Temizleme işlemi genellikle su içinde yapılır.Zazwyczaj skrzek składany jest w wodzie.
Gaga'nın kız kardeşi Natali Germanotta'ya cameo görünümü yapılıyor.W kolejnym ujęciu gościnnie wystąpiła siostra Gagi, Natali Germanotta.
Yılın her günü burada piknik de yapılır ki...Co roku odbywała się tu także Noc Sobótkowa.
Bağımsız filmler genellikle Hollywood dışında veya diğer büyük stüdyo sistemleri tarafından yapılır.Częściej niż w wielkich hollywoodzkich produkcjach można go zobaczyć w filmach niezależnych i europejskich.
Doğumlar genelde yağmur mevsiminde yapılır.Szczyt urodzeń przypada zwykle na porę deszczową.
Avrupa bizonu, Amerika bizonundan daha küçük yapılıdır.Homar amerykański jest większy od homara europejskiego.
Bu ayrım yapılırken ülkenin coğrâfi ve ekonomik durumu göz önünde bulunduruldu.Nałożyła się na to także izolacja i status ekonomiczny regionu.
Videolar (Uzman TV): Kadından erkeğe cinsiyet değiştirme ameliyatı nasıl yapılır?Music Videos: What's a Girl to Do? (ang.).
Genelde küçük bir şölen yapılır veya yemek verilir.Niekiedy praktykuje się poczęstunek lub wspólny posiłek.
Ayrıca küçükbaş hayvacılık da yapılır.Powstała też niewielka supernowa.
Kliring anlaşmaları genellikle kısa dönemler (genelde bir yıl) için yapılır.Mimo że burze zdarzają się, to są bardzo rzadkie (raz na rok).
Kişisel savunmanızı çeşitli zırh ve teçhizatlarla yapılır.Kolekcjonuje różne bronie i artefakty.
Askerler için özel yapılır.Zabudowana jest szeregowcami.
Tanrıların portreleri de yapılırdı.Malarz tworzył także portrety.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Gniazda są dobrze ukryte, zlokalizowane na wysokości 1,3 do 7,6 metra nad ziemią.
İki kişilik yapılır.Przeznaczony jest dla dwóch osób.
Ama genellikle hafta sonunda yapilir.Odwiedzał go regularnie pod koniec tygodnia.
Rastgele üretilen sayılardan faydalanılarak istatistiksel simülasyonlar Monte Carlo metoduyla yapılır.Losowanie konkretnych parametrów dla pojedynczej symulacji odbywa się z użyciem metody Monte Carlo.
Reform hareketinde, hem erkek hem de kız çocukların bat/bar mitzvaları on üç yaşında yapılır.Wiem, jakie zmiany rozwojowe zachodzą u chłopców i dziewczyn w moim wieku.
Onun için bir website bile yapılır.Prowadzi natomiast stronę internetową.
İkinci etapta sözel zekayı test etmek için yapılan uygulama 3 tur halinde yapılır.W drugim etapie badania wykorzystano krzyżówkę testową.
Gelen misafirler için yemek yapılır.Do dyspozycji gości oddana jest kuchnia.
Birden çok oturumda yapılır.Często je w pozycji siedzącej.
Bu işler, Sonderkommando olarak adlandırılan Yahudi mahkûmlar tarafından yapılırdı.Byli to Żydzi z tzw. Ausgrabenkommando.
Radyoterapi birden çok seansta yapılır.Audycja radiowa Nagle BOM!
Seçimler gizli oylama ile yapılır.Wybór następuje w głosowaniu tajnym.
İnce uzun yapılı küçük planktonik hayvanlardır.Larwy żyją jako zwierzęta planktoniczne.
Ödülü alacak eserin seçimi, üyeleri genel olarak her yıl değişen bir jüri eliyle yapılır.Nagrodę przyznaje, zmieniające się corocznie, jury.
Keşkek mahallenin gençlerinin gelen misafirlerin enselerine havlu konularak yapılır(?).Dla młodszych roczników mają być założone wsie dziecięce” „(...)
Her yıl bu tören Londra'daki Westminster Manastırı'nda yapılır.Spotkania odbywają się prawie w każdy miesiąc, w miejscowości Westminster.
Çalışmalar Bilderberg Toplantıları'ndaki üsluba benzer bir şekilde yapılır.Uczestniczył w spotkaniach Grupy Bilderberg.
Yaz aylarinda 3 gün süren bir festival yapılır.Festiwal trwa przez trzy miesiące letnie.
Ateşleme dışarıdan yapılıyordu.Strzał został oddany z daleka.
Genellikle bu yapılır.Zwykle jest to czas.
Düğün: Nikah akşamı düğün salonunda yapılır.Weselne ‘przyjęcie’ odbywa się w barze szybkiej obsługi.
Haziran-Temmuz döneminde süt festivali yapılır.W czerwcu odbywają się festiwale wina.
Çalıcaalan mahallesinde 2 gün bayram yapılır.Odsłona 2 Noc w parku.
Regresyon testi ne zaman yapılır?Kiedy ponownie zaatakuje złodziej tornad?
Ayrıca canlı hayvan ticareti de yapılır.Istnieje także odzież dla zwierząt.
Ödüllere ilişkin duyuru Ekim ayı içinde yapılır.Ceremonia wręczenia nagród odbywa się w lutym.
Eskiden keşkek günleri yapılırdı ama artık yapılmıyor.Dawniej uszy były kopiowane, obecnie jest to zabronione.
Bazı yerlerde tatlı da yapılır ve dağıtırlır.Na niektórych obszarach uprawiany i zadomowiony.
HIG'ler de uygulamalar için yapılır.Hidźrowie są reprezentowane we władzach.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Związki te mogą być proste lub złożone.
İsrail Merkez Bankası tarafından basımı ve dağıtımı yapılır.Szekle emitowane są przez Bank Izraela.
Oyuncuya ödeme yapılırken vergi düşülerek net tutar ödenir.W przypadku braku karty płacą pełną opłatę dla dorosłych.
İsa'nın tanrısallığına ve özüne vurgu yapılır, İsa'nın başlangıçtaki "logos" olduğu söylenir.Tylko u Marka wypowiedź Jezusa zaczyna się od słów: „Miejcie wiarę w Boga!"
Adlandırma, bir takımyıldız içindeki değişen yıldızların keşfedilme sırasına göre yapılır.Nazwy są nadawane według kolejności, w jakiej gwiazdy zmienne zostały odkryte w konkretnym gwiazdozbiorze.
Sekiz yılın sonunda ise yeniden belgelendirme tetkiki yapılır.Ponownie o obiekcie tym dowiadujemy się osiem lat później.
Askerler için askere uğurlama törenleri yapılır.W cerkwi odbyły się uroczystości pożegnania żołnierzy.
Kesbî ilimler duyular aracılığıyla yapılır.Obserwacji dokonuje się przy pomocy zmysłów.
Bu ilimlerde eşyaya ilişkin sentez, analiz ve kıyaslamalar yapılır.Praca ta jest wypełniona metaforami, porównaniami i analogiami.
Her yıl düzenlenen festivalin başlangıç töreni, bu eşek heykelinin altında yapılır.Każdego roku program Festiwalu jest realizowany według tego samego schematu.
Bu yapılırken ortaya bu dinlerin takipçileri açısından büyük bir sıkıntı çıkacaktır.W tym wypadku, moim zdaniem, jest to wyrządzanie krzywdy słuchaczom.
Bu paralar hep gümüşten yapılırdı.Ordery były wykonane ze srebra.
Üçüncü sınıfta okuma, yazma ve hesaplama gibi etkinlikler yapılır.Do nauki czytania, pisania i liczenia służył Nowy Testament.
Türbinler daha çok Eksenel, nadiren de Radyal tip olarak yapılır.Na dębie występuje bardzo rzadko, ale w postaci teleomorfy.
Ev baklavası ve kabak tatlısı da sıklıkla yapılır.Bardzo często piecze ciasta i inne słodycze.
İlk Çağ'da savaştan önce ya da savaş sırasında teke tek çarpışmalar yapılırdı.Do kolejnej próby porozumienia doszło dopiero w przededniu I wojny światowej.
Ödüllerin sponsorluğu Brandt tarafından yapılıyor.Nagrody indywidualne w postaci zegarków ufundowała firma Bisset.