Ana içeriğe geç
Sözlük

yapısal ile cümle

yapısal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu aslında bir parça kas dokusunu ve yapısal parçalarının içinden kası nasıl inşaa ettiğimizi gösteriyor.Това всъщност показва парче мускул и как минаваме през структурите, за да проектираме мускула.
Bu aslında bir parça kas dokusunu ve yapısal parçalarının içinden kası nasıl inşaa ettiğimizi gösteriyor.Тут видно шматок м'яза і те, як ми поступово відтворюємо його будову.
Bu aslında bir parça kas dokusunu ve yapısal parçalarının içinden kası nasıl inşaa ettiğimizi gösteriyor.אנחנו לוקחים את התאים, אנחנו מרחיבים אותם, אנחנו שמים את התאים על הפיגומים,
Bu aslında bir parça kas dokusunu ve yapısal parçalarının içinden kası nasıl inşaa ettiğimizi gösteriyor.هذا في الواقع قطعة من العضل و كيف ننظر خلال مكوناتها لنتمكن بالفعل من هندسة العضلة.
Bu aslında bir parça kas dokusunu ve yapısal parçalarının içinden kası nasıl inşaa ettiğimizi gösteriyor.その構造のつくり方を示しています 細胞を取り出し増やした後に
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?Au aceşti tipi creiere oarecum diferite structural, anatomic de ale noastre?
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?Bộ não của những người này có khác với những người còn lại về phương diện cấu trúc và giải phẫu học không?
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?Har disse gutter en hjerne der på en eller anden måde er strukturelt, anatomisk forskellig fra os andres?
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?Ist die Struktur oder Anatomie ihrer Gehirne anders als die beim Rest von uns?
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?두뇌는 구조적으로, 해부학적으로 일반인들과 어떻게 다른지가 알고 싶었습니다.
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?Mají tito lidé mozek, který se nějakým způsobem, strukturálně či anatomicky, liší od toho našeho?
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?Questi ragazzi hanno un cervello in qualche modo strutturalmente, anatomicamente diverso dal nostro?
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?Será que estes tipos têm um cérebro estrutural e anatomicamente diferente do nosso?
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?¿Será que tiene cerebros de alguna manera, estructural o anatómicamente diferentes del resto de nosotros?
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?Имат ли тези хора мозък, който се различава структурно, анатомически от мозъка на останалите хора.
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?האם לבחורים אלה יש מוח שהוא קצת שונה מבחינה אנטומית מהמוח של כולנו
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?هل يمتلكون هؤلاء الأشخاص عقول مختلفة هيكلياً وتشريحياً عما يمتلكه بقيتنا؟
Bu insanlar anatomik ve yapısal olarak bizimkinden farklı beyinlere mi sahiplerdi?構造的 解剖学的に普通の脳とちがうのか? そのこたえは「ノー」でした
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Chcieliśmy zbudować robota, który potrafiłby się wspinać.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Così, ispirati da ciò, abbiamo voluto costruire un robot, che può arrampicarsi su un ambiente scosceso.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Daardoor geïnspireerd wilden we een robot maken die een klif met allerlei structuren kan beklimmen.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Deci, inspiraţi de asta am vrut să construim un robot care se poate căţăra într-un mediu ca o stâncă.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Được truyền cảm hứng từ đó, chúng tôi muốn chế tạo một robot có thể trèo trên địa hình có cấu trúc vách đứng.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Ez adta az ötletet egy olyan robot építéséhez, ami képes átmászni egy tagolt, sziklás terepen.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.그래서 거기서 힌트를 얻어 절벽을 오를 수 있는 로봇을 개발했습니다.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Takže inšpirovaní týmto sme chceli postaviť robota, ktorý by dokázal vyliezť na členité útesy.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Так что, вдохновленные этим, мы захотели построить робота, который может передвигаться по холмистой местности.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.אז בהשראת מגבלה זו רצינו לבנות רובוט שמסוגל לטפס בסביבה של צוקים מובנים.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.ومن هذا إستوحيت فكرة بناء هذا الرجل الآلي حيث يمكنه تسلق بيئة المنحدرات
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.よじ登れるロボットを作りたいと思いました それがこのCLIMBeRです
Buradaki mercan resifleri yapısal bakımdan, hayatımda karşılaştığım en sıra dışı resiflerdi.그런데, 그곳의 산호초들은 정말 제가 평생 본 것들 중 구조적으로 가장 특이했습니다.
Buradaki mercan resifleri yapısal bakımdan, hayatımda karşılaştığım en sıra dışı resiflerdi.là những thứ lạ thường, và có cấu trúc nhất mà tôi từng được thấy trong đời.
Buradaki mercan resifleri yapısal bakımdan, hayatımda karşılaştığım en sıra dışı resiflerdi.Struktur zu den außergewöhnlichsten gehören, die ich jemals in meinem Leben gesehen habe.
Buradaki mercan resifleri yapısal bakımdan, hayatımda karşılaştığım en sıra dışı resiflerdi.Tamtejsze rafy koralowe były jednymi z najwspanialszych, jakie kiedykolwiek widziałem.
Buradaki mercan resifleri yapısal bakımdan, hayatımda karşılaştığım en sıra dışı resiflerdi.ששוניות האלמוגים בה היו באמת כמה מהיוצאים מן הכלל, מבחינה מבנית, שאי-פעם ראיתי בחיי.
Buradaki mercan resifleri yapısal bakımdan, hayatımda karşılaştığım en sıra dışı resiflerdi.حيث كانت الشعب المرجانية حقا وسط الاكثر روعه والاكثر عمرانا التي لم اشاهد مثلها طيلة حياتي
Buradaki mercan resifleri yapısal bakımdan, hayatımda karşılaştığım en sıra dışı resiflerdi.たぐいまれで 構造的にも 今まで見たことのないものでした ここに一枚の写真があります
Çember, gücün dolaşımını gösterir ve üstünde yapısal bir matris çizilerek o gücün çağrılması sağlanır.Cirklen symboliserer kraftens omløb. Ved at trække en matrix over den, - - kan man besværge kraften.
Çember, gücün dolaşımını gösterir ve üstünde yapısal bir matris çizilerek o gücün çağrılması sağlanır.-ja piirtämällä sen päälle rakennematriisin- -voi saada voiman käyttöönsä.
Çember, gücün dolaşımını gösterir ve üstünde yapısal bir matris çizilerek o gücün çağrılması sağlanır.Krąg oznacza cyrkulację mocy, a narysowanie w nim strukturalnej matrycy umożliwia uwolnienie tejże mocy.
Çember, gücün dolaşımını gösterir ve üstüne yapısal bir matris çizilerek o gücün çağrılması sağlanır.Cirklen udtrykker kraftens omløb. Trækker man en matrix over den, - - kan man besværge kraften.
Çember, gücün dolaşımını gösterir ve üstüne yapısal bir matris çizilerek o gücün çağrılması sağlanır.Krąg oznacza przepływ mocy, a wyrysowanie w nim matrycy strukturalnej umożliwia wywołanie tejże mocy.
Çember, gücün dolaşımını gösterir ve üstüne yapısal bir matris çizilerek o gücün çağrılması sağlanır.Ympyrä ilmaisee voiman kiertoa. Piirtämällä rakennematriisin sen päälle- -voi saada voiman käyttöönsä.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Ale ja nie wierzę w problemy architektoniczne.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Dar eu nu cred cu adevărat în probleme arhictecturale; eu cred numai în oportunităţi.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Ich glaube aber eigentlich nicht an architektonische Probleme; ich glaube nur an Möglichkeiten.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.하지만 저는 건축적 문제를 신뢰하지 않습니다.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Maar ik geloof niet echt in architecturale problemen; ik geloof enkel in kansen.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Ma io non credo troppo ai problemi architettonici; credo solo nelle opportunità.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Mais je ne crois pas vraiment aux problèmes architecturaux, je crois seulement aux opportunités.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Mas eu não acredito em problemas arquitectónicos;
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Nhưng tôi không thật sự tin tưởng vào những vấn đề kiến trúc;
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Tapi saya tidak benar-benar percaya pada masalah arsitektur; saya hanya percaya pada kesempatan.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Αλλά δεν πιστεύω πραγματικά σε αρχιτεκτονικά προβλήματα.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.Но аз всъщност не вярвам в архитектурните проблеми; вярвам само във възможностите.
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.אבל אני לא ממש מאמין בבעיות ארכיטקטואלית;
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.ولكني في الحقيقة لا أؤمن بالمشاكل المعمارية
Fakat ben aslında yapısal problemlerin olduğuna inanmıyorum.機会だけを信じています
Güzel. Şimdi moleküler, ampirik ve yapısal formüllerin farklarını az çok biliyoruz. a aPracticamente no se puede ir a la fórmula empírica desde
"hoşçakal" kelimesinin daha sıklıkla yapısal olarak kullandığı yerin farklı olduğunu görüyoruz.Agora estamos a fazer zoom na entrada da casa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod