Ana içeriğe geç
Sözlük

yapıyor ile cümle

yapıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bazı Hindu liderler Müslümanlara şiddet çağrısı yapıyor.Some Hindu leaders are calling for violence against Muslims.
Üniversitede hocalık yapıyor.She teaches at the university.
Bazen alışveriş yapıyoruz.Sometimes we go shopping.
Hala resim yapıyor musun?Are you still drawing?
Hâlâ çizim yapıyor musun?Are you still drawing?
"Korsan taksicilik mi yapıyorsun?" diye sordum ona."Do you drive an unlicensed taxi?" I asked him.
Deden ne yapıyor?How is your grandfather doing?
Tom bir şeyleri yanlış yapıyordu.Tom was doing something wrong.
Tom bir şeyi yanlış yapıyordu.Tom was doing something wrong.
Tom bir yerde hata yapıyordu.Tom was doing something wrong.
Tom bir yerlerde hata yapıyordu.Tom was doing something wrong.
Orada o şekilde yapıyorlar.That's the way they do things there.
Tom deprem sırasında kakasını yapıyordu.Tom was taking a dump when the earthquake hit.
Bu seni çok özel yapıyor.It makes you very special.
Sanırım daha iyi yapıyorum.I think I'm doing better.
Sana okkalı bir indirim yapıyorum.I'm giving you a large discount.
Günde iki saat antrenman yapıyorum.I train two hours a day.
Tom'la Mary, aşk ve nefret arasındaki ince çizgide vals yapıyorlar.Tom and Mary are waltzing on the fine line between hate and love.
Patron ne zaman içeri girse herkes çalışıyormuş numarası yapıyor.Whenever the boss walks in, everyone pretends to be working.
Başta herkes hata yapıyor.Everyone gets it wrong at first.
Düzenli olarak kendi kendinize meme muayenesi yapıyor musunuz?Do you regularly perform self-breast examinations?
Amerika'ya büyük umutlarla gitmişti ama şimdi Uber şoförlüğü yapıyor.He went to America with high hopes, but now he's driving an Uber.
Tamircilik yapıyoruz.We fix things.
Ne sıklıkla banyo yapıyorsun?How long does it take you to take a bath?
Yanni harika bir iş yapıyor.Yanni is doing a great job.
Ne sıklıkla pratik yapıyorsun?How often do you practice?
Tom dün gece bebek bakıcılığı yapıyordu.Tom was babysitting last night.
Motor ses yapıyor.The motor is making a strange sound.
Bizimle olan sınırlarına askerî yığınak yapıyorlar.They are flooding their border with us with military presence.
Sanki bana iyilik yapıyormuşsun gibi havalara girme.Don't pretend you're doing me a favor.
Bu işi Allah rızası için yapıyoruz.We're doing God's work here.
Buzdolabı çok ses yapıyor.The fridge is very loud.
Tom'un dedesinin dedesinin dedesinin dedesi köle ticareti yapıyormuş.Tom's great-great-great-grandfather used to buy and sell slaves.
Tom bunu aylardır yapıyor.Tom has been doing that for months.
Tanıdığım insanların çoğu elinden geleni yapıyor.Most people I know try their best.
Tom market alışverişi yapıyor.Tom is buying groceries.
Resim yaparken güneşi ne renk yapıyorsun?What color do you use when you paint the sun?
Bunu kırk yılın başında bir yapıyoruz.We only do this once in a blue moon.
Grafik tasarım yapıyorum, ama kendime sanatçı diyemem.I make graphics, but I wouldn't call myself an artist.
Tom bir sanatçı ustalığıyla oral muamele yapıyor.Tom is very good at tongue fu.
Tom sadece mutluymuş numarası yapıyor.Tom is only pretending that he's happy.
Tom sadece mutluymuş gibi yapıyor.Tom is only pretending that he's happy.
Tom, kendi işini mi yapıyor?Is Tom self-employed?
O zaman ne yapıyor olduğumu hatırlamıyorum.I don't remember what I was doing at that time.
Yolculuk için sandviç yapıyoruz.We're making some sandwiches for the journey.
Hava güzel olduğunda bahçemizde sık sık barbekü yapıyoruz.We often have a barbecue in our garden when the weather is nice.
Vergi muafiyeti başvurusu yapıyoruz.We're applying for a tax exemption.
Robert bir oğlan çocuğuna akıl hocalığı yapıyor.Robert mentors a boy.
William bu gece ailesi için akşam yemeği yapıyor.William is cooking dinner for his family tonight.
Karl iki saattir alışveriş yapıyor.Karl has been shopping for two hours.
Önümüzdeki hafta sonu bir plaj partisi yapıyoruz.We're having a beach party next weekend.
Paul sadece bir gösteri yapıyordu.Paul was only putting up a show.
"Biz halk rock yapıyoruz"."Biz halk rock yapıyoruz".
Aşka inanıp inanmadığı sorulduğunda: "Şaka mı yapıyorsunuz?When asked if she believed in love: "Are you joking?
Şimdi "düşünmeli" kayıtlar yapıyorlar.They're making "thinking" records now.
"100 yıldır sucuk yapıyorlar"."100 yıldır sucuk yapıyorlar".
Yeteneğinin çoğunu kullanarak Tanrı'nın işini yapıyor."He does God's work through using the most of his talent."
"İki film yapıyoruz."We are making two films.
Web sitesi 2004'ten 2008'e kadar bir dijital müzik mağazası da yapıyordu.The website also served as a digital music store from 2004 to 2008.
Eric'in ailesinin garajında pratik yapıyorlardı.They practiced in Eric's parents' garage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yapıyor ile cümle - Sayfa 46 - yapıyor kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App