yanlı ile cümle
yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün, iki tane yanlış alarmımız vardı.Today, we had two false alarms.
Üzgünüm yanlış numara çevirmiş olmalıyım.Sorry, I must have dialed the wrong number.
İnsanları aldatmak yanlıştır, fakat kendinizi aldatmak daha kötü.It's wrong to deceive people, but worse to deceive yourself.
Onun yaptığı şey yanlış değildi.What he did wasn't wrong.
Yaptığı yanlış değildi.What he did wasn't wrong.
Ben yanlış trene bindim.I got on the wrong train.
Ben yanlış otobüse bindim.I got on the wrong bus.
Yanlışlıkla mektubunu açtığım için lütfen beni affet.Please forgive me for opening your letter by mistake.
Doğruyu yanlıştan ayırabiliyorum.I know right from wrong.
Tüm modeller yanlış, ancak bazıları yararlı.All models are wrong, but some are useful.
Neyin yanlış gittiğini çözmak için bana biraz zaman verin.Give me some time to figure out what went wrong.
Büyük bir yanlış anlama oldu.It's all just a big misunderstanding.
Büyük bir yanlış anlaşılma olmuş.It's all just a big misunderstanding.
Bir insanın canını almak her zaman mı yanlış?Is it always wrong to take a human life?
Hayır, sanırım yanlış anlıyorsun.No, I think you misunderstand.
Bu cümle yanlış.This sentence is false.
Yazmak kolaydır. Yapmak zorunda olduğun tek şey yanlış kelimeleri silmektir.Writing is easy. All you have to do is cross out the wrong words.
Korkarım yanlış bir numara çevirdiniz.I'm afraid you have dialed a wrong number.
Yanlış ayakla çıktık.We got off on the wrong foot.
Onlar hayvanların yanlış kullanılmasına karşılar.They're against animal abuse.
Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a fine because he parked in the wrong place.
Yanlışlıkla büyük bir kayaya tekme attım ve baş parmağımı kırdım.I accidentally kicked a large rock and broke my toe.
Pahalı bir bıçağı yanlışlıkla çöpe attım.I accidentally threw an expensive knife into the trash.
Kafaları karışmış gezginler yanlış şehre doğru yöneldiklerini fark ettiler.The confused travelers realized they were headed toward the wrong town.
Zarfın üstüne yanlış adres yazdım.I wrote the wrong address on the envelope.
Ebeveynler çocuklarına yalan söylemenin yanlış bir şey olduğunu öğretirler.Parents teach their children that it's wrong to lie.
Tom'un testte biraz yanlışı var.Tom got some wrong on the test.
Bu cümle yanlış değil.This sentence isn't wrong.
Bu teoride yanlış bir şey bulamıyorum.I can't find anything wrong with his theory.
Hava raporu tamamen yanlıştı.The weather report was thoroughly wrong.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde kötü bir his var.I have a nasty feeling something's gone wrong.
Bazı yanlışlar düzeltildi.Some bugs were fixed.
Telefon numarasında bir yanlışlık var mı?Is there a mistake in the telephone number?
Küçük çocuklar neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu belirleyemez.Young children cannot determine what is right and what is wrong.
Kuveykırlar öldürmenin her zaman yanlış olduğuna inanmaktadırlar.Quakers believe that it is always wrong to kill.
Hoover bunun yanlış olduğunu söyledi.Hoover said this was wrong.
Jackson, bunun yanlış olduğunu söyledi.Jackson said this was wrong.
Kuzeydeki birçok kişi köleliğin yanlış olduğunu düşünüyordu.Many in the North felt slavery was wrong.
Cleveland yüksek gümrük vergilerinin yanlış olduğuna karar verdi.Cleveland decided that high tariffs were wrong.
Yanlış döndük.We took a wrong turn.
Neyin doğru ve neyin yanlış olduğu hakkında tartışmanın bir anlamı yok.There's no point arguing about what's true and what's false.
Neden her şey yanlış gidiyor?Why is everything going wrong?
Yanlış kişiye soruyorsun.You're asking the wrong person.
Sen yanlış yönde gidiyorsun.You're going in the wrong direction.
Cevabın yanlış.Your answer is incorrect.
Yanıtınız yanlış.Your reply is wrong.
Televizyon izlerken ödevini yapmak, bu açıkçası yanlış.Doing your homework while watching TV, that's obviously wrong.
Bir sonraki cümle yanlış.The next sentence is false.
Onun huzursuzluğu ona bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir ipucu verdi.His restlessness gave her a hint that something was wrong.
İnsanları yemek ahlaken yanlıştır.I think it is morally wrong to eat people.
Ben sende yanlış bir şey olduğunu düşünüyorum.I think there's something wrong with you.
Et yeme ahlaken yanlış mıdır?Is eating meat morally wrong?
İnsanları yemek yanlış mıdır?Is eating people wrong?
Et yemek ahlaki olarak yanlış mıdır?Is it morally wrong to eat meat?
Onun yanlış bir şey yaptığı olası değil.It's unlikely that he did anything wrong.
Çoğu kişi cinayeti yanlış düşünüyor.Most people consider murder wrong.
Yaptığımızda yanlış olan nedir?What's wrong with what we were doing?
Neden bazı insanlar et yemenin manevi açıdan yanlış olduğunu düşünüyor?Why do some people consider it morally wrong to eat meat?
Bir yanlış anlama var.It's a misunderstanding.
Onun yanlış olduğu açıktır.It's obvious that he's wrong.
İlgili Sayfalar