yapın ile cümle
yapın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İstediğiniz gibi yapın.Do as you want.
Evinizin bir krokisini yapın.Make a sketch of your house.
Çalışma kitabınızdaki ilk örneği yapın.Do the first example in your workbook.
Kendi tarzınızla işinizi yapın.Do your work in your own way.
Lütfen hemşirenin dediklerini yapın.Please follow the nurse's directions.
Her şeyde elinizden geleni yapın.Do your best in everything.
Her ne yaparsanız yapın, başarılı olacağınızdan eminsiniz.You are sure to succeed, whatever you do.
Bir seferde bir şey yapın.Do one thing at a time.
Kötü bir gün için tasarruf yapın.Save for a rainy day.
Lütfen yatağı yapın.Please make the bed.
Elinizden geleni yapın.Do your best.
Onu paket yapın.Just wrap it up.
Bunu yapıncaya kadar burada bırakma.Don't leave here until you have done it.
İşi tamamlamak için elinizden geleni yapın.Do your best to complete the work.
Bu kelimelerin her biri ile bir cümle yapın.Make a sentence with each of these words.
Lütfen onu bu şekilde yapın.Please do it this way.
Lütfen kredi kartı ile değil, nakit ödeme yapın.Please pay cash, not by credit card.
İstediğinizi yapın.Do whatever you want.
Onu kendiniz yapın.Do it yourself.
Söylediğim gibi yapın.Do as I told you.
Size söylediğim gibi yapın.Do as I told you.
Elinizden geleni yapın!Do your best!
İşinizi çabucak yapın.Do your work quickly.
Dilediğiniz gibi yapın.Have your own way.
En iyisini yapın.Do your very best.
Lütfen bana biraz çay yapın.Please make me some tea.
Beni izleyin ve tam yaptığım gibi yapın.Follow me and do exactly the way I do it.
Evödevinizi yapın.Do your homework.
Doğru olanı yapın.Do what is right.
Doğru olduğuna inandığınız şeyi yapın.Do what you believe is right.
Teşekkür ederim. Lütfen yapın.Thank you. Please do.
Lütfen rezervasyonunuzu bir hafta önceden yapın.Please make your reservation one week in advance.
Lütfen banyo yapın.Please take a bath.
Noel'e yakın uçuşlar çabuk dolduğu için rezervasyonlarınızı erken yapın.Make your airplane reservations early since flights fill up quickly around Christmas.
En iyi olduğunu düşündüğünüz şeyi yapın.Do what you think is best.
Lütfen istediğiniz gibi yapın.Do as you please.
Yerçekimini yararınıza kullanabiliyorsanız, onu yapın.If you can use gravity to your advantage, do so.
Lütfen bunu yapın.Please do that.
Lütfen önce ona yemek servisi yapın.Please serve him his meal first.
Kendinizi prezentabl yapın.Make yourself presentable.
Şimdi ödevinizi yapın.Do your homework now.
Her gün egzersiz yapınız.Exercise every day.
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise.
Oynamak için dışarıya çıkmadan önce lütfen işlerinizi yapın.Please do your chores before you go out to play.
Onu kendiniz yapın ve hemen yapın.Do it yourself and do it right away.
Öyleyse sadece kendi zamanınızda elinizden geleni yapın.Well, just do your best in your own time.
Eğer mümkünde bu işi yarına kadar yapın.Do this work by tomorrow if at all possible.
Açık havada egzersiz yapın.Exercise outdoors.
Eğer boş zamanınız varsa, onu kullanın ve ev ödevinizi yapın.If you have any free time, use it and do your homework.
İki sıra yapın.Form two lines.
Yavaş yapın. Acele etmeye gerek yok.Take your time. There's no rush.
Cevap vermek için elinizden gelen her şeyi yapın.Do all you can in order to answer.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.Just do the essential repairs, please.
Onu yarın yapın.Do it tomorrow.
"Yapmamı istediğin her şeyi yapamam." "Öyleyse sadece elinizden geleni yapın.""I can't do everything you've asked me to do." "Then just do what you can."
Onu çabucak yapın.Do it quickly.
Bana vurmak istiyor musunuz? Devam edin ve en iyi vuruşunuzu yapın.Do you want to hit me? Go ahead and take your best shot.
Bu akşam bir şeyler yapın!Do do something this evening.
Ne yaparsanız yapın, o kapıyı açmayın.Whatever you do, don't open that door.
Fotoğraflara bir göz atın ve yorum yapın!Take a look at the photos and comment!
İlgili Sayfalar