yapı ile cümle
yapı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ama onlar onu neden yapıyorlar?But why do they do it?
Ona bir sürü ödeme yapılıyor.She gets paid a lot.
Ona çok ödeme yapılıyor.She gets paid a lot.
Yorgunken ne yapılır?What to do when you're tired?
Tom ne yapılması gerektiği hakkında Mary ile konuşacağını söyledi.Tom said he would talk to Mary about what needed to be done.
Mary mutfağa geldiğinde Tom bir sandviç yapıyordu.Tom was making a sandwich when Mary came into the kitchen.
Tom'un yapılması gerekenleri yapmasına yardım etmeniz hoştu.It was nice of you to help Tom do what needed to be done.
Ne yapılması gerektiği hakkında seninle konuşmayı umuyordum.I was hoping to talk to you about what needs to be done.
Sana yapılması gerekenlerin bir listesini yapacağım.I'm going to make you a list of what needs to be done.
Yapılması gerekenleri bitirmene yardım etmek için buradayım.I'm here to help you finish what needs to be done.
Aslında şimdi ne yapıyor olmam gerektiğinden emin değilim.I'm actually not sure what I should be doing now.
Tom'un ne yapılması gerektiğini anladığından eminim.I'm sure Tom understands what needs to be done.
Ne yapılacağına karar verdiğimde sana haber ederim.I'll let you know when I've decided what to do.
Tom bunun nasıl yapılacağını bilmiyor gibi görünüyor.It looks like Tom doesn't know how to do that.
Senin ne yapılması gerektiğini anladığından eminim.I'm sure you understand what needs to be done.
Tom ve takımın geri kalanı kutlama yapıyor.Tom and the rest of the team are celebrating.
Yapılması gereken başka bir şey var mı?Is there anything else that needs to be done?
Ne yapılması gerektiğini sana söylemeye çalışıyorum.I'm trying to tell you what needs to be done.
Üzgünüm, başka ne yapılacağını bilmiyordum.I'm sorry, I didn't know what else to do.
Bunu doğru yapıp yapmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm doing this correctly.
Üzgünüm ama ne yapılacağını bilmiyorum.I'm sorry, but I don't know what to do.
Tom ve Mary aynı spor salonunda çalışma yapıyor.Tom and Mary work out at the same gym.
Sadece yapılması gerekeni yapıyorum.I'm only doing what needs to be done.
Zaten onun hakkında bir şey yapıyorum.I'm already doing something about it.
Yeni bir bisiklet almak için tasarruf yapıyordum.I was saving up to buy a new bicycle.
Başka ne yapılması gerektiğine bakacağım.I'll see what else needs to be done.
Ben sadece yapılması gereken şeyi yapıyorum.I'm just doing what has to be done.
Tom'a ödeme yapıldığından emin olmam gerekiyor.I need to make sure Tom gets paid.
Bunu yapabildiğim kadar çabuk yapıyorum.I'm doing this as fast as I can.
Bana bir iyilik yapıp yapmayacağını merak ediyorum.I wonder if you'd do me a favor.
Saat 2.30'da toplantı yapıyoruz.We're having a meeting at 2:30.
Tom'un bir yapılacak işler listesi var.Tom has a list of things to do.
Bunu sana rağmen yapıyorum.I'm doing this in spite of you.
İyi bir iş yapıyorum, değil mi?I'm doing a good job, aren't I?
Sadece biraz araştırma yapıyordum.I was just doing some research.
Tom'a güvenmemekle hata yapıyorsun.You're wrong not to trust Tom.
Tom çok gürültü yapıyordu.Tom was making a lot of noise.
Sadece yapmak zorunda olduğum şeyi yapıyorum.I'm just doing what I have to.
Elimden gelenin en iyisini yapıyorum.I'm doing the very best I can.
Sadece bu konuda şaka yapıyordum.I was only kidding about that.
Yapılan iş yanına kâr kalmayacak.You won't get away with this.
Tom, Mary'ye neyin yapılmayacağını söyledi.Tom told Mary what not to do.
Ben bunu ailem için yapıyorum.I'm doing this for my family.
Onu sana rağmen yapıyorum.I'm doing it in spite of you.
Ben yalnızca şaka yapıyor olduğumu Tom'a söyledim.I told Tom I was just joking.
Siz çocuklar burada ne yapıyorsunuz?What're you guys doing here?
Bana bunun için ödeme yapılmıyor.I'm not being paid for this.
Yapmak zorunda olduğum şeyi yapıyorum.I'm doing what I have to do.
Bunun nasıl yapıldığını sana göstereceğim.I'll show you how it's done.
İş seyahati yapıyordum.I was traveling on business.
Bunu Tom'a yardım etmek için yapıyorum.I'm doing this to help Tom.
Çok okuma yapıyorum.I'm doing a lot of reading.
Onun yapılabileceğine eminim.I'm certain it can be done.
Size yardım etmek için bana ödeme yapılıyor.I'm being paid to help you.
Bir anket yapıyoruz.We're conducting a survey.
Bana yeterince ödeme yapılmıyor.I'm not being paid enough.
Yapılması gerekeni yapacağım.I'll do what must be done.
Seni sinirli yapıyor muyum?Am I making you nervous?
Onlar toplantı yapıyorlar.They're having a meeting.
Yapmak zorunda olduğumu yapıyorum.I'm doing what I have to.
İlgili Sayfalar