yapısı ile cümle

yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Genellikle bu ilk metiyonin daha sonra proteinin yapısından posttranslasyonal modifikasyonlarla çıkarılır.Se poistetaan yleensä proteiinin muokkauksen myöhemmissä vaiheissa.
Cümlenin anlamını bozmadan, yapısında değişiklikler yapma olarak da tanımlanır.Se tarkoittaa usein myös totuusarvon muuttumattomuutta, jos lauseeseen tehdään muutoksia.
Diğer taraftan şehrin sanayi yapısı da gelişti.Myös kaupungin teollisuus kehittyi.
Menderes ise şu soruyla cevap vermişti: “Başbakanın yakasına yapışıyorsun, bundan büyük hürriyet olur mu?”Sitten johtaja vain ilmoittaa vangille: ”Teillä oli huono tuuri, vai mitä?
DNA'nın yapısında bulunur.Se on osa DNA:n rakennetta.
1953 yılında DNA yapısını keşfinde rol oynadı.Hänet tunnetaan erityisesti osuudestaan DNA:n rakenteen selvittämiseen vuonna 1953.
Gerisinin üzerine yapışık Gençlerbirliği rozeti bulunur.Selkäevän tyvessä on vaakasuora juova.
Tarzın kızgın, agresif bir yapısı vardır.Veistoksissa on aggressiivinen, jopa väkivaltainen olemus.
Oldukça engebeli bir arazi yapısına sahiptir.He löysivät riittävän suuren tasaisen kohdan.
Uçağın ahşap bir yapısı vardır.Lentokone on puurakenteinen.
Karbon, canlılardaki bütün organik bileşiklerin yapısında bulunur.Hiiltä esiintyy kaikkialla, missä on elämää ja orgaanisia yhdisteitä.
1953: DNA çifte sarmal yapısının keşfi.1953: DNA:n rakenne selvitettiin.
Devletin yönetsel yapısını yeniden düzenledi.Kenraalikuvernöörin ohjesääntö on uudistettava.
Toprak yapısı alçı taşıdır.Yrityksen aputoiminimi on Kivilähde.
Dolayısıyla bir betik dili yapısına da sahiptir.Oletettavasti he omaksuivat myös paštun kielen.
Bir sinek ağa konsa hemen yapışır.Kaadettujen puiden juuristo hajoaa nopeasti.
Şu anda libFLAC'de çok çekirdekli işlemci yapısına destek yoktur.Clydebankissa ei enää juurikaan ole telakkateollisuutta.
Bilimsel Devrimlerin Yapısı (1962), Thomas S. Kuhn'un bilim tarihi üzerine bir analizidir.The Structure of Scientific Revolutions) on tieteenfilosofi Thomas Kuhnin vuonna 1962 ilmestynyt kirja.
Dahası, Ötzi'nin ağız yapısının 3D analizine göre Ötzi'nin aşınmamış tek bir dişi bile olmadığı görülmüştür.Varovaisen arvion mukaan jopa viidennes löydöistä on joutunut vääriin käsiin.
Bu özellikler proteinlerin yapısını belirlemekte önemli rol oynar.Pelin tavoitteena on ymmärtää proteiinien rakennetta.
El freni yine çıplak yapısıyla dikkat çekiyordu.Juontajana toimi jälleen Taru Valkeapää.
Arazi yapısı tarıma çok elverişli değildir.Piirikunta ei ole kovinkaan teollistunut.
Bu yapıtlar Mağara yapısında olup, kiliseye'de benzemektedir.Muuten säännöt ovat kuin Kirkkiksessä.
Bu sıcaklık değişimi oksijen miktarını düşürür ve ekosistemin yapısını etkiler.Lämpö vähentää hapen liukenemista ja vaikuttaa vesistön ekosysteemin rakenteeseen.
12 Mart yapısı içinde özel bir yeri vardı.Pataljoonasta muodostettiin 12. maaliskuuta erillinen lentoyksikkö.
İmparatorluğun erken dönemlerinde cumhuriyetçi devlet yapısı görünüşte korundu.Keisarikunnan alkuaikoina aiemmat tasavaltalaiset muodot suurelta osin säilyivät.
Filmi oluşturan kısa bölümlerin isimlerine bakılınca zaten filmin yapısı hakkında bir fikir edinilecektir.Kun kaikki tarvittavat ovat jo palkattu, on aika rakentaa näyttämöitä, joissa elokuvat kuvataan.
Gian Piero Gasperini 9 yaşında Juventus kulübünün alt yapısında futbola başladı.Gasperini pelasi yhdeksänvuotiaasta alkaen Juventuksen organisaatiossa.
Nagasaki'nin bu coğrafik yapısı Hiroşima'ya nazaran ölü sayısının daha az olmasının en önemli nedeni olmuştur.Nagasakin mäkisen maaston vuoksi tuhovaikutus jäi jonkin verran Hiroshiman pommia pienemmäksi.
Bu enzimlerin aktif bölgelerinin yapısı da benzerdir.Entsymaattiselta aktiivisuudeltaan entsyymin muodot ovat samanlaiset.
Daha sonra çeşme yapısı vaftizhaneye dönüştürülmüştür.Sitten patsas muutettiin naishahmoksi.
Çimlenme ilerledikçe çöğürün yapısı kısa zamanda belli olur.Ennen ruovikon kasvamista pesä on helposti nähtävissä.
Bu sinirin yapısına lomber ve sakral pleksus (L4, L5 ve S1, S2, S3 kökleri)'tan köken alır.Kyseistä lihasta hermottaa nervus plexus sacralis (L5, S1, S2).
Vücut magnezyumunun yaklaşık % 60’ı kemik ve dişlerin yapısında yer alır.60 prosenttia elimistön magnesiumista on luustossa.
Güneyde doğu arazi yapısı dalgalı bir görüntü almaktadır.Maalauksen eteläreunalla on selkeä ihmiskuvio.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Τα Άρθρα 2-10 καθόριζαν την δομή των ανωτάτων αρχών της Ένωσης.
Çin'in ekonomik önemi arttıkça ekonominin yapısı ve sağlığına da dikkat çekiliyor.Καθώς η οικονομική σημασία της Κίνας έχει αυξηθεί, δίνεται προσοχή στη δομή και την υγεία της οικονομίας.
Şarkı yapısı uygun bir koro içermiyor.Η δομή του τραγουδιού δεν περιλαμβάνει ένα σωστό χορό.
EMF komuta yapısı, daimi olmayan bir görev kuvveti karakterindedir.Η δομή της διοίκησης της EMF αντικατοπτρίζει το μη μόνιμο χαρακτήρα της δύναμης.
Çok nadir durumlarda, ikizler yapışık ikiz olabilir.Σε πολύ σπάνιες περιπτώσεις, τα δίδυμα γίνονται σιαμαία.
Şifreleme her dosya ve her 7z dizin yapısı için kullanılabilir.Η κρυπτογράφηση μπορεί να ενεργοποιηθεί και για τα δύο αρχεία και για τη δομή καταλόγου 7z.
On iki çan ile güzel kafes yapısı uzaktan görülebilir.Η όμορφη δομή πέργκολας με δώδεκα καμπάνες φαίνεται από μακριά.
Aşağıdaki tablo sistemin mevcut yapısını gösterir.Ο παρακάτω πίνακας δείχνει την τρέχουσα δομή του συστήματος.
Her bir görev için ihtiyaç duyulacak kuvvet yapısı ve organizasyon üye ülkelerin ortak kararı ile belirlenir.Για κάθε έργο, η απαιτούμενη δύναμη και η οργάνωση, συμφωνείται από κοινού από τα συμμετέχοντα κράτη.
1936'da tiyamin molekülünün yapısını saptadı, ancak bu molekülü ilk kez izole eden kişi değildi.Το 1936 προσδιόρισε τη μοριακή δομή της θειαμίνης, αν και δεν ήταν ο πρώτος που την απομόνωσε.
Kilisenin yapısı ve teolojik konular nesiller boyu süren ateşli bir tartışma konusunu oluşturdu.Η δομή και η θεολογία της εκκλησίας ήταν ζήτημα άγριας διαμάχης επί γενεές.
Nitelendirme malzeme bilimcilerin malzemenin yapısını inceledikleri yoldur.Ο χαρακτηρισμός είναι η μεθοδολογία με την οποία οι επιστήμονες των υλικών μελετούν την δομή ενός υλικού.
Şimdilik yalnızca x64 yapısını destekler.Το DSL υποστηρίζει μόνο την αρχιτεκτονική x86.
Diğer durumlarda ise bu kabuk yapısını S0 galaksinin dış diski ifade edebilir.Σε άλλες περιπτώσεις, όμως, η δομή μπορεί να είναι ο εξώτερος δίσκος ενός φακοειδή γαλαξία.
Bu nüfus yapısı tek tipte değildir.Το φυτό αυτό όμως δεν είναι ο μόνος ξενιστής.
İo, 400 aktif yanardağı ve jeolojik yapısı ile Güneş Sistemin en aktif nesnesidir.Με πάνω από 400 ενεργά ηφαίστεια, η Ιώ είναι το πιο δραστήριο γεωλογικώς αντικείμενο στο Ηλιακό Σύστημα.
Eğitim alt yapısı oldukça gelişmiştir.Η παιδεία είναι πολύ αναπτυγμένη.
Ordunun liderlik yapısı Roma tarihi içinde büyük evrimler geçirmiştir.Η διοικητική ιεραρχία του στρατού υπέστη διάφορες αλλαγές κατά τη διάρκεια της ρωμαϊκής ιστορίας.
Yapısında en dikkate değer özellik, İspanya'da benzersiz olan dairesel şeklidir.Το πιο αξιοπρόσεκτο χαρακτηριστικό της κατασκευής είναι το κυκλικό σχήμα του, μοναδικό στην Ισπανία.
Ampullae yapışıcı podiaya bağlanır.Ενώνει το Φανάρι με το Πέραν.
Uluslararası Menkul Kıymetler Kimlik Numarası'nın (ISIN) yapısı ISO 6166 standartlarında açıklanmıştır.Η διάρθρωσή του ορίζεται στο πρότυπο ISO 6166.
Bu sefer gelecek fazlasıyla düşünülerek oluşturulmuş bir adres yapısıdır.Αυτό το πλέγμα έγινε μια καλά μελετημένη δομή.
Polipeptit yapısında bir hormondur.Ωριμότητας πολύκλωνης.
1989'da, Yeni Zelanda'da yerel yönetimlerin yapısı önemli ölçüde yeniden organize edildi.Το 1989 η κεντρική κυβέρνηση αναδόμησε όλες τις τοπικές διοικήσεις στη Νέα Ζηλανδία.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Η καινοτόμος δομή του προβλημάτισε κάπως τους κριτικούς.

İlgili Sayfalar