yapıları ile cümle
yapıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Moleküllerin yapılarının nasıl oluştuğunu gerçekten anlayan bir kimya kitabı hayal edin.Представете си учебниците по химия, които всъщност разбират структурата на това как молекулите са формирани.
Moleküllerin yapılarının nasıl oluştuğunu gerçekten anlayan bir kimya kitabı hayal edin.Представьте учебник по химии, который на самом деле понимает как устроены молекулы.
Moleküllerin yapılarının nasıl oluştuğunu gerçekten anlayan bir kimya kitabı hayal edin.Уявіть підручник хімії, який справді розуміє, за яким принципом формуються молекули.
Moleküllerin yapılarının nasıl oluştuğunu gerçekten anlayan bir kimya kitabı hayal edin.דמיינו ספרי כימיה שבאמת מבינים את המבנה בו המולקולות נוצרות.
Moleküllerin yapılarının nasıl oluştuğunu gerçekten anlayan bir kimya kitabı hayal edin.تخيلوا كتب الكيمياء التي تقوم بفهم هيكل كيفية تشكل الجزيئات.
Moleküllerin yapılarının nasıl oluştuğunu gerçekten anlayan bir kimya kitabı hayal edin.教科書を作れますし XMLを音楽の分野へ応用すれば 音楽の意味的構造を探究し
Ohio Eyalet Üniversitesi'nden David Hughes bazı fraktal yapıları da kullandığıDavid Hughes ved Ohio State University har skrevet en indføring i afrocentrisk arkitektur -
Ohio Eyalet Üniversitesi'nden David Hughes bazı fraktal yapıları da kullandığı오하이오 주립대의 데이비드 휴즈는 프랙탈 구조에 기반한
Ohio Eyalet Üniversitesi'nden David Hughes bazı fraktal yapıları da kullandığıדיוויד יוז מאוניברסיטת אוהיו כתב ספר לימוד על ארכיטקטורה אפרוסנטרית,
Ohio Eyalet Üniversitesi'nden David Hughes bazı fraktal yapıları da kullandığıوقد كتب ديفيد هيوز في جامعة ولاية أوهايو كتابا عن فن عمارة الافروسنتريك
Ohio Eyalet Üniversitesi'nden David Hughes bazı fraktal yapıları da kullandığıその中でこの様なフラクタル構造も紹介しています
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Alle dortigen organischen Stoffe sind perfekt erhalten.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Alle organische materie is perfect bewaard.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Minden tökéletes épségben megőrződött.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş. Onları kazmaya başlıyoruz.Allt organiskt är perfekt bevarat och vi började plocka upp dem.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş. Onları kazmaya başlıyoruz.DNA込みの、完全な遺体が手に入ると予測しています
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş. Onları kazmaya başlıyoruz.난파선들의 모든 유기물은 완벽하게 보존되었습니다. 우리는 파내기 시작합니다.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş. Onları kazmaya başlıyoruz.Zaczynamy je wydobywać.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş. Onları kazmaya başlıyoruz.כל החומר האורגני שלהן שמור היטב. אנחנו מתחילים לחפור אותן.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş. Onları kazmaya başlıyoruz.كل الكائنات العضوية محفوظة على نحو تام. وبدأنا في التنقيب عن هذه الأشياء.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Semua bahan organiknya terawetkan dengan sempurna.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Toate detaliile lor sunt perfect conservate.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Todos los materiales orgánicos se conservan perfectamente.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Toutes leurs parties organiques sont parfaitement préservées.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Tutte le parti organiche sono perfette.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Všetky ich organické časti sú skvelo zakonzervované.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Όλα τα οργανικά υλικά είναι διατηρημένα στην εντέλεια.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Все органические материалы в идеальной сохранности.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.Ние започваме да ги изкопаваме.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.A przecież te budynki ograniczone są techniką, która jest ich częścią.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.Cependant, nos constructions sont vraiment limitées par les techniques et les souhaits qui leurs sont propres.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.Eppure i nostri edifici sono abbastanza limitati dalle tecniche e dai prodigi che ne fanno parte.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.No entanto, eles são bastante limitados pelas técnicas e pelo fascínio que faz parte deles.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.Pedig az épületeink eléggé be vannak határolva a technológiák és a rácsodálkozások által amik a részeik.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.Şi totuşi clădirile noastre sunt destul de limitate de tehnici şi de minunile care le compun.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.Vậy mà những tòa nhà của ta bị hạn chế đáng kể bởi kỹ thuật và sự băn khoăn là một phần của chúng.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.그러나 빌딩은 사실 기술과 wonder에 많은 제약을 받는 것입니다.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.И все пак нашите сгради са до голяма степен ограничени от техниките и чудесата, които са били част от тях.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.אבל הבניינים שלנו בעצם מוגבלים מכוח הטכניקות והפליאה שהיו חלק מהם.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.و لكن مبانينا هي الى حد كبير محدودة بالتقنيات والعجائب و التى أصبحت جزءا منها.
Oysa yapılarımız büyük ölçüde parçası oldukları teknikler ve meraklar ile kısıtlanmış.制限されてしまうのです 再び、「予想外」は「生(なま)」でもあります
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.Ahogy Peter említi, nem csak a legmagasabb, de a legérdekesebb épületeket is ők csinálják.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.Ako nám hovorí Peter, nielen že produkujú najvyššie stavby, ale i tie z najzaujímavejších stavieb.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.Aşa cum ne spune Peter, nu numai că produc cele mai înalte structuri, ci şi cele mai interesante dintre toate.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.Come dice Peter, non solo creano le strutture più alte, ma sono anche le strutture più interessanti.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.Jak říká Peter, nejen že postaví ty nejvyšší věže, ale ony jsou ty věže i nejzajímavější.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.피터가 말한 것처럼 아이들은 탑이 가장 높을 뿐아니라 그 구조도 매우 재미있습니다.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.Som Peter påpekar så bygger de inte bara de högsta konstruktionerna, utan även de mest intressanta.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.Tak jak mówi nam Peter, nie tylko tworzą konstrukcje najwyższe, ale także najciekawsze z nich wszystkich.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.По словам Питера, они не только создают самые высокие башни, но и самые интересные.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.Як нам каже Пітер, вони не лише виготовляють найвищі структури, але це й найцікавіші структури з усіх.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.כמו שפיטר אומר, לא רק שהם בונים את המבנים הגבוהים ביותר, אלא גם את המבנים המעניינים ביותר.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.كما يخبرنا بيتر، لا يقومون فقط بإنتاج أطول الهياكل، لكنها أيضاً أكثر الهياكل إثارة بين الجميع.
Peter'in söylediği gibi, sadece en yüksek yapıları yapmakla kalmazlar, hepsinden ilginç yapıları inşa ederler.幼稚園児たちは高いだけでなく 一番面白い建造物を作ります 皆さん疑問に思われるでしょう
RABbin Tapınağını, sarayı ve Yeruşalimdeki bütün evleri ateşe verip önemli yapıları yaktı.A spálil dom Hospodinov i dom kráľov i všetky domy Jeruzalema i všetky veľké domy popálil ohňom.
RABbin Tapınağını, sarayı ve Yeruşalimdeki bütün evleri ateşe verip önemli yapıları yaktı.A spálil dom Hospodinov i dom kráľov i všetky domy Jeruzalema, i všetky veľké domy popálil ohňom.
RABbin Tapınağını, sarayı ve Yeruşalimdeki bütün evleri ateşe verip önemli yapıları yaktı.A zapálil dům Hospodinův i dům královský, i všecky domy v Jeruzalémě, a tak všecky domy veliké vypálil.
RABbin Tapınağını, sarayı ve Yeruşalimdeki bütün evleri ateşe verip önemli yapıları yaktı.A zapálil dům Hospodinův, i dům královský, i všecky domy v Jeruzalémě, a tak všecky domy veliké vypálil ohněm.
RABbin Tapınağını, sarayı ve Yeruşalimdeki bütün evleri ateşe verip önemli yapıları yaktı.bruciò il tempio, la reggia e tutte le case di Gerusalemme, dando alle fiamme tutte le case di lusso
RABbin Tapınağını, sarayı ve Yeruşalimdeki bütün evleri ateşe verip önemli yapıları yaktı.Hij brandde de tempel plat, evenals het koninklijk paleis en alle andere huizen die nog iets betekenden.