yapın ile cümle
yapın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İşinizi yapın.Do your job.
Lütfen öyle yapın.Please do so.
Bir banyo yapın.Take a bath.
Onu derhal yapın.Do it right away.
Onu sadece böyle yapın.Do it just like this.
Yapmanı istediğim şeyi yapıncaya kadar dönme.Don't come back until you've done what I've asked you to do.
Bölümün sonundaki tüm egzersizleri yapın.Do all the exercises at the end of the chapter.
Tom için elinizden geleni yapın.Do your best for Tom.
Elinizden geleni yapın, Tom.Do your best, Tom.
Eğer istediğinizi yapamıyorsanız, yapabildiğinizi yapın.If you can't do what you want, do what you can.
Lütfen bağış yapın.Please make a donation.
Şikayet etmeyi bırakın ve yapmanız istenilen şeyi yapın.Stop complaining and do the work you were asked to do.
Nöbetleşerek yapın.Take turns.
Ne isterseniz yapın.Do what you wish.
Yapmanız gerekeni yapın.Do whatever you have to do.
Lütfen kazaları önlemek için elinizden geleni yapın.Please try your best to avoid accidents.
Sadece size söyleneni yapın.Just do what you're told to do.
Elinizden gelenin en iyisini yapın!Do the best you can.
Ne gerekiyorsa yapın.Do whatever it takes.
Bana daha iyi bir teklif yapın.Make me a better offer.
Bir cin ve tonik yapın.Make it a gin and tonic.
Bunu bir kez daha yapın.Do it once again.
Lütfen size en iyi görüneni yapın.Please do whatever seems best to you.
Lütfen bana bir para iadesi yapın.Please send me a refund.
Bana makul bir açıklama yapın.Give me a reasonable explanation.
Lütfen bunu en kısa zamanda yapın.Please do it as soon as possible.
Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın.Love your enemies, do good to those who hate you.
Eğer kalite istiyorsanız, bunun için ödeme yapın.If you want quality, pay for it.
Onu buna göre yapın.Do it according to this.
Ne yaparsanız yapın, Tom'un size yardım etmesine izin vermeyin.Whatever you do, don't let Tom help you.
Çelik yapının yanında güller var.There are roses next to the steel building.
Çelik yapının çevresinde güller var.There are roses around the steel building.
Çelik yapının önünde laleler var.There are tulips in front of the steel building.
İstediğiniz yerde alışveriş yapın.Shop wherever you want.
Lütfen bu konuda yorum yapın.Please comment on this.
Yaz sayımınızı yapın.Make your summer count.
Olumlu bir şey yapın.Do something positive.
Onlara elinizden gelenin en iyisini yapın.Give them your best.
Onu doğru yapın veya onu hiç yapmayın.Do it right or don't do it at all.
Akşam yemeğini bitirir bitirmez ev ödevinizi yapın.Do your homework as soon as you finish dinner.
Bir istisna yapın.Make an exception.
Lütfen yaptığım şeyi yapın.Please do the same thing I do.
Sonuçları hakkında endişelenmeden görevinizi yapın.Do your duty without worrying about the consequences.
Ne yaparsanız yapın, brokoli yemeyin.Whatever you do, don't eat your broccoli.
Arada bir dışarı çıkın ve biraz egzersiz yapın.Once in a while, go outside and get some exercise.
Ne yaparsanız yapın, onu Tom ile yapmayın.Whatever you do, don't do that with Tom.
Ne yaparsanız yapın, Tom'dan bunu yapmasını istemeyin.Whatever you do, don't ask Tom to do that.
Eğer istiyorsanız devam edin ve onu yapın.Go ahead and do that if you want to.
Sekreterlerinize ödeme yapın.Pay your secretaries.
Lütfen bunu yarın ya da sonraki gün yapın.Please do that tomorrow or the day after.
Lütfen mümkünse bunu bugün yapın.Please do that today if possible.
Lütfen bunu yarına kadar yapın.Please do that by tomorrow.
Bunu elinizden geldiği kadar hızlı yapın.Do that as fast as you can.
Lütfen bunu bir kez daha yapın.Please do that once more.
Lütfen bunu dikkatle yapın.Please do that carefully.
Lütfen bunu yarın yapın.Please do that tomorrow.
Lütfen onu bugün yapın.Please do that today.
Lütfen onu daha sonra yapın.Please do that later.
Bunu kendiniz yapın.Do that by yourself.
Bunu yapıncaya kadar gitme.Don't leave until you've done that.
İlgili Sayfalar