yapılar ile cümle
yapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Partendo da qui, abbiamo sezionato quei visi in parti più piccole, ottenendo le componenti del suo volto.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Podzieliliśmy potem te wszystkie twarze na mniejsze części.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Từ đó, chúng tôi chia những gương mặt đó thành những mảnh hơn và thành phần nhỏ của gương mặt anh ấy.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Und dann haben wir diese Gesichter in kleinere Bestandteile und Komponente zerstückelt.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Van daaruit hebben we die gezichten opgedeeld in steeds kleinere stukken.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Από εκεί, στην ουσία χωρίσαμε αυτά τα πρόσωπα σε μικρότερα κομμάτια και μέρη του προσώπου του.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Звідси ми буквально розділили ці лиця на маленькі шматочки та компоненти його обличчя.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Отсюда мы фактически разъединяли эти лица на маленькие кусочки и компоненты его лица.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.После разделихме тези пози на отделни компоненти на лицето му.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.משם למעשה חתכנו את הפנים הללו לחלקים קטנים ורכיבים של הפנים שלו.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.من هناك ، ونحن في الواقع قد نقشنا في تلك الوجوه إلى قطع صغيرة ومكوناتها في داخل وجهه.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.切り込んでいって 文字通り何千という型ができあがりました
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.마찬가지로 대규모 구조 외에 소규모 구조도 볼 수 있게 되었습니다.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.Látjuk a nagyléptékű stuktúrát, de látjuk plusszban a kisléptékű struktúrát is.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.On voit la même structure à grande échelle, mais on voit une structure supplémentaire à petite échelle.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.Vedem aceleaşi structuri la scară mare, dar vedem şi structuri adiţionale de scară redusă.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.Vemos a mesma estrutura de larga-escala, mas vemos adicionalmente estruturas de pequena-escala.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.Vemos la misma estructura de gran escala, pero vemos estructura adicional de pequeña escala.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.We zien dezelfde grootschalige structuren, maar we zien ook additionele kleinschalige structuren.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.Wir sehen die gleiche Großstruktur, aber wir entdecken auch die kleinere Struktur.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.Βλέπουμε την ίδια δομή μεγάλης κλίμακας, αλλά βλέπουμε επιπλέον δομές μικρής κλίμακας.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.Видна как крупно-масштабная структура, так и дополнительные, меньшие структуры.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.Виждаме същата широко-мащабна структура, но виждаме и допълнителна тясно-мащабна структура.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.Ми бачимо таку саму широкомасштабну структуру, але додатково ми бачимо структуру невеликого масштабу.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.אנו רואים אותו מבנה גדול, אבל אנו רואים מבנה קטן נוסף.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.نرى نفس الهياكل الضخمة ولكن بالاضافة الى ذلك نفس الهياكل الاقل ضخامة.
Aynı büyük ölçekli yapıyı gördük, ama ek olarak küçük ölçekli yapılar da vardı.小規模構造も見えるようになりました 右下にあるのは もし衛星の方向が逆になって地球を描いたら
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık. Brad'in diş yapılarından çalıştık.Pracowaliśmy również nad ustami, opierając się na szczęce Brada.
"Bak, benim 25 yıldır çözemediğim bir problem var, ve kimse çözemez. Fatou adında adamların yapıları var."On ongelma, jota en voinut ratkaista 25 vuotta sitten, ja jota kukaan ei osaa ratkaista.
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.Ik ben gewend aan algoritmen en datastructuren en supergemotiveerde studenten.
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.저는 알고리즘이나 데이터 구조 아니면 아주 열성적인 학생들에는 익숙하지만
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.אני רגיל לאלגוריתמים ומבני נתונים ותלמידים בעלי מוטיבציה גבוהה,
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.فأنا في حياتي العملية اتعامل مع الخوارزميات وهيكلية البيانات ومع طلاب متحمسون للعلم كثيراً
Ben algoritmalara, veri yapılarına ve süper istekli öğrencilere alışığım.データ構造や 非常に意欲的な学生に 囲まれて暮らしていたので 私には
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Aceste mici decorațiuni, aceste tipuri neintenționate de design mi se par a fi reconfortante.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Deze plaatjes, deze toevallige stukjes design, vind ik verfrissend.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Dla mnie te małe winietki, małe przypadkowe fragmenty designu, są bardzo pokrzepiające.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Encuentro que estas pequeñas viñetas, estas piezas de diseño accidentales, son refrescantes.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Ho trovato che queste piccole vignette, questi piccoli e casuali pezzi di design, fossero rinfrescanti.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Ich finde diese kleinen Vignetten, dieses kleine, zufällige Design, erfrischend.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Je trouve ces petites vignettes, ces petits designs accidentels, rafraîchissants.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.이러한 모양을 발견했죠 이러한 의도되지 않은 디자인 작품들이 뭔가 신선하고
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Намирам тези малки винетки, тези малки случайни елементи на дизайн, за освежителни.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.Я нахожу эти маленькие виньетки, эти случайные части дизайна, освежающими.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.אני מוצא את עיטורי השוליים הקטנים הללו, את פיסות העיצוב המקריות האלו, להיות מרעננים.
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.أنا أجدها كصور موجزة صغيرة كتصاميم خدثت بالصدفة لكي تكون منعشة
Ben bu küçük cici, bu kazara bir tasarım ürünü haline gelmiş yapıları iç açıcı, ferahlatıcı buluyorum.小さなデザインというのは 新鮮に感じられます こういった作品はどこか
Bence büyüleyiciler çünkü doğal yapılarında hücre çekirdekleri yok.Creo que es fascinante que realmente no tienen un núcleo en su forma madura.
Bence büyüleyiciler çünkü doğal yapılarında hücre çekirdekleri yok.Ik vind het eigenlijk fascinerend dat ze geen kern hebben in hun volmaakte vorm.
Bence büyüleyiciler çünkü doğal yapılarında hücre çekirdekleri yok.저는 애내들이 세포핵이 없는게 정말 신기해요
Bence büyüleyiciler çünkü doğal yapılarında hücre çekirdekleri yok.Mi se pare fascinant că defapt nu au nucleu în forma lor matură.
Bence büyüleyiciler çünkü doğal yapılarında hücre çekirdekleri yok.Myślę, że to niesamowite, że dojrzałe erytrocyty nie mają jądra.
Bence büyüleyiciler çünkü doğal yapılarında hücre çekirdekleri yok.Penso che sia affascinante che in realtà non hanno un nucleo nella loro forma matura.
Bence büyüleyiciler çünkü doğal yapılarında hücre çekirdekleri yok.Přijde mi fascinující, že ve své dospělé formě nemají jádro.
Bence büyüleyiciler çünkü doğal yapılarında hücre çekirdekleri yok.Saya pikir ini menarik bahwa mereka sebenarnya tidak memiliki inti dalam bentuk dewasa mereka.
Bence büyüleyiciler çünkü doğal yapılarında hücre çekirdekleri yok.זה מרתק לדעת שהם בעצם חסרי גרעין בצורה הבוגרת שלהן.
Benzer yapıları vardır.Au aceeași arhitectură.
Benzer yapıları vardır. Bütün hikayeler gibi korkuların da kahramanları vardır.Net als alle verhalen hebben angsten personages.
Benzer yapıları vardır.Chúng có kết cấu giống nhau.
Benzer yapıları vardır.Hanno la stessa struttura.