρα προς ολοταχώς!
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olСонбэ, продолжай, что ты делал. Смотри, чтобы были успехи!
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin ol.סנביי, תמשיך במה שעשית קודם !תדאג להמשיך להתקדם
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olسنباي, اكمل ما كنت تفعله كن واثقاً من أن يسير الأمر جيداً
Sunbea,her ne yapıyorsan devam et. ilerlemeye devam ettiğinden emin olずーっと続けてて! じゃあ行くよ
Tabii sadece resim yapmayı sevdiği için resim yapıyorsa durum başka; tabii böyle bir şey mümkünse...Když malují, protože malují rádi, je to mnohem lepší je-li to ten případ.
Tabii sadece resim yapmayı sevdiği için resim yapıyorsa durum başka; tabii böyle bir şey mümkünse...Se eles pintarem porque gostam de pintar é muito melhor se for assim.
Tabii sadece resim yapmayı sevdiği için resim yapıyorsa durum başka; tabii böyle bir şey mümkünse...إذا كان يرسم لأنه يحب الرسم, فذلك افضل بكثير إذا حدث ذلك
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.Heeft iemand zich garant gesteld voor een onbekende, neem dan zijn mantel als onderpand.
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.Ia -i haina, căci s'a pus chezaş pentru altul, ia -l zălog în locul unei străine. -
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.Ia -i haina, căci s'a pus chezaş pentru altul; şi ţine -l zălog pentru alţii. -
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.타인을 위하여 보증이 된 자의 옷을 취하라 외인들의 보증이 된 자는 그 몸을 볼모로 잡힐지니라
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.타인을 위하여 보증이 된 자의 옷을 취하라 외인들의 보증이 된 자는 그 몸을 볼모 잡힐지니라
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.Nimm dem sein Kleid, der für einen andern Bürge wird, und pfände ihn um der Fremden willen.
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.Nimm dem sein Kleid, der für einen andern Bürge wird, und pfände ihn um des Fremden willen.
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.Ota siltä vaatteet, joka toista takasi, ja ota häneltä pantti vieraan naisen tähden.

İlgili Sayfalar