yansıması ile cümle

yansıması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Televizyonda gösterilen şey, sanki, toplumun neye benzediğinin bir yansımasıdır.What is shown on television is, as it were, a reflection of what society is like.
Biz dağların yansımasını gölde görebiliyorduk.We could see the reflection of the mountains in the lake.
Tom aynada kendi yansımasını gördü.Tom saw his reflection in the mirror.
Tom aynadaki yansımasına baktı.Tom stared at his reflection in the mirror.
Tom sudaki yansımasına baktı.Tom stared at his reflection in the water.
Tom camdaki yansımasına baktı.Tom stared at his reflection in the window.
Tom penceresindeki yansımasına bakarak orada oturdu.Tom just sat there, looking at his reflection in the window.
Narcissus sudaki kendi yansımasına aşık oldu.Narcissus fell in love with his own reflection in the water.
Narcissus kendi yansımasına aşık oldu.Narcissus fell in love with his own reflection.
O, aynadaki yansımasına baktı.She stared at her reflection in the mirror.
Bu bizim toplumumuzun bir yansıması.It's a reflection of our society.
Narcissus, havuzdaki kendi yansımasına aşık oldu.Narcissus fell in love with his own reflection in a pool.
Tom penceredeki yansımasına baktı.Tom looked at his reflection in the window.
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.Travertine is salt tolerant and has a low sunlight reflection.
Imperia Online Ortaçağ'ın bir yansımasıdır.Imperia Online is set in the Medieval times.
Yine de son eserlerinin bazıları derinleşen endişelerinin bir yansımasıdır.Yet some of his final works reflect his deepening concerns.
Greninger şeması Laue fotoğraf geri yansımasını yorumlamak için kullanılabilir.A Greninger chart can be used to interpret the back reflection Laue photograph.
II.Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi konunun mahkemeye yansımasını engelledi.The World War and the Bolshevik Revolution prevented the matter coming to trial.
Grubun olgunlaşamamış ikinci albümü Radio Ethiopia da bu popülaritenin yansıması oldu.The rawer sound of the group's second album, Radio Ethiopia, reflected this.
Bizans kültüründe, imparator, Tanrı'nın bir yansımasıydı.In Byzantine culture, the emperor was a reflection of heavenly authority.
Bu nesne, Drusilla'nın yansımasını görebilmesini sağlayacak bir kolyedir.The strand, a necklace, has the ability to allow Drusilla to view her reflection.
Bu karakter Sherlock Holmes’un Profesör Moriarty karakterinin bir yansımasıdır.The character is a literary allusion to the Sherlock Holmes character Professor Moriarty.
Parçadaki "uh-huh huh huh" vokalleri "Crazy in Love"ın bir yansımasıdır.Bub – backing vocals on "Crazy?"
(Ters dönüş gerçek bir ayna yansıması değildir çünkü Cα atomlarının kiralliği değişmez.)(The inverse turn is not a true enantiomer since the Cα atom chirality is maintained.)
Bu destan, tarihi bir olayın edebiyata yansıması açısından önemlidir.Instead, there is greater interest in recording oral history.
Genellikle belirsiz olan eski Slav mitlerinin sözlü edebiyat yansımasını arıyordu.Occasionally Gowers's humour misled literal-minded reviewers.
Bu fikirler genel olarak Aydınlanma Çağı fikirlerinin yansımasıdır.This movement was quite probably triggered by the ideas of the Age of Enlightenment.
Feodalizme duyulan nefretin sanatı yansıması da hakkını verir niteliktedir.The lifetime of allocated memory can also cause concern.
Onun yapıtlarında görünen aslında onun şiirinin genişlemiş yansımasıdır.His photographs of her make her look glamorous.
Onun bir ayna yansıması olduğunu biliyor ama bu canlı bir duyu deneyimi.He knows it's a mirror reflection, but it's a vivid sensory experience.
Belki yan duvarı nişan alıp yansımasını sağlarım.Maybe if I hit the side wall it will bounce around the room.
Bunu bu tarafın farklı yansımasından görebilirsiniz.You can see that here by the different reflection on this side.
Ayrıca bu siyasetçiler toplumumuzun bir yansıması.Another thing is that these leaders are a reflection of our society.
Ama tabii kucaklayabileceği sadece yansıması olacak.But he will embrace only his refelection, which is of course, intangible.
Bu doğruya göre yansıması x'in dönüşümüydü. -Which is flipped across that line. That was the transformation of x.
Bu gördüğüm vatandaşlık görevi bir anlamda teşvik Ailemin nesil net yansıması.This fostered a sense of civic duty that I saw the clear reflection of in my parents' generation.
Ve orda Roma'daki mizahın Roma toplumunun yapısının bir yansıması olduğunu söylüyordu.And she says that Roman humor mirrors the construction of Roman society.
Temel olarak yukarıdakinin yansıması, x eksenine göre yansıması.It's essentially like the mirror image of this one if you were to reflect it on the x-axis.
O zamanlar, olanlar şu an olanların doğrudan yansımasıdır.What happened then is a direct reflection of what is happening now.
Bu kararlar apaçık Oyuncu'nun hareket biçimininin bir yansıması.These decisions are clearly a reflection of the Actor's policy.
Yansıması, yani buraya atlıyor.So f(2) is equal to the negative of f(-2).
Birbirlerinin aynada yansıması olacak şekilde çizmeye çalışıyorum.We know that f of -2 is -8. -2^3 is -8
Ve dördüncüsü de bunun diğer taraftaki ayna yansıması olacak.Or you can make it out of snakes.
Eserlerim kendimin bir yansıması.My work is -- it's a reflection of myself.
Ve Ay'ın ve Ay'ın yansımasının kalbinizde sıkı bir yeri olurdu.And the Moon and the reflection on the Moon will have a secure place in your heart.
Kendi yansımasıdır.It is its own reflection.
Zira benim kimliğimin birebir yansımasını görmek istiyordu.He wanted to see the manifestation of my identity.
Gözlerinde, fenerin yansıması olan kırmızı parıltıyı görürsünüz.You see the red glow in their eyes, which is the reflection of the flashlight.
Fakat elektriğin hayatımıza yansımasının bir sonucu varsa, o da bu şeyi çok sevmemizdir.But the one thing that did come out of electricity is that we love this stuff so much.
Aurora'nın aklında kendisinin yansıması bir kol daha alacak şekilde genişletildi.The model of the self that Aurora had in her mind has been expanded to get one more arm.
Şimdi, sicim kuramında, tüm sayılar, sicimlerin titreşebilme yollarının bir yansıması.Now in string theory, all the numbers are reflections of the way strings can vibrate.
"İnsan, bir başkasının gözündeki kendi yansımasını görmedikçe, kendisiyle tanışmamaz.""One does not meet oneself until one catches the reflection from an eye other than human."
Basit, sihirli bir dokunuş telefon ekranınızın TV ekranına yansıması için yeter.Your phone display mirrored on the TV screen, with one simple touch - like magic.
Bu bir ütopya değil, ya da güzel bir hayal ürününün yansıması değil...It's not some utopian, beautiful, fantasy projection.
Resim yansımasını etkinleştirEnable reflected image
SE Times: Sizce bu görüşmeler Kosova'daki istikrarın çevreye yansımasını sağlayacak mı?SE Times: In your opinion, will these talks contribute to the export of stability from Kosovo?
Turist sayısındaki bu artışın turizm gelirlerine de yansıması bekleniyor.The increase will likely be reflected in higher revenues from tourism.
Pek çoğu için, okula yer yok ve bu da ebeveynlerinin arzularının bir yansıması.For many, there is no room for school -- a reflection of their parents' desires.
SETimes: Yunanistan'da yaşanan krizin Arnavutluk'taki yansıması nasıl?SETimes: What's the impact of the Greek crisis in Albania?
Bu, toplumumuzdaki durumun bir yansıması idi.That was a reflection of the situation in our society.

İlgili Sayfalar