yanlı ile cümle
yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun kızgın olduğu göz önüne alınınca, bir yanlış anlama olmalı.Seeing that he is angry, there must be some misunderstanding.
O neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayıramaz.He can't tell right from wrong.
Onun yaptığı şey yanlış değil.What he did is not wrong.
O yanlış cevap verdi.He answered incorrectly.
O, yanlış kullanarak makineyi bozdu.He broke the machine by using it incorrectly.
O yanlışlıkla zehir aldı.He took poison by mistake.
O yanlış çocuk grubuyla aylak aylak dolaşıyor.He hangs around with the wrong group of kids.
O, yanlış yaptığını kabul etti.He admitted having done wrong.
O, üç yanlış cevap verdi.He gave three wrong answers.
O yanlış bir şey yapmadı.He did nothing wrong.
Onda yanlış bir şey yok.There is nothing wrong with him.
Yanlış trene binmiş olmalı.He must have taken the wrong train.
Yanlışlıkla kahve fincanına tuz koydu.He put salt into his cup of coffee by mistake.
Yanlışlıkla yanlış otobüse bindi.He took the wrong bus by mistake.
Kazara yanlış otobüse bindi.He took the wrong bus by mistake.
O bana yanlışlıkla vurdu.He hit me by mistake.
O yanlışlıkla yanlış şapkayı aldı.He picked up the wrong hat by mistake.
O sizi yanlış anlamış olabilir.He may have misunderstood you.
Tüm yaptığı yanlışlarına rağmen, herkes tarafından saygı duyulur.With all his faults, he is respected by everybody.
O, beni yanlış anladı.He got me wrong.
Onun doğru ve yanlış anlayışı yoktur.He has no sense of right and wrong.
O, doğru ile yanlış arasındaki farkı bilmiyor.He doesn't know the difference between right and wrong.
Kaba dili nedeniyle yanlış anlaşıldı.He's misunderstood because of his vulgar language.
Yanlış trene binmiş olabilir.He may have taken the wrong train.
Yanlışlıkla yanlış trene bindi.He took the wrong train by mistake.
Yanlış trene bindiler gibi görünüyor.It seems that they took the wrong train.
Onlar bavulumu yanlışlıkla Londra'ya gönderdi.They sent my suitcase to London by mistake.
Onlar onların aptalca yanlış anlamalarına güldüler.They laughed over their silly misunderstanding.
Onun iddiasının yanlış olduğunu söylediler.They said that his claim was false.
Onun kibarlığı yanlış anlaşıldı.Her kindness was misunderstood.
Onun ifadesinin yanlış olduğu ortaya çıktı.Her statement turned out to be false.
Onun cevabının yanlış olduğunu fark ettim.I noted that her answer was incorrect.
Onun adı yanlış hecelendi.Her name was spelled wrong.
Onun hikayesinin yanlış olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think her story is false?
O yirminin yanlış tarafında.She is on the wrong side of twenty.
O, iki yanlış başlama yüzünden yarıştan diskalifiye edildi.She was disqualified from the race for two false starts.
Yanlış otobüse binmiş olmalı.She must have taken the wrong bus.
O henüz gelmedi. O, yanlış bir otobüse binmiş olabilir.She hasn't come yet. She may have taken a wrong bus.
O, yanlış numara çevirdi.She dialed the wrong number.
Yanlışlıkla kahvesine tuz koydu.She put salt into her coffee by mistake.
Bilerek bana yanlış adres verdi.She told me a wrong address on purpose.
O yanlış olduğunu kabul etmez.She doesn't admit that she is in the wrong.
O, arabasında yanlış giden bir şey hissetti.She felt something go wrong with her car.
O doğruyu yanlıştan ayıramaz.She cannot distinguish right from wrong.
O bana hırsızlığın ne kadar yanlış bir şey olduğunu anlattı.She told me how it was wrong to steal.
Onu yalnız bırakmanın yanlış olduğunu düşündük.We thought it wrong to leave her alone.
Avukatın bana söylediğinin yanlış olduğu sonunda ortaya çıktı.What the lawyer had told me finally turned out to be false.
Kitabını kaybettiğinden emin misin yoksa sadece onu yanlış bir yere mi koydun?Are you certain that you lost your book, or did you merely misplace it?
Gerçekten üzgünüm, ama atkını yanlış yere koymuş gibi görünüyorum.I'm really sorry, but I seem to have misplaced your scarf.
Masum bir adam yanlışlıkla tutuklandı.An innocent man was arrested by mistake.
Sadece şöhreti hedeflemek yanlıştır.It is wrong to aim at fame only.
Yanlış bir şey mi var?Is something wrong?
Yaşlı bir adamla alay etmek yanlıştır.It is wrong to make fun of an old man.
Bu kesinlikle bir yanlış anlaşılma. Bana çok fazla kredi veriyorsunuz.That's a misunderstanding, for sure. You're giving me too much credit.
Nagasaki yanlısı bir futbol takımı kuralım.Let's put together a pro-soccer team for Nagasaki!
O kavga etmek için yanlış adamı seçti.He chose the wrong man to pick a fight with.
Onun yanlış olduğunu düşünüyorum..I think that is wrong.
Sen sadece yanlış bir şey yapma.You just don't do anything wrong.
O, yanlışlıkla deterjan yuttu.He swallowed detergent by mistake.
Hayır, yanlışlıkla parmağımı kestim! Ne yapmalıyım?Oh no, I accidentally sawed off my finger! What should I do?
İlgili Sayfalar