yapıya ile cümle
yapıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Erwin von Steinbach'ın 1277'den 1318'deki ölümüne kadar bu yapıya önemli katkıları olmuştur.Za veliki dio njezine izgradnje od 1277. do svoje smrti, 1318. godine, zaslužan je Erwin von Steinbach.
Fatih Medresesi de yapıya bitişik olarak kurulmuştur.Oblik falusa se primijenjuje i u arhitekturi.
Bu durumda o yapıya özel yangı terimi kullanılır.Za touto budovou sa nachádza samostatná budova požiarnej zbrojnice.
Tetraploid genetik yapıya sahip bir bitkidir.Kukurica je modelová rastlina v genetike.
Devleti ve toplumu demokratik bir yapıya kavuşturmak.Medzi jej ciele patrí budovanie občianskej a demokratickej spoločnosti.
Sukabakları, doğal haliyle bile dekoratif bir yapıya sahiptir.Ide o chránený prírodný výtvor plniaci dekoratívnu funkciu.
Engebeli bir yapıya sahiptir.Má pevne stanovenú štruktúru.
Erwin von Steinbach'ın 1277'den 1318'deki ölümüne kadar bu yapıya önemli katkıları olmuştur.Erwin von Steinbach je zaslužen za večji prispevek od leta 1277 do svoje smrti leta 1318.
Geçici bir yapı olarak topraktan ya da daha kalıcı bir yapıya sahip taşlardan yapılabilirler.Lahko je izdelana iz zemlje kot začasna struktura ali kamna v trajnejši strukturi).
Ay da benzer bir yapıya sahiptir, fakat demir bir çekirdekten yoksundur.Zemeljska Luna je podobna, vendar nima železnega jedra.
Yeni sulama kuyuları açılmış olup tarımda daha verimli ve daha modern bir yapıya geçileceği olasıdır.Razvijajo se novi tanki, ki bi lahko pripomogli k še večji varnosti in učinkovitosti na sodobnem bojišču.
Okul, modern bir yapıya sahiptir.Sedaj imajo učenci na voljo sodobno računalnico.
Baklagiller otsu bir yapıya sahip olabildikleri gibi odunsu bir yapıya da sahip olabilirler.Grmovnice označene z * imajo lahko tudi drevesno obliko.
İlk motorlu uçak olan Wright Flyer çift kanatlı bir yapıya sahipti.Prvo letalo Wright Flyer I je bil dvokrilec.
1500 yılında ise bu yapıya ait kalıntılar tamamen yok oldu.V 15. stoletju je celotna konstrukcija vrat veljala za neustrezno.
Şehrin yakınlarında bulunan Tarim kasabası da Hadramut Vadisi'ndeki en uzun yapıya ev sahipliği yapar.Selo pri Robu je najvišje ležeče naselje v Občini Velike Lašče.
Bağımsız bir yapıya sahipti.Imel je več samostojnih razstav.
1500 yılında ise bu yapıya ait kalıntılar tamamen yok oldu.1500 m. dėl konstrukcinių klaidų didelę jos dalį teko išardyti.
Böylece araç olabildiğince alçak bir yapıya sahip olacaktı.Turi turėti kiek įmanoma didesnį tankį.
Mülheim İlçesi kozmopolit bir yapıya sahiptir.Dėl daugiatautės kilmės ji laiko save kosmopolite.
Rusya, idarî olarak birçok federal yapıya bölünmüştür.Ją iš dalies yra delegavęs kitoms federalinėms institucijoms.
Doğal bir belgelendirmeli yapıya sahiptir.Jame turėjo būti įkurtas Gamtos istorijos kabinetas.
Cafe Prückel 1950'lereden kalma bir yapıya sahiptir.Greta piliakalnio iki 1950 m. buvęs vandens malūnas.
Ay da benzer bir yapıya sahiptir, fakat demir bir çekirdekten yoksundur.Mėnulis taip pat panašus, tačiau neturi metalinio branduolio.
Çamlıcalar’ın jeolojisi kompleks bir yapıya sahiptir.Sudėtingos geologinės sąlygos lėmė pilies struktūrą.
Fatih Medresesi de yapıya bitişik olarak kurulmuştur.Mečetėse knygą privaloma laikyti šalia Korano.
Üç defa üst yapıya gidip geldi.Poodiumile jõuti kolmel korral.
Neptün katı bir yapıya sahip olmadığı için, atmosferi enleme göre farklı hızlarda döner.Kuna Neptuun ei ole tahke taevakeha, pöörlevad selle atmosfääri eri laiused eri kiirusega.
Günümüzde ada 80'den fazla tarihi ahşap yapıya ev sahipliği yapmaktadır.Hoone on andnud tänaseks üle 20-aastase ajarea praktilise kasutuse andmetest.
Alt manto daha yoğun bir yapıya sahiptir.To je asi nejlepší způsob, jak si představit spodní plášť.
Alt manto daha yoğun bir yapıya sahiptir.Я гадаю найкраще запам"ятати це так: нижня мантія - густіша.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Aber was interessant war, der erwachsene Triceratops war auch schwammig.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Ale, co ciekawe, dorosły triceratops też był gąbczasty.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.De ami érdekes, az az, hogy a felnőtt Triceratopsz is szivacsos volt.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.그런데 흥미로운 것은 어른 트리케라톱스의 뼈도 스펀지 같다는 것입니다.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Maar het interessante was dat de volwassen Triceratops ook sponsachtig was.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Mais ce qui était intéressant, c'est que l'adulte Tricératops également était spongieux.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Ma quel che è interessante era che l'adulto del Triceratopo era spugnoso anche lui.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Mas o que foi interessante foi que o Tricerátopo adulto era também esponjoso.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Men vad som var intressant var att den vuxna triceratopsen också var svampig.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Nhưng điều thú vị là con trưởng thành Triceratops cũng rất xốp.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Pero lo interesante era que el triceratops adulto también era esponjoso.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Triceratops-ul adult era de asemenea poros.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Zajímavé bylo, že dospělý Triceratops byl také houbovitý.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Zaujímavé bolo, že dospelý Triceratops bol tiež špongiovitý.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Но това, което е интересно, е че порасналият Трисератопс също е гъбест.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.Но что интересно, взрослый трицератопс также имел губчатое строение.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.אבל מה שהיה מעניין שהטריצרטופ הבוגר היה ספוגי גם כן.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.ولكن المثير للإهتمام ان الترايسيراتوبس البالغ كان ايضاً اسفنجي
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.大人のトリケラトプスもスポンジの様でした この頭蓋骨は2メートルもあります
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Also dachte ich mir:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Così ho pensato: "Ecco un caso che necessita di uno scheletro".
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Dus ik dacht:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --그래서 이런 생각을 했습니다, "골격 구조에 비밀이 숨어 있지 않을까?"
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Pomyślałam sobie: "Oto problem, który woła o układ kostny".
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Tak jsem si pomyslela:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Tôi nghĩ rằng:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Y ahí es cuando pensé:
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --Έτσι, σκέφτηκα, "Ορίστε ένα πρόβλημα που απαιτεί ένα σκελετικό σύστημα
Ben de düşündüm ki, "Burada iskeletsel bir yapıya ihtiyaç duyan bir sistem var --И я подумала:
İlgili Sayfalar