Ana içeriğe geç
Sözlük

yandan ile cümle

yandan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çalışmalar bir yandan ilerlerken, Hükümet Konağının bazı kısımları halihazırda kullanılıyor.Scaffolding has been put up outside in order to facilitate reconstruction of the façade, he added.
Öte yandan Cinciç yaklaşan seçimde partisinin Kostunica'yı destekleyebileceğini söyledi.Djindjic, meanwhile, said Wednesday that his party might support Kostunica in the upcoming vote.
Fakat diğer yandan yalnızca arayı kapatmanın yeterli olmayacağını söylemek de mümkün.Arguably, however, just catching up isn't enough.
Öte yandan ülkede asgari ücret sadece 254 avro civarında.The net minimum wage, meanwhile, is only around 254 euros.
Öte yandan yurtdışında tatil yapmak için para biriktirenlerin sayısı da giderek artıyor.Still, a rising number are saving up for holidays abroad.
Öte yandan pek çok kadın taciz, istismar ve şiddet olasılığıyla karşı karşıya bulunuyor.Meanwhile, many face the prospect of harassment, abuse and violence.
Öte yandan muhalefet partileri hükümetin istifası ve seçimler yönünde çağrıda bulundu.Opposition parties, meanwhile, called on the government to resign and call an election.
Öte yandan şiddet olayları uluslararası camiada da yeni kınamalara yol açtı.Meanwhile, the violence has provoked fresh international condemnation.
Diğer yandan Erdoğan'ın 22 Şubat Pazartesi günkü ziyareti bir ayakkabı fırlatma olayıyla gölgelendi.Meanwhile, Erdogan's visit Monday (February 22nd) was marred by a shoe-throwing incident.
Öte yandan Sönmez'e göre, kurul tarafsız değil.According to Sönmez, meanwhile, the board is not impartial.
Öte yandan etnik Arnavutların %69'u isim değişikliğini umursamadı.On the other hand, 69% of ethnic Albanians respondents didn't mind a name change.
Öte yandan Tatlıses'e düzenlenen suikastla ilgili soruşturma da devam ediyor.Meanwhile, the investigation into the assassination attempt against Tatlises continues.
Öte yandan işsizlikle savaş da bir diğer ekonomik öncelik olarak gündemdeki yerini alıyor.Fighting unemployment remains another economic priority.
Öte yandan AB-Hırvatistan ilişkisi ile ilgili yeni bir sorun daha ortaya çıktı.Also, a new EU-Croatia-related problem has popped up.
Öte yandan Boşnaklar üniter devlet yapısından yana.Bosniaks, meanwhile, favour a unitary state.
Diğer yandan Güneydoğu Avrupanın ithalat rakamlarının içinde BDT ülkelerinin payı da düştü.Meanwhile, the share of SEE intraregional imports purchased from the CIS declined.
Öte yandan Türkiye de yaşanan olayları sert bir dille eleştirdi.Meanwhile, Turkey condemned strongly the incident in Sofia.
Öte yandan süreç henüz sona ermiş değil.Meanwhile, the process is not over yet.
Öte yandan meclis, kara para aklamaya karşı alınacak tedbirleri tartışmaya başladı.Meanwhile, parliament has started debating measures against money laundering.
Öte yandan Kosova, ciddi bir endişe kaynağı olarak durumunu koruyor.On the other hand, Kosovo remains a serious concern.
Öte yandan Çıray, seçmenlerini Somali kampanyasına aktif bağışta bulunmaya çağırdı.Meanwhile, he called on his voters to actively donate to the Somalia campaign.
Öte yandan mahkemeler de sürece katılmaya başladı.The courts are getting involved as well.
Fakat diğer yandan orada yaşayanlar için de çok üzülüyordum.But simultaneously I felt sorrow for the people that lived there.
Öte yandan Hırvat erkek hentbol takımı Fransa'ya 23-19 yenildi.Meanwhile, Croatia's men's handball team lost to France, 23-19.
“Öte yandan, projenin olumsuz bir sembolik iması da olacak."At the same time, this project has a negative symbolic connotation.
Öte yandan iktidar partisi, muhalefeti hükümeti devirmeye çalışmakla suçluyor.The ruling party, meanwhile, is accusing the opposition of trying to bring down the government.
Diğer yandan böyle bir ekonomik ilerleme, Makedon halkını da rahatlatacak.At the same time, an improved economy will bring relief to Macedonia's citizens.
Öte yandan banka çalışanları, kendilerine sağlanan düşük faizli kredilerden faydalanabiliyor.Bank employees, meanwhile, can take advantage of special low rates available to them.
Diğer yandan Avrupalı yetkililer Tadiç'in açıklamasını övgüyle karşıladılar.On the other hand, European officials hailed Tadic's declaration.
Öte yandan seçimler, rekor düzeyde düşük katılım nedeniyle bozulabilir.It could also be marred by record-low turnout.
Fakat diğer yandan üretilen sütün kalitesi düşük.At the same time, however, the quality of milk is lower.
Öte yandan Kürt yanlısı Barış ve Demokrasi Partisi de saldırıyı kınadı.Meanwhile, the Kurdish Peace and Democracy Party condemned the attack.
Öte yandan bölgesel işbirliği, mülteci iadeleri ve ekonomi konularında da ilerleme kaydedildi.There was also progress in terms of regional co-operation, refugee returns and the economy.
Öte yandan AKP Diyarbakır milletvekili Abdurrahman Kurt, yerel meclis önerisinde bir mantık görüyor.Meanwhile, former AKP MP from Diyarbakir, Abdurrahman Kurt, sees logic in the local meclis proposal.
Öte yandan Çarşamba günü, BHF'nin Temsilciler Meclisi'ndeki delegeler yönetimlerini seçtiler.In other news Wednesday, delegates in FBiH's House of Representatives elected their chairmanship.
Öte yandan, BM savaş suçları mahkemesi başsavcısı Karadziç'e teslim ol çağrısında bulundu.Meanwhile, the chief UN war crimes prosecutor called on Karadzic to surrender.
Öte yandan Washington da sahneye çıktı.Meanwhile, Washington has also been visible.
Öte yandan Sırp defansı da Gana'nın kanat ataklarını etkisiz hale getirdi.Meanwhile, Serbia's defenders fended off Ghana's wing attacks.
Öte yandan Kosovalı Sırp mülteciler de durumlarında somut iyileşmeler görmeyi bekliyorlar.Kosovo Serb refugees, meanwhile, wait to see concrete improvements in their situation.
Öte yandan Romen film dağıtımcıları da internet korsancılığı konusunda ayaklanmış durumda.Meanwhile, Romanian movie distributors are up in arms over Internet piracy.
Öte yandan Sırbistan Adalet Bakanı Vladan Batiç de vazgeçmiş değil.Meanwhile, Serbian Justice Minister Vladan Batic has not given up.
Öte yandan genç diplomatlara yönelik değişim programları da uygulanacak.Meanwhile, exchange programmes for young diplomats will be implemented.
Öte yandan söz konusu savaş ya da savaş-sonrası filmlerinin hepsi de ağır değildi.But not all of these war or war-aftermath films were completely without lightness.
Öte yandan gençlik bürolarının desteğiyle gençlere yönelik iki girişimcilik programı da uygulanıyor.Two youth entrepreneurship programs are also being implemented with the assistance of youth offices.
"Fakat öte yandan, ellerini güçlendirmek için hile yaptılar."But on the other hand, they played dirty to strengthen their hand.
Öte yandan Washington'da Başkan Barack Obama saldırıdan ötürü "üzgün ve öfkeli" olduğunu söyledi.In Washington, meanwhile, President Barack Obama said he was "saddened and outraged" by the attack.
Siyasi partisini güçlendirmeye odaklanan Dodik, diğer yandan da SDS'yi sert bir şekilde eleştirdi.Dodik concentrated on strengthening his political party, while sharply criticising the SDS.
Öte yandan Simiç, Miloseviç öncesi dönemle yapılan kıyaslamaların yersiz olduğuna katılıyor.Simic, meanwhile, agrees that comparisons with the pre-Milosevic era are off base.
Diğer yandan yeni üyeler, er ya da geç avro bölgesine dahil olmak durumunda kalacak.Likewise, new entrants are bound to enter the eurozone sooner or later.
Öte yandan hükümet tüm silah ve askeri donanım ihracatını yasakladı.The government, meanwhile, has announced a ban on all exports of arms and military equipment.
Öte yandan halkın merak konusu ise, önemli meselelerin ne zaman çözümleneceği.Members of the public wonder when the big issues will be tackled.
Öte yandan Türkiye oldukça iyi gidiyor.Turkey, on the other hand, is doing quite well.
Diğer yandan AB her yıl vize harcı olarak milyarlarca avro para topluyor.Meanwhile, the EU collects billions of euros annually in visa fees.
Bu kısmın otobüse yandan çarparak, onu yolun kenarındaki kayalık alana savurduğu ifade edildi.It then hit the left side of the bus, slamming it onto the rocks bordering the road.
Öte yandan Priştine ise sevincini ifade etti.On the other hand, Pristina expressed its delight.
Ancak bir yandan da diğer bilim insanları çevresel faktörler sonucu oluştuğunu savunmaktadır.On the other hand, it is also thought that there may be some environmental effects, too.
Öte yandan İsa'nın çarmıha gerilişi duygusal bir biçimde tasvir edilmiştir.1276–1282), and the Visoki Dečani monastery, built by King Stefan Uroš III (r.
Diğer yandan hadronları sicim olarak modelleme girişimleri ciddi problemlerle karşılaşmıştır.On the other hand, attempts to model hadrons as strings faced serious problems.
Öte yandan, Sichuanice'de üç Pekin finali mevcut değil: [ɤ], [iŋ] ve [əŋ]On the other hand, three Beijing finals do not exist in Sichuanese: [ɤ], [iŋ], and [əŋ].
Öte yandan, eğer çok az insülin verilirse, hiperglisemi oluşacaktır.On the other hand, if too little insulin is delivered, there will be hyperglycemia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yandan ile cümle - Sayfa 6 - yandan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App