yapıyorlar ile cümle

yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazıları daha tembel ve hata yapıyorlar.Некоторые ленятся и делают ошибки.
Bazıları daha tembel ve hata yapıyorlar.אחרים סתם מתעצלים ועושים טעויות.
Bazıları daha tembel ve hata yapıyorlar.آخرون كسالى ويرتكبون اخطاء
Bazıları daha tembel ve hata yapıyorlar.ホテルの中には このミームを利用して この様に小さなステッカーで
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:[Aplausos] >>Sergey Brin:
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:[ Applåder ]
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:[ applause ]
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:[Applausi] >>Sergey Brin:
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:Ils sont entraînés.
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:[ Oklaski] >>Sergey Brin:
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:[Sergey Brin]
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:Sergey Brin:
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:Suora Hangout, kautta Google lasien. Neljä hyppääjää. Ja heidän alla on katos.
Belki bu ürünleri aşağıya getirebilirler. >>> Bize tezahürat yapıyorlar. >>Sergey Brin:Битови отпадъци са отворени.
Benimle işbirliği yapıyorlar, tek amacımız da seni yenmek.De samarbejder med mig, - - og vores eneste mål er at besejre dig.
Benimle işbirliği yapıyorlar, tek amacımız da seni yenmek.De samarbetar med mig- -och vårt enda mål är att besegra dig.
Benimle işbirliği yapıyorlar, tek amacımız da seni yenmek.Eles trabalham comigo com o único intuito de te derrotar.
Benimle işbirliği yapıyorlar, tek amacımız da seni yenmek.He auttavat minua voittamaan sinut.
Benimle işbirliği yapıyorlar, tek amacımız da seni yenmek.Lavorano con me, con l'unico scopo di sconfiggerti.
Benimle işbirliği yapıyorlar, tek amacımız da seni yenmek.Trabajan para mí, con el único objetivo de derrotarte.
Benimle işbirliği yapıyorlar, tek amacımız da seni yenmek.Współdziałają ze mną, żeby cię pokonać.
Benimle işbirliği yapıyorlar, tek amacımız da seni yenmek.Συνεργάζονται μαζί μου με μόνο σκοπό την ανατροπή σου.
Benimle işbirliği yapıyorlar, tek amacımız da seni yenmek.Они действуют заодно со мной с одной целью - победить тебя.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.A tudósok mindenféle kísérleteket végeztek ezeken a fákon.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.Các nhà khoa học đang làm mọi thí nghiệm trên những cây này.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.Gli scienziati stanno realizzando ogni genere di esperimento su questi alberi.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.ICUの患者のようにセコイアをワイヤで結びました
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.과학자들이 이 나무에 온갖 실험을 했습니다.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.Los científicos están haciendo todo tipo de experimentos en estos árboles,
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.Na tych drzewach robi się masę eksperymentów.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.Oamenii de știință fac tot tipul de experimente în acești copaci.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.Wetenschappers doen allerlei experimenten in deze bomen.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.Учените провеждат всякакви експерименти в тези дървета.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.Ученые проводят множество экспериментов над этими деревьями.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.המדענים עושים ניסויים שונים בעצים אלו.
Bilim insanları bu ağaçlarda türlü deneyler yapıyorlar.يقوم العلماء بشتى أنواع التجارب على هذه الأشجار.
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.아시다시피 저희는 공공 의료 서비스를 제공하고 있는데요, 사람들은 항상 저에게 야단을 떱니다,
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.אתם יודעים, אנחנו מעניקים שירותי בריאות. ואנשים כל הזמן מתלוננים בפני, אתם יודעים,
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.نحن نقوم بتقديم خدمات صحيّة، الأشخاص كانوا دائما يثيرون جلبة لي
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.いつもみんなにブツブツ文句を言われます 私は 責務やデータや その他の価値あることに
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.你知啦,我哋提供公共醫療服務㗎嘛 好多人會向我抱怨
Biliyorsunuz, bunu özgür iradeleriyle yapıyorlar.Nikdo je nenutí tam jít. Je to jejich svobodná volba.
Biliyorsunuz, bunu özgür iradeleriyle yapıyorlar.Ξέρετε, πηγαίνουν με τη θέλησή τους.
Bir çok insan diyor ki, "Bunu nasıl yapıyorlar?" İnsanların benim aramalarımı dinlemelerini istemiyorum."Nhiều người hỏi họ làm thế nào rằng họ không muốn người khác nghe cuộc nói chuyện của họ
Bir çok insan diyor ki, "Bunu nasıl yapıyorlar?"Mucha gente dice, "¿Cómo lo están haciendo?
Bir çok insan diyor ki, "Bunu nasıl yapıyorlar?"Multi spun: "Oare cum fac asta?
Bir çok insan diyor ki, "Bunu nasıl yapıyorlar?"Un sacco di gente si chiede, "Come fanno a farlo?
Bir çok insan diyor ki, "Bunu nasıl yapıyorlar?"Veel mensen zeggen: "Hoe doen ze dat?
Bir çok insan diyor ki, "Bunu nasıl yapıyorlar?"Viele Leute sagen: "Wie machen die das?"
Bir çok insan diyor ki, "Bunu nasıl yapıyorlar?"Многие скажут: "Как это делается?"
Bir çok insan diyor ki, "Bunu nasıl yapıyorlar?"Много хора питат: "Как го правят?
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir? Tam olarak ne yapıyorlar?Cosa fa esattamente un medico,un carpentiere,un idraulico, o un architetto, cosa fanno oggi?
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir? Tam olarak ne yapıyorlar?Wat doet een dokter, een timmerman, een loodgieter of een architect... wat doen ze nou precies?
Bir doktor, bir marangoz, bir reklamcı veya bir mimar tam olarak nedir? Tam olarak ne yapıyorlar?彼らは、課題を認識し、観測されたパターンに従って反応している。
. Bir futbol maçında bando grubu iki hediyeli bir çekiliş yapıyorlar. .De fanfare houdt een loterij bij een voetbalwedstrijd met twee prijzen.
Bir futbol maçında bando grubu iki hediyeli bir çekiliş yapıyorlar. .Em um jogo de futebol americano, a torcida organizada soltou um bilhete com dois prêmios.
Bir futbol maçında bando grubu iki hediyeli bir çekiliş yapıyorlar. .Et skoleorkester afholder et lotteri til en fodboldkamp med 2 præmier.
Bir futbol maçında bando grubu iki hediyeli bir çekiliş yapıyorlar. .행진악단은 축구 경기에서 두 개의 상품을 추첨하고 있습니다
Bir futbol maçında bando grubu iki hediyeli bir çekiliş yapıyorlar. .La banda musicale è in gestisce una lotteria ad una partita di calcio con due premi
. Bir futbol maçında bando grubu iki hediyeli bir çekiliş yapıyorlar. .Na fotbalovém zápase mají tombolu se dvěma cenami.

İlgili Sayfalar