yapıyorlar ile cümle
yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Por agora, estão em terra estrangeira, a divertir-se, e há muito que te esqueceram.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Są już daleko stąd. Powinieneś teraz myśleć o tym, co czeka ten kraj jutro.
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Ήδη θα βλέπουν τον ουρανό άλλης χώρας. Θα διασκεδάζουν και θα σε έχουν ήδη ξεχάσει!
Çoktan yabancı ülke semaları altında... keyif yapıyorlardır ve seni çoktan unutmuşlardır.Сейчас они уже в другой стране, развлекаются и давно о тебе забыли.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.A Cornellben egy tudóscsoport valami olyat csinál, amit ők szintetikus fának neveznek.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Ada kelompok ilmuwan di Cornell yang sedang membuat sesuatu yang mereka sebut pohon sintetik.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.C'è un gruppo di scienziati a Cornell che sta creando quello che chiama un albero sintetico.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Een groep wetenschappers in Cornell zijn bezig een synthetische boom te ontwikkelen.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Grupa naukowców z Cornell stworzyła "sztuczne drzewo". Grupa naukowców z Cornell stworzyła "sztuczne drzewo".
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Há um grupo de cientistas em Cornell que está a fazer aquilo a que eles chamam "árvore sintética".
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Hay un grupo de científicos en Cornell que están creando lo que ellos llaman un arbol sintético.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.코넬 대학교에 있는 일군의 과학자들이 '합성 나무'라 불리는 것을 만들고 있습니다.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Şi există un grup de oameni de ştiinţă în Cornell care fac ceea ce ei numesc un copac sintetic
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Υπάρχει μία ομάδα ερευνητών στο πανεπιστήμιο Cornell που κατασκευάσει το λεγόμενο συνθετικό δέντρο.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.В Корнелле есть группа ученых, которая занимается так называемым синтетическим деревом.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Има група учени в Корнел, които правят онова, което наричат синтетично дърво.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.ישנה קבוצת מדענים בקורנל שמכינה מה שהם קוראים עץ סינטטי.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.هناك مجموعة من العلماء في جامعة كورنيل يحاولون صنع ما يسمونه شجرة اصطناعية.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.「合成木」と呼ばれるものを開発しています 彼らは言います:「木の底部にはポンプがないんだ」と
Çünkü başka hiçbir yol yoktu Her ne yapıyorlarsa aynı anda öğreniliyorduBởi vì không còn cách nào khác -- cho dù chúng làm gì, sẽ đều bị lộ ngay.
Çünkü başka hiçbir yol yoktu Her ne yapıyorlarsa aynı anda öğreniliyorduDenn es war ihnen nicht möglich - was sie auch taten, es wurde sofort bekannt.
Çünkü başka hiçbir yol yoktu Her ne yapıyorlarsa aynı anda öğreniliyorduParce que c'était intenable - tout ce qu'ils faisaient était aussitôt annoncé.
Çünkü başka hiçbir yol yoktu Her ne yapıyorlarsa aynı anda öğreniliyorduPentru ca nu se putea altfel -- orice faceau ei, aparea la stiri.
Çünkü başka hiçbir yol yoktu Her ne yapıyorlarsa aynı anda öğreniliyorduPerché non c'era modo di... veniva ritrasmesso tutto quello che facevano.
Çünkü başka hiçbir yol yoktu Her ne yapıyorlarsa aynı anda öğreniliyorduPorque no había otro modo... cualquier cosa que hacían, se sabía enseguida.
Çünkü başka hiçbir yol yoktu Her ne yapıyorlarsa aynı anda öğreniliyorduWant het was onmogelijk dat alles wat ze doen meteen bekend is.
Çünkü başka hiçbir yol yoktu Her ne yapıyorlarsa aynı anda öğreniliyorduЗащото нямаше начин -- каквото и да правеха, се знаеше веднага.
Çünkü başka hiçbir yol yoktu Her ne yapıyorlarsa aynı anda öğreniliyorduПотому что иного пути не было: что бы они ни делали, об этом становилось известно моментально.
Çünkü yalnızca birbirleriyle seks yapıyorlar.Denn sie haben ja nur miteinander Sex.
Çünkü yalnızca birbirleriyle seks yapıyorlar.Parce qu'ils ne le font qu'entre eux, c'est tout.
Çünkü yalnızca birbirleriyle seks yapıyorlar.Porque tienen sexo sólo entre ellos.
Çünkü yalnızca birbirleriyle seks yapıyorlar.Vždyť mají sex jen mezi sebou.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.Chúng cũng hoạt động như các ngọn núi.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.Elles ont un vrai rôle de montagne.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.Funcţionează şi ca munţi.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.진짜 산처럼 행동할 수 있습니다.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.Ma si comportano anche come montagne.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.Oni aj fungujú ako hory.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.También actúan como montañas.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.Ze werken ook als bergen.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.Λειτουργούν και σαν βουνά.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.Они и воздействуют, как горы.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.Те също така оперират като планини.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.הם גם פועלים כמו הרים.
Dağlar gibi görev yapıyorlar.بل فعلاً تتصرف مثلها
Dağlar gibi görev yapıyorlar.それらは 風をさえぎり
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Aumentano le probabilità di fare scelte peggiori - peggiori scelte finanziarie e di natura medica.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Det är mer troligt att de gör sämre val - sämre finansiella val, medicinska val
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Es más probable que tomen las peores decisiones; en las finanzas y en la salud.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Ficam mais propensas a fazer piores escolhas. piores escolhas financeiras, piores escolhas médicas.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Họ dường như đưa ra những sự lựa chọn tệ hơn tệ hơn trong tài chính,y tế.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Ils ont tendance à faire de moins bons choix : de moins bons choix financiers, médicaux...
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Jsou náchylnější dělat horší rozhodnutí -- finanční a také co se týče zdraví.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.그들은 더 안 좋은 금융적 결정, 의료적 결정 등 더 안 좋은 결정들을 만들 가능성이 높습니다.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Sú náchylnejší urobiť horšie rozhodnutia - finančné a tiež čo sa týka zdravia.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Sunt mai predispuși să facă alegeri mai proaste -- alegeri financiare mai proaste, alegeri medicale.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Ze zijn meer geneigd om slechtere keuzes te maken - slechtere financiële en medische keuzes.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Τείνουν να λαμβάνουν χειρότερες αποφάσεις - χειρότερες οικονομικές και ιατρικές αποφάσεις.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Велика вероятностью худшего выбора в финансовой или медицинской сфере.
Daha kötü tercihler yapıyorlar-- daha kötü mali seçimler, tıbbi seçimler.Люди схильні робити гірший вибір - зокрема в галузі фінансів або медицини.