Ana içeriğe geç
Sözlük

yansıtma ile cümle

yansıtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu maskotlar ülkenin "gururlu tarihi" ve "umut dolu geleceğini" yansıtmaktadır.Nôi dung bộ phim mở rộng khái niệm của "định mệnh" và "khát vọng được tự do".
Mihrap önü kubbesi bulunan cami Malatya Ulu cami planını yansıtmaktadır.城主 声 - 梁田清之 次元城の主。
Yansıtma: “Beni sevmediğini, benden hoşlanmadığını biliyorum.”「私」によれば「私を気に入っているところ」が気に入らない、との事。
Bu nedenle şehrin nüfus istatistikleri şehirde yaşanlar sayını doğru yansıtmamaktadır.このため、登録人口は必ずしも実際に住んでいる者の数を正確に表してはいない。
Tabaka geç dönemi yansıtmaktadır.遅滞時間は、この時間遅れを表現している。
Bu bir çeşit yansıtmaydı.これは一種の擬態である。
Çünkü kendilerini karşı cinsten hissettiklerini dış görünüşlerine her zaman yansıtmazlar.常に無表情で感情を表に出さない。
Ancak bu yansıtma biçimini toplumsal değerler belirler.これは社会の価値観が反映しているからだ。
Nisan 1909'da Berlin Antlaşması, olguyu yansıtmak ve krizi sona erdirmek amacıyla değiştirildi.1909年四月,《柏林條約》被修訂,以符合現狀並終結了這次危機。
Yoğun troposferik bulutlar görülebilir tayfta yüksek bir yansıtma gösterirler (%70 ila %95).對流層雲深厚的顯現出對可見光的高反射率(70%至95%)。
Burada bulunan birçok eser ise Hitit dönemini yansıtmaktadır.另外,亦有許多從古案(古文書)中的引用,在當時屬於劃時代的手法。
Bu nedenle şehrin nüfus istatistikleri şehirde yaşanlar sayını doğru yansıtmamaktadır.因此,登錄人口未必能正確反映實際居住者数。
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.立即进行新的苏维埃选举;这届苏维埃不再代表工人和农民的愿望。
Çeşitli anti yansıtma çözeltiler Bu problemi düzeltmek için kullanılmıştır.“第二次大整风运动”是为了纠正这些错误。
Bağımsız benlik kurgusu bakış açısı, daha çok Amerika ve Batı Avrupa kültürlerini yansıtmaktadır.” Flake看来对美国和大部分美国文化持怀疑态度。
Kent halkının etnik bileşenleri tüm Dağıstan halklarının çeşitliliğini yansıtmaktadır.馬來西亞的美食反映著其人口的多元族群成份。
Oyun, sokaklarda oynanan serbest stil futbolun özelliklerini yansıtmaktadır.再現了能夠在街道中自由移動的動作遊戲。
“Amacım sıradan bir Çin ailesinin yaşamını yansıtmaktı.这部动画片诙谐幽默地讲述了一个普通中国家庭的生活。
Burada bulunan birçok eser ise Hitit dönemini yansıtmaktadır.이 부처는 현재의 현겁 가운데서 출세하였으므로 많은 유적이 있었다고 한다.
Ancak kendi görüşlerini yansıtmaz.자신의 의견을 표현하지 못한다.
İnsan ilişkilerinde yansıtmalı özdeşim.인물간 관계도로 설명할 수도 있다.
Tina'ya göre markanın genel tarzı, kendisinin ve Beyoncé'nin zevkini yansıtmaktadır.티나의 말에 따르면, 의류 라인의 전체적인 스타일은 비욘세의 취향과 스타일이 반영되었다고 한다.
Yansıtma: “Beni sevmediğini, benden hoşlanmadığını biliyorum.”"미안합니다" 얼마나 사랑하는지 말하지 못했습니다.
Boucher eserlerinde gerçeği yansıtmak için bir arayış yapmamaktaydı.핀터는 연극을 통해서 진리를 찾아내려고 하지 않는다.
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.הסובייטים הנוכחיים לא מבטאים את רצון הפועלים והאיכרים.
Görünüm gerçeği yansıtmaz.שקר - ראה אמת.
Knox Martin işaretler ve simgelerle doğayı ve kadın formunu yansıtmasıyla bilinir.נוקס מרטין ידוע בעיקר בזכות רפרטואר של סימנים וסמלים המזוהים איתו, אשר מרמזים על טבע ובייחוד על הצורה הנשית.
Yansıtma: “Beni sevmediğini, benden hoşlanmadığını biliyorum.”На което той отвръща: „Не, не ме обичаш.
Estonya’nın mimari tarihi ülkenin kuzey Avrupa’daki çağdaş gelişimini yansıtmaktadır.Архитектурната история на Естония най-вече отразява модерното ѝ развитие в Северна Европа.
Aşağıdaki veriler 2010 Sayım sonuçlarını yansıtmaktadır.Окончателни резултати от преброяване 2001.
Tam olarak bir dini yansıtmaz.В конституцията не е посочено вероизповедание.
Temiz bir devlet görevlisi karakterini yansıtmaktadır.Ovo je popis točnih pridjevskih oblika država.
Burada bulunan birçok eser ise Hitit dönemini yansıtmaktadır.Najčastejšie je (s výrazným odstupom) v Dechticiach (okres Trnava).
Cami inşa gününden bugüne orijinal özelliklerini yansıtmaktadır.Čistou formou myslí práve ich apriórny pôvod.
Bu eserlerin amacı, kişinin görünüşünü, kişiliğini ve ruh hâlini yansıtmaktır.Namen je prikazati podobo, osebnost in celo razpoloženje osebe.
Işığı yansıtmak yerine emen pigmentler siyah gözükür.Pigmenti, ki vpijajo svetlobo, namesto da bi jo odbili nazaj v oko, »izgledajo črno«.
Tam olarak bir dini yansıtmaz.Torej načeloma vere ne ponotranji .
Böylelikle, modelin dinamik olması, yönetim konusundaki güncel görüşleri yansıtması sağlanmış olur.Da razumemo zakaj sta dovolj dva koraka, je pripravno pomisliti na pojav domine.
Görünüm gerçeği yansıtmaz.Matymas nereiškia atpažinimo.
Nisan 1909'da Berlin Antlaşması, olguyu yansıtmak ve krizi sona erdirmek amacıyla değiştirildi.1909 m. balandį buvo pataisyta 1878 m. Berlyno sutartis, kad atspindėtų naujus pokyčius, ir krizė pasibaigė.
Tipik bir dağ köyü özelliği yansıtmaktadır.Būdinga alpinio pobūdžio augmenija.
Oyundaki birkaç askerî birlikte tarihi gerçekleri yansıtmamaktadır.Filmo siužetas neatitinka istorinių faktų.
Nisan 1909'da Berlin Antlaşması, olguyu yansıtmak ve krizi sona erdirmek amacıyla değiştirildi.Aprillis 1909 muudeti Berliini lepingut, et heaks kiita uus status quo ja kriis lõpetada.
-- Alternatif Çözümler Kararlar, kişisel fikirleri yansıtmamalı.Dar exista un motiv, exista un motiv...pentru toate astea, pentru care educatia e la pamant,
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Az átlagboldogság nem a lényeget ragadja meg, mert amiről szól, az nem a pillanatról pillanatra megélt élmény.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Fericirea medie este, desigur, inadecvată, pentru că nu spune nimic despre experienţa momentană.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Gemiddeld geluk is natuurlijk niet juist, omdat het voorbijgaat aan de ervaring van moment tot moment.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Kebahagiaan rata-rata saja tidak cukup, karena itu tidak mencakup pengalaman dari setiap peristiwa.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.평균적인 행복이라는 것은 순간 순간마다의 경험에 대해 말하는 것은 아니기 때문에 물론 부적절합니다.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.La felicidad promedio es insuficiente, claro, porque no dice nada de la experiencia momento a momento.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.La felicità media è, certo, inadeguata, perché non parla dell'esperienza momento per momento.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Le bonheur moyen est, bien sûr, inadapté, car il ne tient pas compte du ressenti sur le vif.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Mas a felicidade média é inadequada, porque não menciona as experiências, momento a momento.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Η μέση ευτυχία είναι, φυσικά, ανεπαρκής, γιατί δεν αναφέρεται στην εμπειρία λεπτού προς λεπτό.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz."Середній рівень щастя", звичайно ж, не є відповідним, оскільки не апелює до миттєвих переживаннь.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.Усредненото щастие е, разбира се, недостатъчно, защото това не показва преживявянията момент след момент.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.אושר ממוצע הוא כמובן לא מדד טוב, כי הוא לא מתייחס לחוייות שחווים מרגע לרגע.
Ama bu çizgi an be an mutluluğu yansıtmadığı için yetersiz.反映しないので 不十分な数値と言えるでしょう 従って ひとつひとつの経験を
Animasyonun ve yansıtmanın kullanımı bir keşif süreciydi.Animatie en projectie gebruiken was een ontdekkingsproces.
Animasyonun ve yansıtmanın kullanımı bir keşif süreciydi.Die Anwendung von Animationen und Projektionen war ein Entdeckungsprozess.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod