Ana içeriğe geç
Sözlük

yapılan ile cümle

yapılan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Peynir, inek, keçi, koyun, ve diğer memelilerin sütlerinden yapılan bir katı gıdadır.Cheese is a solid food made from the milk of cows, goats, sheep, and other mammals.
Her şey yapılana kadar teorik olarak imkansızdır.Everything is theoretically impossible until it's done.
Laura için yapılan sürpriz parti bu gece değil, yarın gece.The surprise party for Laura is not tonight, but tomorrow night.
Herkes onun tarafından yapılan resimlere hayrandır.Everyone admires the pictures painted by him.
Meyer ve arkadaşları tarafından yapılan çalışma olağandışıydı.The study by Meyer and his colleagues was unusual.
Peynir ve tereyağı sütten yapılan ürünlerdir.Cheese and butter are products made from milk.
Öğrenci tarafından yapılan konuşma ilginçti.The speech made by the student was interesting.
Bu onun tarafından yapılan bir resimdir.This is a picture painted by him.
Bu, Japonya'da yapılan bir saat.This is a watch made in Japan.
Bu, Japonya'da yapılan bir kronometre.This is a stop watch made in Japan.
Bu, Japonya'da yapılan bir otomobil.This is the car made in Japan.
Bu,bu orkestra ile yapılan beşinci konser.This is the fifth concert by this orchestra.
Burada yapılan şarap çok ünlüdür.Wine made here is very famous.
Evet. Onun tarafından yapılan resimlere herkes hayran.Yes. Everyone admires the pictures painted by him.
İngiltere'den Hindistan'a yapılan yolculuk eskiden 6 ay sürerdi.The voyage from England to India used to take 6 months.
Picasso tarafından yapılan resmi hiç gördünüz mü?Have you ever seen the picture painted by Picasso?
Az önce yapılan duyuruyu anlayamadım.I couldn't understand the announcement that was just made.
Son zamanlarda yapılan bir araştırma sigara içenlerin sayısının azaldığını göstermektedir.A recent survey shows that the number of smokers is decreasing.
Başkan tarafından yapılan konuşma taraftarlarını mutlu etti.The speech made by the president yesterday delighted his supporters.
Rahip yeni yapılan kiliseyi kutsadı.The priest blessed the newly built church.
Zamanında yapılan eylem gelecekteki sorunu engeller.Prompt action prevents trouble in the future.
Öğretmen öğrenciler tarafından yapılan gramatik hataları gösterdi.The teacher pointed out the grammatical errors made by the students.
Hiçbir şey sabah yapılan bir yürüyüş kadar hoş değil.Nothing is as pleasant as a walk in the morning.
Japonya'da yapılan arabalar tüm dünyada kullanılmaktadır.Cars made in Japan are used all over the world.
O her zaman rakipleri tarafından yapılan hatalardan yararlanır.He always takes advantage of the mistakes made by his rivals.
Onların evi yeniden yapılandırılıyor.Their house is being remodeled.
O, konser için annesi tarafından yapılan mavi bir elbise giydi.She wore a blue dress made by her mother for the concert.
O, kendine yapılan zorbalık üzerine kara kara düşündü.She brooded over the bullying done to her.
Dikiş elle yapılan iştir.Sewing is manual work.
İlk olarak, laboratuvarlarda yapılan deneylerden bahsedelim.First, let us talk about the experiments conducted in laboratories.
Kliniğimizde yapılan ameliyat yarım saat içinde bitti.The surgery, performed at our clinic, is over in half an hour.
Bugün yapılan çoğu bilgisayar çok çekirdekli işlemcilerle donatılmıştır.Most computers made today are equipped with multi-core processors.
Uygun bir güvenlik duvarı sistemiyle bu sunucuyu yapılandırmam gerekiyor.I need to configure this server with an appropriate firewall system.
Sizinle yapılan takaslar sonsuza dek sürecek gibi görünüyor.Exchanges with you seem to go on endlessly.
Oyunu ilk kez başlattığınızda oyun yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.You can adjust game configuration options when starting the game for the first time.
Oyuna ilk kez başlarken oyunu yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.You can adjust game configuration options when starting the game for the first time.
Tom, iş yaparken yapılan hatalardan endişeleniyor.Tom worries about making mistakes at work.
Kongre tarafından yapılan planlara uyuyorum.I'm following the plans made by congress.
Belleau Wood için yapılan savaş üç hafta sürdü.The Battle for Belleau Wood lasted three weeks.
Yapılan evlerin sayısı düşüyordu.The number of houses being built was dropping.
Yerleşimciler, yapılan anlaşmalara her zaman saygı göstermediler.The settlers did not always honor the treaties.
Rembrandt tarafından yapılan bu tablo bir başyapıttır.This painting by Rembrandt is a masterpiece.
Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.The defenders checked the onslaught by the attackers.
Tom ve Mary cennette yapılan bir eşti.Tom and Mary were a match made in heaven.
Etnik İran gıdalarında, sütten yapılan birçok ürün görebilirsiniz.In ethnic Iranian foods, you can see many products which are made of milk.
Ahşaptan yapılan evler taştan yapılanlara göre daha çabuk yanar.A wooden house burns more easily than a stone house.
Bu konuda yapılan araştırma oldukça şüpheli.Research in this area is somewhat equivocal.
Neredeyse yapılan iş yanına kâr kaldı.He almost got away with it.
Yapılan herhangi bir zarar olduğunu sanmıyorum.I don't think there was any harm done.
Düzgün bir şekilde yapılan işleri severim.I like things done properly.
Yapılan iş yanına kâr kalmayacak.You won't get away with this.
O, çok kolay yapılan bir işti.It was a walk in the park.
Parkta yapılan yürüyüş sırasında o, kazara eski arkadaşıyla karşılaştı.During a walk in the park she accidentally met her old friend.
Yumurta atmak yumurtalar tarafından yapılan hasar 400 doları aşarsa bir suçtur.Throwing eggs is a felony if the damage done by the eggs exceeds 400$.
Orada yapılan çok az film olduğu söylenmeli.It must be said that there are very few films made there.
Son günlerde buralarda yapılan büyük değişiklikler vardı.There've been some big changes made around here recently.
Buralarda yapılan bazı büyük değişiklikler vardı.There've been some big changes made around here.
Tom zamanında yapılan raporu almak için elinden geleni yapıyor.Tom is doing his best to get the report done on time.
Avukat karşılıksız yapılan servislerini önerdi.The lawyer offered his services pro bono.
İtalya'da yapılan bu titanyum bisiklet inanılmaz hafiftir.This titanium bicycle made in Italy is incredibly lightweight.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod