Ana içeriğe geç
Sözlük

yanda ile cümle

yanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dehşet saracak onu her yandan, Her adımında onu kovalayacak.Ужаси ще го плашат отвред, И ще го гонят в петите.
Dehşet saracak onu her yandan, Her adımında onu kovalayacak.סביב בעתהו בלהות והפיצהו לרגליו׃
Dehşet saracak onu her yandan, Her adımında onu kovalayacak.ترهبه اهوال من حوله وتذعره عند رجليه.
Dehşet saracak onu her yandan, Her adımında onu kovalayacak.四 面 的 驚 嚇 要 使 他 害 怕 、 並 且 追 趕 他 的 腳 跟
Dehşet saracak onu her yandan, Her adımında onu kovalayacak.四 面 的 驚嚇 要 使 他 害怕 、 並且 追趕 他 的 腳跟
Denge sağlamaya çalışıyoruz - bir yandan oyun kolay öğrenilsin, ama bir yandan da gelişim zor olsun.Szukamy równowagi - musi być łatwa do nauczenia, ale trudniejsza do stania się "pro graczem".
Denge sağlamaya çalışıyoruz - bir yandan oyun kolay öğrenilsin, ama bir yandan da gelişim zor olsun.Takže se budeme snažit o rovnováhu - snadno se učí ale je těžké se stát opravdu dobrým hráčem.
Denge sağlamaya çalışıyoruz - bir yandan oyun kolay öğrenilsin, ama bir yandan da gelişim zor olsun.Така, че се търси един баланс - лесно да се научава, но трудно да ставаш наистина добър в играта.
Denge sağlamaya çalışıyoruz - bir yandan oyun kolay öğrenilsin, ama bir yandan da gelişim zor olsun.Так что мы ищем баланс: лёгкость в освоении геймплея, но трудность достижения высших уровней в игре.
Denge sağlamaya çalışıyoruz - bir yandan oyun kolay öğrenilsin, ama bir yandan da gelişim zor olsun.כך שאנחנו מחפשים איזון: ללמוד בקלות לשחק, אבל להשקיע הרבה, כדי להפוך לממש טוב במשחק.
Denge sağlamaya çalışıyoruz - bir yandan oyun kolay öğrenilsin, ama bir yandan da gelişim zor olsun.إننا نبحث عن الموازنة بين التعليم السريع للمبتدئين - الصعوبة عندما اللاعبون يريدون أن يجيدوا اللعبة
Denge sağlamaya çalışıyoruz - bir yandan oyun kolay öğrenilsin, ama bir yandan da gelişim zor olsun.というバランスを望んでいます。 何が導入されますか。
Denizci yandan, kağıt baktı.Các thủy thủ nhìn chằm chằm, giấy trong tay.
Denizci yandan, kağıt baktı.Der Seemann starrte, Papier in der Hand.
Denizci yandan, kağıt baktı.De zeeman keek, papier in de hand.
Denizci yandan, kağıt baktı.Il marinaio fissò, la carta in mano.
Denizci yandan, kağıt baktı.Le matelot regarda, papier à la main.
Denizci yandan, kağıt baktı.Mariner gledal, papir v roki.
Denizci yandan, kağıt baktı.Mariner patrzył, papier w ręku.
Denizci yandan, kağıt baktı.Mariner tuijotti, paperi kädessä.
Denizci yandan, kağıt baktı. Mr.A Mariner bámult, papír a kezében.
Denizci yandan, kağıt baktı. Mr.El marinero se quedó, papel en la mano.
Denizci yandan, kağıt baktı. Mr.Mariner privit, de hârtie în mână.
Denizci yandan, kağıt baktı. Mr.O marinheiro olhou, papel na mão.
Denizci yandan, kağıt baktı.Námorník pozeral, papier v ruke.
Denizci yandan, kağıt baktı.Námořník zíral, papír v ruce.
Denizci yandan, kağıt baktı.Pelaut menatap, kertas di tangan.
Denizci yandan, kağıt baktı.The Mariner는 손에 종이를 보았다.
Denizci yandan, kağıt baktı.The Mariner stirrade, papper i handen.
Denizci yandan, kağıt baktı.Το ναυτικό κοίταξε, το χαρτί στο χέρι.
Denizci yandan, kağıt baktı.Моряк подивився, паперу в руці.
Denizci yandan, kağıt baktı.Моряк посмотрел, бумаги в руке.
Denizci yandan, kağıt baktı.Моряк се загледа, хартия в ръка.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Ale na západe jeho meno pravdepodobne
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Dar în Vest, majoritatea oamenilor probabil nu au auzit niciodată de el.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.독립운동가로서 독립운동을 이끌었던 한 사람이죠. 그러나 서구에선 아무도 그의 이름조차 들어본 적이 없을 겁니다.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Ma in occidente, la maggior parte della gente probabilmente non ha mai sentito il suo nome.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Men i Väst, har de flesta antagligen aldrig hĂśrt hans namn.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Par contre en Occident, la plupart des gens n'ont jamais entendu parler de lui.
Diğer bir yanda, bir çok kişi yasağın etkililiğini sorguladı.D'un autre côte, d'autres s'interrogent sur l'efficacité de cette interdiction.
Diğer bir yanda, bir çok kişi yasağın etkililiğini sorguladı.Por otro lado, muchos han cuestionado la efectividad de la prohibición.
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileAl mismo tiempo, muchos padres, gente adinerada con computadoras, me solían decir:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileAo mesmo tempo, também tínhamos muitos pais, gente rica, que tinham computadores, e que me costumavam dizer:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aile "Biliyor musunuz, benim oğlum,V rovnakom čase, sme mali množstvo rodičov, bohatých ľudí, ktorí mali počítače a ktorí mi zvykli hovoriť:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileGleichzeitig traf ich auch viele Eltern, reiche Leute, die Computer besaßen und mir immer sagten:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileÎn același timp, aveam și mulți părinți, oameni cu bani, care aveau calculatoare și care îmi tot spuneau:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aile그와 동시에 많은 부모들이 있었습니다. 부자들이고 컴퓨터를 갖고 있죠.
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileMěli jsme mnoho rodičů, bohatých, co měli počítače a co mi říkali:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileTegelijkertijd hadden we te maken met veel - rijke - ouders, die computers hadden.
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileZ drugiej strony, często przychodzili do mnie rodzice, bogaci ludzie. Mieli komputery.
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileΤην ίδια στιγμή, είχαμε πολλούς γονείς, πλούσιους ανθρώπους, που διέθεταν υπολογιστές, και που μου έλεγαν:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileВодночас, у нас навчалося багато дітей багачів, які мали комп'ютери, і казали мені:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileВ то же время, у нас было много родителей, богатых людей, у которых были компьютеры, и которые мне говорили:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileИ едновременно с това имаше много родители, богати хора, с компютри, които ми казваха:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileובאותו הזמן, היו המון הורים, עשירים, שהיו להם מחשבים,
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileو في نفس الوقت، كان هناك آباء كثيرين، أغنياء، يمتلكون حواسيب،
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileお金持ちの親がたくさんいて 「うちの息子はコンピュータで
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Aan de andere kant, als je een lucifer afstrijkt blaas je de planeet op.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Ale jeśli zapalisz zapałkę, wysadzisz całą planetę.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Andererseits, wenn Sie ein Streichholz anzünden, explodiert der ganze Planet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod