yapıyorlar ile cümle
yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir sürü benzer şey yapıyorlar.Robią wiele podobnych rzeczy.
Bir sürü benzer şey yapıyorlar.Sie machen viele ähnliche Sachen.
Bir sürü benzer şey yapıyorlar.Têm bastantes parecenças.
Bir sürü benzer şey yapıyorlar.Ze doen een heleboel gelijkaardige dingen.
Bir sürü benzer şey yapıyorlar.Они делают множество сходных вещей.
Bir sürü benzer şey yapıyorlar.הם עושים הרבה דברים דומים.
Bir sürü benzer şey yapıyorlar.يقومون بالكثير من الأمور المماثلة
Bir sürü benzer şey yapıyorlar.ハエの方が行動パターンが多いと 僕は思う
Bize 5 milyon $ ödeme yapıyorlar yani. .A tak musí splatit jen 5 milionů dolarů, ne? Dostaneme 5 milionů dolarů.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.A když nás něco učí, učí nás tělesně.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Als ze ons een les leren, doen ze dat via het lichaam.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.A učia nás, učia nás cez telo.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Dan ketika agama-agama mengajarkan sebuah pelajaran, agama-agama mengajarkannya lewat tubuh.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.E quando ci insegnano una lezione, lo fanno tramite il corpo.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.E quando elas nos ensinam uma lição, elas fazem-no através do corpo.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.És mikor egy leckét tanítanak nekünk, a testen keresztül teszik.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Et quand elles nous apprennent une leçon, elles le font par le biais du corps.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Iar cînd ne predică, ei o fac prin intermediul corpului.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.In ko nas nekaj učijo, to počnejo prek telesa.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.종교는 우리에게 무엇을 가르칠 때 몸을 통해 가르치거든요.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Och när de ger oss en lektion gör de det via kroppen.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Og når de lærer os en lektion, gør de det via kroppen.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar. Örneğin,Kiedy udzielają nam lekcji, robią to za pośrednictwem ciała. robią to za pośrednictwem ciała.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Und wenn sie uns eine Lehre erteilen wollen, tun sie das über den Körper.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Và khi họ dạy chúng ta một bài học, họ làm thông qua cơ thể.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Y cuando nos enseñan una lección lo hacen con el cuerpo.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.Όταν μας διδάσκουν ένα μάθημα, το κάνουν μέσω του σώματος.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.И като ни учат на нещо, те го правят чрез тялото.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.И когда они дают нам урок, они это делают и через тело тоже.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.І коли вони вчать нас чомусь, то роблять це через тіло.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.וכאשר הם מלמדים אותנו שיעור, הם עושים זאת דרך הגוף.
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.وعندما يعلمونا درسا, يعلمونا له من خلال الجسد
Bize bir ders anlattıklarında bunu vücutla yapıyorlar.体を通して教えます たとえばユダヤ教徒の
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Mi tévét néztünk, ők műsort szerkesztenek.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.My jsme se dívali na televizi, oni vytvářejí své vlastní pořady.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.My oglądaliśmy telewizję; one ją tworzą.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Noi guardavamo la tv; loro fanno tv.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Noi ne uitam la TV, ei fac TV.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Nós víamos televisão. Eles fazem televisão.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Nous regardions la télé, ils font la télé.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.우리는 TV를 봅니다. 그들은 TV를 만듭니다.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Vimos la televisión, ellos hacen televisión.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Vi tittade på TV, de gör TV
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Wij keken tv... zij maken tv.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Wir sahen fern, sie machen Fernsehen.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Εμείς βλέπαμε τηλεόραση, αυτά δημιουργούν την τηλεόραση.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Мы смотрели телевизор; они делают телевизор.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.Ние гледаме телевизия. Те правят телевизия.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.אנו צפינו בטלוויזיה; הם עושים טלוויזיה.
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.كنا نشاهد التلفاز .. وهم يصنعون التلفاز
Biz televizyon seyrettik; onlar televizyonu yapıyorlar.技術こそが、子どもたちを我々の世代とは異なるものにしたのです
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.Accesează talentele antreprenoriale locale, şi fac un marketing incredibil.
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.Aprovechan el talento emprendedor local. Y hacen una mercadotecnia increíble.
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.Contactam talentos empreendedores locais, e fazem um marketing incrível.
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.De udnytter det lokale entreprenante talent, og de laver fantastisk marketing.
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.Felhasználják a helyi vállalkozók tehetségét, és elképesztő marketing munkát végeznek.
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.Họ làm ăn với các đại lý địa phương, và mở các chiến dịch tiếp thị khổng lồ.
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.Ils utilisent les talents entrepreneuriaux locaux, et ils font un incroyable marketing.
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.지역의 재능있는 사업가를 활용하고, 그리고 굉장한 마케팅을 하지요.
Bölgesel girişimci yeteneklerle çalışıyorlar ve inanılmaz pazarlama yapıyorlar.Mereka memanfaatkan bakat-bakat pengusaha lokal dan mereka melakukan pemasaran yang luar biasa.