yapıyorlar ile cümle
yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.הם יטו יותר לבחור בחירות גרועות - בחירות פיננסיות גרועות, בחירות רפואיות.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.هم اكثر قابلية لاتخاذ الخيارات الاسوأ-- اسوأ خيارات مالية، اسوأ خيارات طبية
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.良くない選択をする傾向が高くなること 客観的に見て良いのに
Daha önce de çok defa söyledim. Yerliler hindi tüylerini veya büyük tüyleri alıp kendilerine şapka yapıyorlar.Bem, eu também mencionei muitas vezes que os índios têm penas de peru ou penas grandes e faça um chapéu,
Daha önce de çok defa söyledim. Yerliler hindi tüylerini veya büyük tüyleri alıp kendilerine şapka yapıyorlar.Ich habe auch schon mehrmals erwähnt, dass Indianer sich Hüte aus Truthahnfedern basteln.
Daha önce de çok defa söyledim. Yerliler hindi tüylerini veya büyük tüyleri alıp kendilerine şapka yapıyorlar.Също така много пъти съм споменавал, че индианците си правят шапки от перата на пуйка.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Bailan, actúan, y cuanto más lo hacen, más elogios reciben.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Ballano, interpretano -- e più lo fanno, più vengono ammirati.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Dansează, interpretează, și cu cât fac mai multe, cu atât sunt mai lăudați.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Elas dançam, representam, e quanto mais fazem, mais elogiadas são.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Họ nhảy, họ diễn -- và họ càng làm nhiều, họ lại được ca tụng.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Ils dansent, ils jouent la comédie -- et plus ils font ça, plus on les admire.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Im dłużej tańczą, grają, tym więcej ich chwalą.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.노래하고 춤추고 연기하고 뿐만 아니라, 그걸 하면 할수록 칭찬을 받아요.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Sie tanzen, sie handeln - und je mehr sie tun, desto mehr werden sie gelobt.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Ze dansen, ze acteren, en ze worden erom geprezen.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Вони танцюють, вони щось роблять - і що більше вони роблять, то більше їх хвалять.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.Они поют, играют — и ими восхищаются.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.הם רוקדים, הם משחקים - וככל שהם עושים את זה יותר, הם מקבלים יותר שבחים.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.يرقصون، يمثلون -- وكلما فعلوا أكثر، يُمدحون أكثر.
Dans ediyorlar, rol yapıyorlar - ve yaptıkça övülüyorlar.そうなると彼らが妬ましくなってくる
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Alteza, os eruditos estão a trapacear.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Decian: "Su Señoria, los estudiantes están haciendo trampa.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Felség, a tudósok csalnak.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Họ nói, "Thưa Ngài, các học giả đang ăn gian.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Ihre Hoheit, die Gelehrten betrügen.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Ils ont dit: "Votre Altesse, les érudits trichent.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.그들은 "전하, 학자들이 사기를 치고 있습니다.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Măria ta", i-au spus, "cărturarii sunt nişte escroci.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Mereka bekata, "Yang Mulia, para cendekiawan curang.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Powiedzieli: "Wasza Wysokość, uczeni oszukują.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar."Vostra altezza, i sapienti stanno imbrogliando.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Ze zeiden: "Hoogheid, de geleerden spelen vals.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Έλεγαν, "Υψηλότατε, οι λόγιοι "κλέβουν".
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Казали, "Ваше величество, учените мамят.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.Они сказали: "О, великий, ученые мошенничают.
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.הם אמרו: "הוד מעלתך, המלומדים מרמים"
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.وقالوا للخليفة " مولانا .. ان العلماء يغشون
"Değerli Efendimiz, bilim adamları hile yapıyorlar.報酬金を増やすために 字を大きく書いています」
Deli gibi mülakat yapıyorlarmış. Aferin O'na.Also Vorstellungsgespräche sollen schwerer sein.Gut für sie.
Deneyi yapıyorlar. Ortada böyle ödüller var.Hacen un test, tienen estos incentivos, y esto es lo que descubrieron:
Deneyi yapıyorlar. Ortada böyle ödüller var. Peki ne buluyorlar?Sie haben den Test durchgeführt, haben diese Preise vergeben und das dabei herausgefunden:
Deneyi yapıyorlar. Ortada böyle ödüller var. Peki ne buluyorlar?Ze doen de test, ze krijgen deze prikkels, en dit is wat ze ontdekten
Diğeriyle oynuyorsun, birşeyler çıkarıyorsun. birşeyler yapıyorlar.Het is als jazz: je improviseert, je werkt samen, je vult elkaar aan, je maakt iets, zij maken iets.
Diğeriyle oynuyorsun, birşeyler çıkarıyorsun. birşeyler yapıyorlar.서로 경쟁하면서 뭔가를 만들지요. 당신이 뭔가 만들면 그들도 뭔가 만들죠.
Diğeriyle oynuyorsun, birşeyler çıkarıyorsun. birşeyler yapıyorlar.אתם מנגנים ביחס אחד לשני, אתם עושים משהו, הם עושים משהו.
Diğeriyle oynuyorsun, birşeyler çıkarıyorsun. birşeyler yapıyorlar.وتتنافس معهم، وتصنع شيئاً وهم يصنعون شيئاً
Diğeriyle oynuyorsun, birşeyler çıkarıyorsun. birşeyler yapıyorlar.彼らも何かを作る 思うんだけど
Dinler işte bunu yapıyorlar.Asta fac religiile.
Dinler işte bunu yapıyorlar.A to náboženstvá robia.
Dinler işte bunu yapıyorlar.A vallások pedig éppen ezt teszik.
Dinler işte bunu yapıyorlar.C'est ce que font les religions.
Dinler işte bunu yapıyorlar.Dan itulah yang dilakukan oleh agama-agama.
Dinler işte bunu yapıyorlar.Dat is wat religies doen.
Dinler işte bunu yapıyorlar.Ed è quello che fanno le religioni.
Dinler işte bunu yapıyorlar.E é isso o que as religiões fazem.
Dinler işte bunu yapıyorlar.Eso hacen las religiones.
Dinler işte bunu yapıyorlar.In to počnejo religije.
Dinler işte bunu yapıyorlar.Jako to dělají náboženství.
Dinler işte bunu yapıyorlar.종교들은 그렇게 하지요.