Diğer yanda, biz de momentum kazanarak işimizi eskisinden çok daha çabuk yaptık.On the other side, we've gained momentum, doing our job much more quickly than before.
Erkekler dört bir yandan gelen suları kontrol etmeye çalışıyorlar.Men are trying to control the water that is pouring from everywhere.
Öte yandan yetkililer, işlerin yolunda olduğu konusunda ısrar ediyorlar.Officials, meanwhile, insist things are on track.
Bu da gazetenin eski siyasi yandaşlarını düşmana dönüştürdü.This turned some of the newspaper's former political allies into enemies.
Öte yandan insan hakları ihlalleri ile ilgili şikayetler dikkate alınmadı.Meanwhile, complaints of violations of human rights went ignored.
Öte yandan hükümet sabırlı olunmasını istiyor.The government, meanwhile, urges patience.
Diğer yandan Salzburg’da gösterilen desteğin daha isteksiz olduğunu söylemek de yanlış olmaz.And yet it is not unfair to say that the support shown in Salzburg was more tepid.
Diğer yandan kamuoyunun gündemindeki konuları yanlış yorumlamamak da gerekiyor.On the other hand, it is important not to misread the themes of public debate.
Öte yandan Sırp medyasında karşıt ve çelişkili bilgiler dolaşıyor.Meanwhile, contradictory and conflicting information has been circulating in the Serbian media.
Öte yandan, siyasi koşullar belirsiz olduğunda işleyen bir ekonomi yaratmak da kolay değil.A functioning economy, meanwhile, is hard to build when the political situation is nebulous.
Yandaşlar, bütün dairelerin AB tarafından gerekli görüldüğünü söylüyor.Proponents say all the agencies are required by the EU.
Öte yandan, etnik bölünme Mitrovica'da yaşamı belirleyici bir unsur olmaya devam ediyor.Meanwhile, ethnic division continues to be a defining feature of life in Mitrovica.
Diğer yandan Velgrad da kuzeydeki yerel işletmeleri destekliyor.Meanwhile, Belgrade is supporting local business in the north.
Bir yandan bakıldığında hükümet, soruşturma ve tutuklamalarıyla çok iyi bir başlangıç yaptı.On the one hand, the government made a very good start with its investigations and arrests.
Öte yandan çelişkili yasa hükümleri de söz konusu.We also have conflicting laws.
Öte yandan işletmeler şimdiden iyileşmeler görüldüğünü bildiriyor.Businesses, meanwhile, already report improvements.
Diğer yandan Ankara da reformlar konusunda yoluna devam etmekte kararlı olduğunun altını çiziyor.Ankara, meanwhile, has stressed that is determined to continue down the path of reform.
Öte yandan KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu bu yılın sonuna kadar anlaşma çağrısında bulundu.Meanwhile, Turkish Cypriot leader Dervis Eroglu called for an agreement by the end of this year.
Komisyon üyesi diğer yandan iyileştirilmesi gereken alanlara da dikkat çekti.At the same time, the commissioner pointed to areas where improvement is needed.
Kosova bu konuda biraz ilerleme gösteriyor; öte yandan Sırbistan bu yöndeki çabalarını artırmalı.Kosovo has made little progress, while Serbia needs to step up efforts.
Öte yandan Türk ve Japon sanatçıların ortak bir sergisi 11 Ekim'de Tokyo'da açıldı.Meanwhile, a joint exhibition of Turkish and Japanese artists opened on 11 October in Tokyo.
Öte yandan ülkenin eskiyen elektrik şebekesi de sorun oluşturuyor.Meanwhile, the country's aging power grid poses a challenge.
Öte yandan güneş enerjisi kapasitesi 2008 yılındaki 1,4 MW'tan 2010 yılında 15 MW'a ulaştı.Meanwhile, solar energy capacity grew from 1.4MW in 2008 to 15MW in 2010.
Öte yandan bu sorunun asıl yükü, daha yoksul durumdaki ülkelerin sırtına binmektedir.""Meanwhile, it's poorer countries that are left having to pick up the burden."
Öte yandan Türkiye de bir karşı hareket başlattı.Meanwhile, Turkey has launched a counteraction.
Öte yandan parlamento da Ahtisaari’nin önerisi ile örtüşen yeni bir anayasa hazırlamalı.The parliament must also develop a new constitution that enshrines what Ahtisaari proposed.
Öte yandan, ND'nin kampanyasındaki dayanakları da şunlar:Meanwhile, ND is basing its campaign on:
Öte yandan ülke oldukça genç bir nüfusa sahip. Vatandaşların yarısı 25 yaşın altında.It also has an extremely young population, with half of its citizens under the age of 25.
Diğer yandan halkı bu kampanya hakkında bilinçlendirmeye çalışacağız.At the same time, we will start informing the public of what this campaign means.
Bir yanda, gerçekten ihtiyaç olmadığı halde tedbirleri ayrıntılandırmamız gerekiyor.On one hand, we have to detail measures even where there is no real need for that.
Öte yandan, Bush Yönetimi de bu yılki bütçesini ve 2004 bütçe tahminini açıklamıştır.Meanwhile, the Bush Administration has announced a budget for this year and estimates for 2004.
Öte yandan, Türkiye'nin Esad rejimiyle olan ilişkisi de oldukça samimi görünüyordu.Meanwhile, Turkey's relationship with the Assad regime was at times nothing short of cozy.
Dragan Mariç adındaki bir diğer Sırp da, "Her yandan baskıya maruz kaldık." dedi."We are pressed from all sides," said another, Dragan Maric.
Öte yandan AB genişlemeye devam ediyor.The EU is continuing to expand.
Diğer yandan Pazartesi günü, BH domuz gribinden kaynaklanan ilk can kaybını doğruladı.In other news Monday, BiH confirmed its first swine flu death.
Öte yandan Steliana Nistor da asimetrik paralelde yedinci oldu.Meanwhile, Steliana Nistor finished seventh in the uneven-bars competition.
Öte yandan, hükümet mensubu bir bakan kaçakçılığa karıştığını inkar etti.Meanwhile, a government minister has denied involvement in trafficking.
Öte yandan AB de Esad rejimine karşı yeni yaptırımlar ilan etti.Meanwhile, the EU announced new sanctions against the Assad regime.
Öte yandan, anlaşmada bir süredir ilerleme sağlanamıyor.Meanwhile, progress has stalled in implementing the accord.
Öte yandan zamlar, un ve ekmek fiyatlarıyla sınırlı kalmayacak.For consumers, price hikes will extend beyond flour and bread.
Öte yandan sanayii kapasitesi bir önceki aya göre yüzde 3,2 azaldı.However, industrial output was down by 3.2 per cent compared to the previous month.
Öte yandan bu süreçte insani hukuk ciddi şekilde ihlal edildi.In the process, however, severe violations of humanitarian law took place.
Öte yandan gelişmekte olan bir başka eğilim de söz konusu.Yet another trend is developing.
Nader, öte yandan Türkiye'nin "seçeneklerini açık tuttuğunu" söylüyor.Turkey, on the other hand, "is hedging its bets", says Nader.
Diğer yandan dış ödemeler açığı hızla ve sürekli olarak artıyor.At the same time, external deficits have been on a steady and rapid rise.
Öte yandan, sonuç çok da önem taşımıyor - sonuca hangi yolla ulaşıldığı önemli.But the outcome in essence is not important - it's the path to that outcome that's important.
Öte yandan projenin ciddi bir başarı yakaladığı ve dolayısıyla da devam ettirileceği belirtiliyor.The success of the initiative also means that it will be continued, the organisers said.
Diğer yanda Makedonya vizesiz seyahat için gereken bütün şartlrı yerine getirdi.Macedonia, on the other hand, has met all the requirements for visa free travel.
Öte yandan Makedonya, Karadağ ve Sırbistan’dan gelen turist sayısında ciddi bir düşüş yaşandı.Meanwhile, the number of tourists from Macedonia, Montenegro and Serbia has dropped significantly.
Diğer yandan siyasi partiler "Rugovizmi" kendilerine mal etme yarışına girdi.Political parties, meanwhile, are eager to claim "Rugovism" as their own.
Öte yandan Karadağ sutopunda Hırvatistan'ı yendi.Meanwhile, Montenegro beats Croatia in water polo.
Diğer yandan mevcut Zhur hidroelektrik santrali de AB kriterleri uyarınca genişletiliyor.Meanwhile, the existing Zhur hydro power plant is being expanded with an eye to the EU's criteria.
Öte yandan yayın kuruluşu lisansını kaybetme tehlikesi de yaşıyor.But the broadcaster is also in danger of losing its license.
Fakat diğer yandan iş dünyasında da bir şeyler denemek hoşuma gidebilir.But I also think I might enjoy trying something in the world of business.
Çalışmalar bir yandan ilerlerken, Hükümet Konağının bazı kısımları halihazırda kullanılıyor.Scaffolding has been put up outside in order to facilitate reconstruction of the façade, he added.
Öte yandan Cinciç yaklaşan seçimde partisinin Kostunica'yı destekleyebileceğini söyledi.Djindjic, meanwhile, said Wednesday that his party might support Kostunica in the upcoming vote.
Fakat diğer yandan yalnızca arayı kapatmanın yeterli olmayacağını söylemek de mümkün.Arguably, however, just catching up isn't enough.
Öte yandan ülkede asgari ücret sadece 254 avro civarında.The net minimum wage, meanwhile, is only around 254 euros.
Öte yandan yurtdışında tatil yapmak için para biriktirenlerin sayısı da giderek artıyor.Still, a rising number are saving up for holidays abroad.
Öte yandan pek çok kadın taciz, istismar ve şiddet olasılığıyla karşı karşıya bulunuyor.Meanwhile, many face the prospect of harassment, abuse and violence.