yanlı ile cümle
yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O niçin yanlıştır?Why is that wrong?
Yanlış bir şey yapmadım.I did nothing wrong.
O yanlış bir şey yapmadığını söylüyor.She says that she did nothing wrong.
O hâlâ yanlış bir şey yapmadığını söylüyor.He still says that he did nothing wrong.
Yanlış bir şey yapmadık.We did nothing wrong.
Biz yanlış bir şey yapmadık. O sadece bir öpücüktü.We did nothing wrong. It was only a kiss.
O yanlışlıkla suçlandı.He was accused falsely.
Neyi yanlış yaptığımı bilmek istiyorum.I'd like to know what I did wrong.
Sadece neyi yanlış yaptığımı bilmek istiyorum.I'd just like to know what I did wrong.
Cerrah yanlış organı çıkardı.The surgeon removed the wrong organ.
Cerrah yanlış bacağı kesti.The surgeon amputated the wrong leg.
Neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu açığa kavuşturacağız.We will clarify what is true and what is false.
Yine yanlış şey mi söyledim?Did I say the wrong thing again?
Ne yanlış gitti?What went wrong?
Yanlış bir şey yapmadığımı biliyorum.I know that I did nothing wrong.
Neyin yanlış olduğunu biliyorum.I know what's wrong.
O dosyayı yanlışlıkla sildim sanırım.I think I mistakenly deleted that file.
Onu yapan aslında Mary olduğu zaman sanırım yanlışlıkla onun Tom olduğunu söyledim.I think I mistakenly said it was Tom when it was actually Mary that did that.
Sanırım o email'i yanlışlıkla Tom'a gönderdim.I think I mistakenly sent that email to Tom.
Yanlış yolda gidiyoruz.We're going the wrong way.
Yanlış olan bir şey var.Something's wrong.
Bir şey yanlış gitmiş olmalı.Something must have gone wrong.
Yaptığın yanlıştı.What you did was wrong.
Onun yaptığı yanlıştı.What he did was wrong.
Yaptığım yanlıştı.What I did was wrong.
Yanlış olan bir şeyi biliyordu.She knew something was wrong.
Onun yanlış olduğunu biliyordum.I knew it was wrong.
Onun yanlış olduğunu biliyordun.You knew it was wrong.
Onun yanlış olduğunu biliyordu.He knew it was wrong.
Ben Tom'un Mary'ye ödediğini düşündüm ama görünüşe bakılırsa ben yanlışmışım.I thought Tom had paid Mary, but apparently I was wrong.
Tom, Mary'nin hiçbir şey yanlış değilmiş gibi davranmasına inanamıyor.Tom can't believe Mary's pretending nothing's wrong.
Yanlış bir şey bulamıyorum.I can't find a thing wrong.
Tom ile ilgili yanlış bir şey bulamıyorum.I can't find anything wrong with Tom.
Beni izle ve bana neyi yanlış yaptığımı söyle.Watch me and tell me what I'm doing wrong.
Yanlış gemidesin.You're on the wrong ship.
O bir yanlış alarmdı.It was a false alarm.
Aşağıdaki cümle doğrudur. Önceki cümle yanlış.The following sentence is true. The preceding sentence is false.
Yanlış zamanda yanlış yerde oldu.He was at the wrong place at the wrong time.
O yanlış zamanda yanlış yerdeydi.She was at the wrong place at the wrong time.
Yanlış zamanda yanlış yerdeydim.I was at the wrong place at the wrong time.
O onunla ilgili yanlış bir şey görmüyor.She sees nothing wrong with it.
Bununla ilgili yanlış bir şey görmüyor.He sees nothing wrong with it.
Ben senin yanlış olmanı umarım.I hope you're wrong.
Kalmak istemek yanlış mı?Is it wrong to want to stay?
Onu yanlışlıkla ayağından vurdu.He accidentally shot him in the foot.
Yanlış yanıt vermek istemiyorum.I don't want to give the wrong answer.
Yanlış bir fikir edinmeni istemiyorum.I don't want you to get the wrong idea.
Sana yanlış fikir vermek istemedim.I didn't want to give you the wrong idea.
Bir yanlış anlaşılmayı göze almak istemiyorum.I didn't want to risk a misunderstanding.
Sadece yanlış bir şey söylemek istemiyorum.I just don't want to say the wrong thing.
Tom'un yanlış fikre kapılmasını istemiyorum.I wouldn't want Tom to get the wrong idea.
Tom'un bir şeyin yanlış olduğunu düşünmesini istemiyorum.I don't want Tom to think anything's wrong.
Ben sadece yanlış seçim yapmak istemiyorum.I just don't want to make the wrong choice.
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için bir fırsat istiyorum.I'd like a chance to set the record straight.
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istiyorum.I want to set the record straight.
Sadece beni yanlış anlamanı istemiyorum.I just don't want you to misunderstand me.
Tom yanlış izlenim vermek istemiyor.Tom doesn't want to give the wrong impression.
Yaptığıma benzer bir yanlışı yapmanı istemiyorum.I don't want you to make the same mistake I made.
Tom sadece onun yanlış olduğunu itiraf etmek istemedi.Tom just didn't want to admit that he'd been wrong.
Herhangi bir yanlış anlaşılma olasılığının olmasını istemiyorum.I don't want there to be any chance of a misunderstanding.
İlgili Sayfalar