yansıması ile cümle

yansıması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Yağmur damlaları ışık kırılması ve yansıması dolayısıyla gökkuşağını oluşturabilir.Pentru ca razele de lumină să se poată focaliza, acestea trebuie să se refracte.
Karanlık cisimler, ışık kaynağından çıkan ışınların yansıması sonucu bize gözükür.Este greu de definit sursa luminii care cade asupra lui.
Bu karakter Sherlock Holmes’un Profesör Moriarty karakterinin bir yansımasıdır.Personajul este o aluzie la personajul Profesorul Moriarty din cărțile cu Sherlock Holmes.
Gaga'da kendi yansımasını gördüğünü belirten Madonna ile Gaga sık sık karşılaştırılmaktadır.Gagát többször hasonlították Madonnához, aki azt mondta, saját magát látja Gagában visszatükröződni.
İkisi de birbirinin yansıması.Ez utóbbiak egymásnak tükörképei.
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.Nämä tähdet, HD 38563A ja HD 38563B, valaisevat M78:n. Messierin luettelo luettelo
Tablonun, arka planı aynanın yansımasıdır.Leikin perusajatuksena on päästä peiliksi peilin paikalle.
Bunlar yazarın çok yönlü kişiliğinin ve içinde bulunduğu arayışın bir yansıması olarak değerlendirilebilir.Olisin kiinnostunut eräästä kirjan tekijästä, joka tunnetaan...
Film Ekim Devrimi'nde Bolşeviklerin zaferini ve Azerbaycan'a yansımasını konu alır.Se edusti kuvaannollisesti juutalaisten vapautumista ja bolševikkien voittoa Helmikuun vallankumouksessa.
Duyularla algılanabilen dünya, doğa kanunlarının yansımasıdır.Είμαι γιατρός και μπορώ να διακρίνω τον νόμο της φύσης ως νόμο της λογικής.
Ayna örtüşmezliği bir cismin aynadaki yansımasıyla birebir aynı olmaması durumudur.Η επισκόπησή του δεν είναι εύκολη χωρίς τη βοήθεια ειδικού καθρέπτη.
Gaga'da kendi yansımasını gördüğünü belirten Madonna ile Gaga sık sık karşılaştırılmaktadır.Gaga bliver jævnligt sammenlignet med Madonna, som indrømmer, at hun ser sig noget af sig selv i Gaga.
Bu da şehrin tarihindeki sonu gelmez çatışma ve kan dökmenin bir yansıması olarak düşünülür.It will be seen, in retrospect, as marking the end of an era.
Işığın yansımasının denklemi Fresnel denklemi olarak bilinir.Den spektrale sammensætning af lyset opfattes som farve.
Onlara bir an için bakıp tekrar aynaya döner ancak kendi yansımasını göremez.(Han går hjem og ser seg ikke tilbake).
Pokémon dünyası, yapımcı Satoshi Tajiri'nin çocukluk hobisi olan böcek toplamanın yansımasıdır.Konseptet til Pokémon-sagaen kommer fra insektsamling, en hobby spilldesigner Satoshi Tajiri hadde som barn.
Bu desenler, ışığın yansımasıyla elde edilir ve dürbün hareket ettirildikçe sürekli değişir.Det er komponert for høre ut som en gnome beveger seg rundt, og hans bevegelser endrer stadig hastighet.
Yine de son eserlerinin bazıları derinleşen endişelerinin bir yansımasıdır.Namun begitu, beberapa karya akhirnya menunjukkan kekhawatiran-kekhawatirannya yang mendalam.
II.Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi konunun mahkemeye yansımasını engelledi.Perang Dunia dan Revolusi Bolshevik membuat ia tidak pernah diajukan ke pengadilan.
Onlara bir an için bakıp tekrar aynaya döner ancak kendi yansımasını göremez.Dan kami berbicara dan dia memandangi set dan tidak percaya bahwa itu tidak nyata."
Gaga'da kendi yansımasını gördüğünü belirten Madonna ile Gaga sık sık karşılaştırılmaktadır.Dia telah dibandingkan dengan Madonna, yang mana Madonna pernah berkata dia melihat dirinya dalam diri Gaga.
(Ters dönüş gerçek bir ayna yansıması değildir çünkü Cα atomlarının kiralliği değişmez.)(Tersisa satu lubang kancing karena para tikus kehabisan bahan).
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.Hai ngôi sao này, HD 38563A và HD 38563B, chiếu ánh sáng phản xạ lên tinh vân M78.
Yine de son eserlerinin bazıları derinleşen endişelerinin bir yansımasıdır.Tuy nhiên, trong một số tác phẩm cuối cùng, ông đã cho thấy mối quan tâm sâu sắc của mình .
Bu destan, tarihi bir olayın edebiyata yansıması açısından önemlidir.彼の復活は歴史的にイレギュラーであるようだ。
Bu kadın aslında Maria'nın kişiliğinin rahatsız edici bir yansımasından başka bir şey değildir.こうした境遇がマリア・アンナの性格を頑ななものにしていった。
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.トラバーチンは耐塩性があり、太陽光反射が少ない。
Bu karakter Sherlock Holmes’un Profesör Moriarty karakterinin bir yansımasıdır.シャーロック・ホームズのモリアーティ教授をイメージした猫だとされる。
Işığın yansımasının denklemi Fresnel denklemi olarak bilinir.グラスの曲がる方向は通常の摩擦の考え方で理解できる。
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.這兩顆星都是B型星,編號HD 38563 A和HD 38563 B,經由塵埃雲反射它們的光線,才使M78能被看見。
Tablonun, arka planı aynanın yansımasıdır.代表作為《鏡子的另一邊》。
II.Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi konunun mahkemeye yansımasını engelledi.第一次世界大战和布尔什维克革命阻止此事成为现实。
İkisi de birbirinin yansıması.那是屬於他們彼此的幻夢。
Yankı, akustikte bir sesin belli bir süre sonra duyulan yansımasıdır.云何耳識?謂依耳根,行於聲。
Hatta bazı fotoğraflarda sağlıklı gözlerin kırmızı olmalarının nedeni kan renginin yansımasıdır.另外在虛構故事中,成為吸血鬼的人類眼睛色彩也會變成紅色。
(Bragg yansıması olarak da bilinir.)(這是由巴霍芬所發現的)。
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.이 두 별은 각각 HD 38563A와 HD 38563B로, 이들 별에서 나오는 빛을 M78의 먼지 구름이 반사하여 우리 눈에 가스 구름이 빛을 발하는 것처럼 보이는 것이다.
Bu dünyanın Tanrı'nın Sözü olduğu ve her yaşayan varlığın özel bir amacı olduğu inanışının bir yansımasıdır.이것은 세상이 "신의 언어"였다는 것을 보여주고, 모든 살아있는 만물은 그 자체의 의미를 가지고 있다는 것을 보여준다.
Bu kadın aslında Maria'nın kişiliğinin rahatsız edici bir yansımasından başka bir şey değildir.남편은 그런 마리에의 오만한 성격에 다른 여자와 별거중.
Parçadaki "uh-huh huh huh" vokalleri "Crazy in Love"ın bir yansımasıdır.주요 히트곡으로는 《I Believe in love》 등이 있다.
Yalancı kararlı akışlarda, üçlü nokta yansıyan yüzeyden uzaklaşır ve yansıma doğrudan Mach yansımasıdır.בזרימה פסאודו-יציבה, הנקודה המשולשת מתרחקת מהמשטח המחזיר וההשתקפות היא השתקפות מאך ישירה.
Mach yansıması, kararlı, sahte kararlı ve kararsız akışlarda var olabilir.השתקפות מאך יכולה להתקיים בתנועות יציבות, פסאודו-יציבות ובלתי-יציבות.
Duygular bilinçaltının yansımasıdır.רוחניות משמעה התעוררות.
Bu ikincil gökkuşağı ışığın damlacık içinde iki kere yansımasıyla meydana gelir.Вторичната дъга се наблюдава, когато светлината се отразява два пъти в капката.
Vazov'un çalışmaları iki tarihi dönemin yansımasıdır - Rönesans ve kurtuluş sonrası Bulgaristan .Творчеството на Вазов е отражение на две исторически епохи – Възраждането и следосвобожденска България.
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.U slučaju M78, radi se o zvijezdama HD 38563A i HD 38563B, obje magnitude + 10.
Uzun yıllar boyunca yarattığı "Alice" karakterinin Alice Liddell'in yansıması olduğu düşünüldü.Dlhú dobu sa predpokladalo, že svoju "Alicu" odvodil od Alici Liddellovej.
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.Travertin je odporen na sol in ima nizko refleksijo sončne svetlobe.
Bu dünyanın Tanrı'nın Sözü olduğu ve her yaşayan varlığın özel bir amacı olduğu inanışının bir yansımasıdır.To je zrcalilo verovanje, da je svet sam po sebi božja beseda in da ima vsako živo bitje svoj lasten pomen.
Bu kadın aslında Maria'nın kişiliğinin rahatsız edici bir yansımasından başka bir şey değildir.Ne le kot različica Marije, pojavlja se samostojno.
Gerçekçiliğin şiire yansımasıdır.Menas – tiesioginis tikrovės regėjimas.
Balığın yağla dolu havuz üzerindeki yansımasına bakılıp nişan alınacaktı.Jį sudominusi ant akmens pavaizduota iškastinė žuvis.
Mikrofonların bazen hassasiyeti ses yansımasıyla artar.Nukud keerutavad end aeg-ajalt, tekitades kuuldavat heli.
Sonuç olarak, Tımar Sisteminin bozulmasının en olumsuz tarafı, devletin iktisadi yapısına yansımasıdır.Kõige tähtsam saavutus oli muidugi Torgu valla, kui EV kohaliku omavalitsusüksuse, taastamine.
Bu çeşitlilik, hem dilin hem de aile kültürünün bir yansımasıdır.Sellest annavad tunnistust nende välimus ning osalt keel ja kultuur.
Ama tabii kucaklayabileceği sadece yansıması olacak.Avšak dokáže objať iba svoj odraz, ktorý je samozrejme , nehmotný.
Ama tabii kucaklayabileceği sadece yansıması olacak.Але він зможе обійняти лише власне відображення,яке є невловиме.
Ama tabii kucaklayabileceği sadece yansıması olacak.Но така той ще прегърне единствено образа си.
Ateşin yansıması, onun büyük gözlük kırmızı animasyon bir tür ödünç onlar şimdiye kadar yoksun kaldılar.A reflexió a tűz kölcsönzött egyfajta vörös animáció a nagy szemüvegét, hogy már hiányzott eddig.
Ateşin yansıması, onun büyük gözlük kırmızı animasyon bir tür ödünç onlar şimdiye kadar yoksun kaldılar.De reflectie van het vuur leende een soort van rode animatie om zijn grote bril ze had tot nu toe ontbrak.

İlgili Sayfalar