yapıyorlar ile cümle
yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
2 adam benim iyi huylu dublörlük olarak değerlendirdiğim şeyi yapıyorlar.Двама каскадьори правят онова, което смятам за доста безобидна каскада.
2 adam benim iyi huylu dublörlük olarak değerlendirdiğim şeyi yapıyorlar.שני פעלולנים מבצעים פעלול שלדעתי הוא די קל.
2 adam benim iyi huylu dublörlük olarak değerlendirdiğim şeyi yapıyorlar.حيث يقفز شخصان .. ويمكننا اعتبارهم " مؤدي مشاهد خطرة "
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.Afganistanissa ihmiset tekevät vaikka mitä pystyäkseen katsomaan tätä ohjelmaa.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.Afganisztánban az emberek mindent megtesznek, hogy nézhessék ezt a műsort.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.Di Afghanistan, orang-orang melakukan hal-hal yang tidak biasa untuk dapat menonton program ini.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.En Afganistan, la gente hace cosas extraordinarias para poder mirar ese programa.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.En Afghanistan, les gens se donnent un mal fou pour pouvoir regarder cette émission.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.În Afganistan, oamenii fac tot ceea ce pot ca să ajungă să vadă această emisiune.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.In Afghanistan gaan mensen heel ver... om dit programma te kunnen zien.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.In Afghanistan la gente fa di tutto per riuscire a vedere questo programma.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.In Afghanistan nehmen die Menschen ungewöhnliche Mühen auf sich, um diese Sendung sehen zu können.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.No Afeganistão, as pessoas percorrem distâncias extraordinárias para poderem assistir a este programa.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.Ở Afghanistan, con người có thể đi cả một quãng đường dài để có thể coi chương trình này.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.아프가니스탄에서는, 사람들이 특별히 더 먼 거리를 이 TV 프로그램을 보기 위해서 갈 정도입니다
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.W Afganistanie ludzie muszą daleko iść, żeby obejrzeć ten program.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.Στο Αφγανιστάν, γίνεται μεγάλη προσπάθεια από τον κόσμο για να μπορέσει να παρακολουθήσει το πρόγραμμα.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.В Афганистане люди идут на многое, чтобы посмотреть эту телепередачу.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.В Афганистан хората стигат изключително далеч, за да могат да гледат тази програма.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.В Афганістані люди долають далекі відстані, щоби подивитись цю телепередачу.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.באפגניסטן, אנשים יוצאים מגדרם כדי לצפות בתוכנית הזו.
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.أفغانستان يبذل الناس جهودا استثنائية ليكونونوا قادرين على مشاهدة هذا البرنامج
Afganistan'da, insanlar programı izleyebilmek için sıra dışı şeyler yapıyorlar.ものすごく遠くまで出かけていきます 必ずしも自分自身のテレビを持っている必要はありません
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.Bij 'agile' werken de werknemers in kleine groepen en werken in korte sprints.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.En Agile, los trabajadores se organizan en grupos pequeños y hacen cosas en períodos de tiempo muy cortos.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.근로자들은 작은 그룹으로 나누어져 빠른 시간안에 일을 합니다.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.Trong phương thức Agile, công nhân chia thành nhóm nhỏ, làm việc trong khoảng thời gian ngắn.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.W Agile, robotnicy są zorganizowani w małych grupach pracując nad krótkoterminowymi zadaniami.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.В ней работники организованы в небольшие группы и работают очень короткие промежутки времени.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.ב"פיתוח תוכנה זריז" העובדים מתארגנים בקבוצות קטנות והם עושים דברים בפרקי-זמן קצרים ביותר.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.في هذا البرنامج، يقسَم العمال إلى مجموعات صغيرة و ينجزون أشياء، في فترات قصيرة جداً من الزمن.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.「アジャイル」では メンバーを小さなチームに分けて 短期間のタスクを進めます 上層部から指示を発するのではなく
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Ah! Gör som han vill!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar. Ahh!Hắn ta tự làm theo ý mình kìa!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.ARGH! Doet gewoon waar hij zin in heeft!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Argh! Melakukan apa saja sesuka dia!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Grrr! Robi jak mu się podoba!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Pfff ! Il fait ce qu'il veut celui là !
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Urgh! Face ce vrea!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Urgh! Fa come gli pare!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Urgh! Gør bare som han har lyst til!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Urgh! Robí si, čo sa mu zachce!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Urgh! Tut, was er will!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Αχ! Κανει όπως γουστάρει!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Всичко прави както на него му се харесва!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.Ургх! Делает все, как заблагорассудится!
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.!איוו! עושה מה שבא לו
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.اشش انه يفعل ما يشاء
Ahh, o memnun olduğu sürece her şeyi yapıyorlar.あ~っ!
Aldığın şeyi hak ettin! Duyuyor musun? Sana ne yapıyorlarsa hak ettiğin için yapıyorlar."Получаваш това, което заслужаваш".
Allah aşkına neden bu adamlar McDonalds'ta ek iş yapıyorlardı?이들이 맥도날드에서 야간근무를 할 이유가 없지 않겠습니까?
Allah aşkına neden bu adamlar McDonalds'ta ek iş yapıyorlardı?¿por qué en el cielo estos chicos además trabajan en McDonalds?
Allah aşkına neden bu adamlar McDonalds'ta ek iş yapıyorlardı?אז למה לחבר'ה האלה לעבוד שעות נוספות ב"מק'דונלדס"?
Allah aşkına neden bu adamlar McDonalds'ta ek iş yapıyorlardı?فلم تشاهد نفس الأشخاص يعملون في مكدونلدز؟
Allah aşkına neden bu adamlar McDonalds'ta ek iş yapıyorlardı?では 収入はいくらか? 驚くなかれ
Ama Batılı hükümetler bunu kendilerine de yapıyorlar.Aber westliche Regierungen helfen sich auch selbst.
Ama Batılı hükümetler bunu kendilerine de yapıyorlar.Ale západné vlády robia toto isté aj sami sebe.
Ama Batılı hükümetler bunu kendilerine de yapıyorlar.Ale západní vlády toto provádí také sobě navzájem.
Ama Batılı hükümetler bunu kendilerine de yapıyorlar.De a nyugati kormányok saját magukkal is megteszik ezt.
Ama Batılı hükümetler bunu kendilerine de yapıyorlar.De asemenea, guvernele vestice îşi fac lor însele acest lucru.