yanlı ile cümle

yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sözlerimi yanlış anlama.Do not misunderstand my words.
Onun yanlış olduğunu biliyorum.I know it's wrong.
Yanlış olduğunu biliyorum ama yine de onu yapacağım.I know it's wrong, but I'll do it anyway.
Bunun yanlış olduğunu biliyordum ama yine de yaptım.I knew it was wrong, but I did it anyway.
O, yanlış bir numaraydı.It was a wrong number.
Erkek kardeşim iyi bir işyapandır. O sadece yanlış zamanda yanlış yerdeydi.My brother is a well doer. He was just at the wrong place at the wrong time.
Gerçek şu ki hiçbir şey tamamen doğru ya da yanlış değildir.The truth is that nothing is totally true or false.
Telefonla ilgili yanlış bir şey var. Ben seni zorlukla duyabiliyorum.There's something wrong with the phone. I can hardly hear you.
Bir şey yanlış giderse bunun için sadece tercümanı suçla.If something goes wrong, just blame it on the translator.
Başkalarının duyguları ile oynamak yanlıştır.Playing with other's feelings is wrong.
Bunu yanlış yapıyorsun! Sadece bir göz bandı tak!You're doing it wrong! Wear just one eyepatch!
Onu yanlış yapıyorsun!You're doing it wrong!
Her iki iddia yanlış.Both claims are false.
Bu telefon faturasında yanlışlıklar var.There are errors in this phone bill.
Bana bilerek yanlış adres söyledi.She told me the wrong address on purpose.
Üzgünüm, bir şey yanlış gitti.Sorry, something went wrong.
Bunda yanlış yoktur. Hiç.There's nothing wrong with that. Not at all.
Yanlış bir şey yapıp yapmadığını bana söylersen iyi olur.You'd better tell me if you did something wrong.
Tom yanlış tahmin etti.Tom guessed wrong.
Hiç yanlış yapmadım.I've done nothing wrong.
İnan bana, asla yanlış bir şey yapmadım.Believe me, I never did anything wrong.
Söylediğin her şey yanlıştı.Everything you said was false.
Bu yanlış.It's wrong.
Ben senin teorinin yanlış olduğunu düşünüyorum.I think your theory is incorrect.
Bence senin teorin yanlış.I think your theory is incorrect.
Neyin yanlış olduğundan emin değilim.I'm not sure what's wrong.
Bu yanlış anlaşılıyor.This is being misunderstood.
O ifade yanlış.That statement is incorrect.
Biz yanlış kapıyı çaldık gibi görünüyor.Looks like we barked up the wrong tree.
Yanlış bir şey söylemedim.I didn't say anything wrong.
Seni yanlış değerlendirmişim.I have misjudged you.
Ülke yanlış yolda ilerliyor.The country is headed on the wrong track.
Yanlış bir şey yaptım.I did something wrong.
Sanırım yanlış bir şey yaptım.I think I did something wrong.
Yanlış bir şey mi söyledim?Did I say something wrong?
Yanlış bir şey yaptım mı?Did I do something wrong?
O kız hakkında yanlış bir şey olduğunu biliyordum.I knew there was something wrong about that girl.
Yanlış fikir alma.Don't get the wrong idea.
Hayır, sen yanlış anladın..No, you misunderstood.
Bir yanlış anlama olmalı.There must be a misunderstanding.
Yüzündeki kızgınlık yanlış anlaşılamazdı.The anger in her face was unmistakeable.
Soruşturma polis memurunun yanlış bir şey yapmadığı sonucuna varmıştır.The investigation concluded that the police officer had done nothing wrong.
Biz onu yapmamalıydık. O yanlıştı.We should not have done that. It was wrong.
Onu yapmamalıydın. O yanlıştı.You should not have done that. It was wrong.
Bizim dostluğumuz o küçük yanlış anlamaların ötesindedir.Our friendship is beyond those little misunderstandings.
Popüler her şey yanlıştır.Everything popular is wrong.
Marie yanlış trene bindi.Marie took the wrong train.
Burada bir şey yanlış.Something's wrong here.
Onun yaptığı çok yanlış.What he did is very wrong.
Sanırım yanlış bir şey yapmadım.I think that I didn't do anything wrong.
Tom yanlışlıkla biraz fare zehiri içti.Tom accidentally ate some rat poison.
Sana neyin yanlış olduğunu söyleyeceğim.I'll tell you what's wrong.
Neyin yanlış olduğunu bilmiyorsun gibi davranma.Don't act like you don't know what's wrong.
Sen yanlış uçaktasın.You are on the wrong plane.
Onun yanlış numarası vardı.She had the wrong number.
Tom onun yaptığının yanlış olduğunu bildi.Tom knew it was wrong to do what he was doing.
Sanırım Tom yanlış zamanda yanlış yerdeydi.I think Tom was just in the wrong place at the wrong time.
Tom yanlış zamanda yanlış yerde olduğu için yaralandı.Tom got injured because he was in the wrong place at the wrong time.
Tom sadece yanlış zamanda yanlış yerdeydi.Tom was simply in the wrong place at the wrong time.
Maalesef, Tom yanlış zamanda yanlış yerdeydi.Unfortunately, Tom was in the wrong place at the wrong time.
İlgili Sayfalar