Ana içeriğe geç
Sözlük

yapı ile cümle

yapı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar seksen kilometre yapıyorlardı ve bizi geçtiler.They were doing eighty kilometers and they passed us.
Tom çok kötü şeyler yapıyor.Tom has been doing terrible things.
Korkunç bir hata yapıyorsun.You're making a terrible mistake.
Mağaza bir satış tanıtımı yapıyor.The store is advertising a sale.
Onu sadece böyle yapın.Do it just like this.
Cenaze hizmetleri katedralde yapılacak.Funeral services will take place in the cathedral.
O yapılmak zorunda.It has to be done.
Kutu sandal ağacından yapıldı.The box was made of sandalwood.
En zor kısmı hâlâ yapılacak.The most difficult part is still to be done.
Galerideki izleyiciler çok gürültü yapıyorlardı.The spectators in the gallery were making a lot of noise.
Bütün iskelet demirden yapıldı.The whole framework was made of iron.
Her türlü tamir yapıyoruz.We do all kinds of repairs.
Nasıl yapıldığını bilmiyordum.I didn't know how.
Tom bana şantaj yapıyor.Tom is blackmailing me.
Tom daha iyi yapıyor.Tom is doing better.
Tom harika yapıyor.Tom is doing great.
Tom bir şey yapıyor.Tom is doing something.
Tom sadece ziyaret yapıyor.Tom is just visiting.
Tom sadece blöf yapıyor.Tom is only bluffing.
Tom makyaj yapıyor.Tom is wearing makeup.
Tom'un şirketi plastik ticareti yapıyor.Tom's company deals in plastic.
Sana ödeme yapıldı, değil mi?You got paid, didn't you?
Senin yapılması gereken bir evrak işin var.You have paperwork that needs to be done.
Blöf yapıyordun, değil mi?You were bluffing, weren't you?
Numara yapıyordun, değil mi?You were pretending, weren't you?
Hey! Odamda ne yapıyorsun?Hey! What are you doing in my room?
Hey! Odamda ne yapıyorsunuz?Hey! What are you doing in my room?
Sanırım yapılması gerekeni yapabilecek bir yerde birisi var.I assume there's somebody somewhere who can do what needs to be done.
Yaşamının en büyük hatasını yapıyorsun.You're making the biggest mistake of your life.
Bu ayakkabılar İtalya'da yapılmıştır.These shoes were made in Italy.
İyi yapılmış bir işle ilgili seni tebrik ederim.I congratulate you on a job well done.
Yapılması gerekeni yaptım.I did what had to be done.
Ne yapılması gerekiyorsa onu yaptım.I did what needed to be done.
Yapılması gereken şeyi yaptım.I did what needed to be done.
Bunu her zaman yapıyorum.I do that all the time.
Bunu yaşamak için yapıyorum.I do this for a living.
Herkes ne yapıyorsa ben de onu yapıyorum.I do what everybody else does.
Tom'un izni olmadan onu yapıp yapamayacağımızı bilmiyorum.I don't know if we can do that without Tom's permission.
Onunla ne yapılır bilmiyorum.I don't know what to do with it.
Ben bundan ne yapılacağını bilmem.I don't know what to make of this.
Ve biz şimdi ne yapıyoruz?And what are we doing now?
Yapılan herhangi bir zarar olduğunu sanmıyorum.I don't think there was any harm done.
Yarına kadar bu iş için ödeme yapılmasını bekliyorum.I expect to be paid for this work by tomorrow.
Yapılacak işlerim vardı bu yüzden kendimi yalnız hissetmek için zamanım olmadı.I had stuff to do so I didn't have time to feel lonely.
Bu onun nasıl yapıldığıdır.That's how it is done.
Bu şampuan saçımı parlak yapıyor.This shampoo makes my hair shiny.
Ne yapılması gerektiğine dair oldukça iyi bir fikrim var.I have a fairly good idea what needs to be done.
Ne yapılması gerektiği hakkında genel bir fikrim var.I have a rough idea what needs to be done.
Bana zaten ödeme yapıldı.I've already been paid.
Birazcık araştırma yapıyordum.I've been doing a little research.
Bunu uzun süredir yapıyorum.I've been doing it a long time.
Bazı hesaplamalar yapıyorum.I've been doing some calculations.
Ben bir denetleme yapıyorum.I've been doing some checking.
Biraz araştırma yapıyorum.I've been doing some research.
Bunu 30 yıldır yapıyorum.I've been doing this 30 years.
Uzun süredir bunu yapıyorum.I've been doing this a long time.
Çok uzun süredir bunu yapıyorum.I haven't been doing this for very long.
Bunu senden daha uzun süredir yapıyorum.I've been doing this longer than you.
Bunun üzerinde denemeler yapıyorum.I've been experimenting with that.
Gitarımla pratik yapıyorum.I've been practicing my guitar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod