Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.Les personnes, par contre, c'était une autre histoire.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.Mặc khác, người dân là một chủ đề khác.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.Mensen aan de andere hand, dat is een ander verhaal.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.Na druhou stranu o nás lidech to byl jiný příběh.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.Orang, di sisi lain, adalah subjek yang berbeda.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.Was die Menschen hingegen betrifft, ist das ein anderes Kapitel.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.Wpływ na mieszkańców to inna sprawa.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.С людьми, с другой стороны, дело обстояло совсем иначе.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.Хората, от друга страна, бяха съвсем различно нещо.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.אנשים, לעומת זאת, זה נושא אחר.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.الأشخاص ، من جهة أخرى ، كانوا يمثلون موضوعا آخر.
Öte yandan insanlar bambaşka bir konu.我々自身は、修復できるかわかりませんでした
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.Azon túl voltak implicit közös vonások, amiket egyikük sem gyakorolt.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.Có các phương pháp thông thường ẩn mà chẳng ai trong số họ luyện tập cả.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.Dar erau şi trăsături comune implicite pe care se părea că niciunul nu le exersa.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.Depois, havia semelhanças implícitas que nenhum deles parecia praticar.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.In piu' c'erano degli impliciti tratti in comune che nessuno di loro sembrava mettere in pratica.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.Istniały też podobieństwa ukryte, których nikt nie wprowadzał w życie.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.그리고 그들 중 누구도 훈련하지 않은 것 처럼 보이는 암묵적인 공통점이 있었습니다.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.Luego había características comunes implícitas que ninguno de ellos parecía estar practicando.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.Puis il y a les choses communes implicites, qu'aucun d'eux ne semblaient faire en exercice.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.Und dann gab es implizite Gemeinsamkeiten die keine/r von ihnen auszuüben schien.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.После имаше скрити сходства, които като че ли никой от тях не практикуваше.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.היו מספר מכנים משותפים מרומזים שאף אחד מהם לא פעל על פיהם.
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.ثم كانت هناك قواسم مشتركة ضمنية وهي أنه لم يكن أي منهم يمارس التدريب
Öte yandan ise hiçbirinin uygulamıyor gibi göründüğü üstü kapalı olan benzerlikler vardı.共通点をまとめた「裏の」リストです アルゼンチンのダンス講師の保守性は置いておいて
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Ale o Izraelovi hovorí: Celý deň som vystieral svoje ruky k ľudu neposlušnému a protirečiacemu.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Ale proti lidu Izraelskému dí: Přes celý den roztahoval jsem ruce své k lidu nepovolnému a protivnému.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Ale przeciwko Izraelowi mówi: Cały dzień wyciągałem ręce moje do ludu upornego i sprzeciwiającego się.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Az Izráelrõl pedig ezt mondja: Egész napon kiterjesztettem kezeimet az engedetlenkedõ és ellenmondó néphez.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Glede Izraela pa pravi: „Ves dan sem iztezal roke svoje k ljudstvu nepokornemu in upornemu“.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››이스라엘을 대하여 가라사대 순종치 아니하고 거스려 말하는 백성에게 내가 종일 내 손을 벌렸노라 하셨느니라
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Mais au sujet d`Israël, il dit: J`ai tendu mes mains tout le jour vers un peuple rebelle Et contredisant.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Men om Israel säger han: »Hela dagen har jag uträckt mina händer till ett ohörsamt och gensträvigt folk.»
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››men om Israel sier han: Hele dagen rakte jeg mine hender ut til et ulydig og gjenstridig folk.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Men om Israel siger han: "Den hele Dag udstrakte jeg mine Hænder imod et ulydigt og genstridigt Folk."
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››mentre di Israele dice: Tutto il giorno ho steso le mani verso un popolo disobbediente e ribelle
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Pero acerca de Israel dice: Todo el día extendí mis manos a un pueblo desobediente y rebelde
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Quanto a Israel, porém, diz: Todo o dia estendi as minhas mãos a um povo rebelde e contradizente.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Song về dân Y-sơ-ra-ên , thì rằng : Ta đã giơ tay ra cả ngày hướng về dân bội_nghịch và hay nói trái .
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Song về dân Y-sơ-ra-ên, thì rằng: Ta đã giơ tay ra cả ngày hướng về dân bội nghịch và hay nói trái.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Προς δε τον Ισραηλ λεγει Ολην την ημεραν εξετεινα τας χειρας μου προς λαον απειθουντα και αντιλεγοντα.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››До Їзраїля ж глаголе: Увесь день простягав я руки мої до людей непокірних і суперетних.
Öte yandan, tüm hayatım boyunca keman çalmıştımNa druhou stranu jsem ale celý svůj život hrál na housle.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Об Израиле же говорит: целый день Я простирал руки Мои к народу непослушному и упорному.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››ועל ישראל הוא אמר פרשתי ידי כל היום אל עם סורר ומרה׃
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››اما من جهة اسرائيل فيقول طول النهار بسطت يديّ الى شعب معاند ومقاوم
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››至 於 以 色 列 人 、 他 說 、 『 我 整 天 伸 手 招 呼 那 悖 逆 頂 嘴 的 百 姓 。
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››至於 以色列人 、 他說 、 『 我 整天 伸手 招呼 那 悖逆 頂 嘴 的 百姓 。
Öte yandan karmaşık bilgisayar analizleri gösterdi ki, böylesi bir tedbir bize fazlaca zaman kazandırmayacak.하지만, 대형 슈퍼컴퓨터의 분석에 따르면, 이 방법이 실효성이 있을 가능성에 대해 우리에게 전혀 시간을 벌어주지 못한다는 결과가 나왔습니다.
Öte yandan karmaşık bilgisayar analizleri gösterdi ki, böylesi bir tedbir bize fazlaca zaman kazandırmayacak.אולם, ניתוחים של מחשבי על , נעשו בכדי לבדוק את היעילות של מהלך שכזה, והראו כי זה לא יקנה לנו הרבה זמן בכלל.
Öte yandan karmaşık bilgisayar analizleri gösterdi ki, böylesi bir tedbir bize fazlaca zaman kazandırmayacak.و مع ذلك، تحليلات كمبيوتر متعددة، قمنا بها لنرى مدر تأثير هذا العمل، تُظهر أن هذا العمل لن يُكسبنا أي وقت.
Öte yandan karmaşık bilgisayar analizleri gösterdi ki, böylesi bir tedbir bize fazlaca zaman kazandırmayacak.大規模な分析によると 大した時間稼ぎには ならないことが分かりました もちろん 準備計画では かなりの混乱が生じるでしょう
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Între timp, echipa adversă rămâne concentrată, putând să cucerească obiective.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Pendant ce temps, l'équipe adverse reste concentrée, ce qui la rend capable de saisir des objectifs communs.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Under tiden håller motståndarlaget sig fokuserade vilket betyder att de kan ta för sig "objectives".
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Un jugador decide que el otro es un noob y empieza la discusión.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.W międzyczasie przeciwna drużyna jest skoncentrowana, co oznacza, że mogą brać zadania.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.Παράλληλα, η αντίπαλη ομάδα μένει συγκεντρωμένη, που σημαίνει ότι μπορούν να κατακτήσουν στόχους.
Öte yandan karşı takım konsantrasyonunu bozmuyor ve dolayısıyla görevleri yapabiliyor.В то же время соперники сосредотачиваются на игре и продолжают уничтожать цели на карте.