Ana içeriğe geç
Sözlük

yanda ile cümle

yanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yine de hükümetinin yandaşları Ukraynacayı iyi konuşabileceğine dair Mart 2010'da güvence verdi.مع ذلك، أكد لناخبيه في أوائل مارس 2010 أن حكومته ستتحدث الأوكرانية.
Bir yandan, 1941 yılında Osman Sabri iki yıl önce Ferzende'nin Hoy'daki hapishanede öldürülmüş olduğunu yazar.من جانب كتب عثمان صبري عام 1941 عن مقتل فيرزينده قبل عامين في السجن الذي في مدينة خوي.
Öte yandan kız birlikte oldukları kısıtlı zamanda X'in bir saati olup olmadığını da kontrol etmiştir.و من جانب اخر قد سيطرت الفتاة هل x لدية ساعه واحدة في زمن حريات الذي يكون سويا مع الفتاة.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.أنا أعرف أنه لديك أيضاً قلب بإمكانه حب الاخرين!!
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).أى بعد عن الحق رأيك.)
Diğer yandan çeşitli noktalarda denizaltı gözetleme postaları oluşturulmuştu.ومن جانب اخر أنشأت مراكز مراقبه بحريه في نقاط مختلفه.
Öte yandan kapitalist çalışan tarafından katılan emeğin gerçek değerinin karşılığından daha azını ödemektedir.ومع ذلك ، فإن الرأسمالي يدفع أجورا أقل من القيمة المضافة للعامل.
Orta üçüncü sınıftan itibaren bir yandan okuyup bir yandan çalışmaya başladı.و منذ الصف الثالث بالتعليم الإعدادي بدأت إجلال أيدين من ناحية تدرس و من ناحية أخرى تعمل.
Öte yandan, Karay Musevileri sadece Yazılı Tora'nın vahyolunduğuna inanırlar.وخُصِّصَت آيات أخرى لعبادة المؤمنين، حيث ذُكِروا في الكتب المقدسة بوصفهم أطراف الإله فيشنو.
Ancak ertesi yıl 16 Mart günü imparatorun kendisi de Aetius'un yandaşı iki barbar tarafından öldürüldü.وفي السنة اللاحقة قتل الإمبراطور نفسه على يد تابعين برابرة لأيتيوس.
Öte yandan, yapının yapılış amacı son araştırmalarla ortaya konmuştur.ومع ذلك، يحقق البرنامج الذي يُتحكّم به للتطور ذاتيًا المرحلةَ الأخيرة من التجربة.
Öte yandan köpeklere, uzaydaki gıdaları olacak olan besleyici bir jel yedirildi.تمّ تدريب الكلاب على أكل مادّة هلاميّة خاصة فائقة التغذية لتكون طعامًا لها في الفضاء.
Cuheyman yandaşları keskin nişancılarla karşı koymaya çalıştı ancak başarılı olamadı.غريس حاولت اصطياد "الدخلاء" ببندقية لكن لم تستطع العثور عليهم.
Kafatasının yandan görünümü.رؤية جانبية للجمجمة.
Bir yandan New York'ta Türk futbol takımlarının kurulmasına yardımcı olur.أتمنى أن يتسبب هذا الهدف في انطلاق كرة القدم في نيوزيلندا.
Diğer yandan metaller kısmen dolu elektronik kuşaklar elektron kuşağı yapısına sahiptirler.ومن ناحية أخرى، فإن الفلزات لديها بنية نطاق إلكتروني تحتوي على شرائح إلكترونية ممتلئة جزئيا.
Öte yandan sahil topçusuyla işbirliği içinde, denizaltıların yüzeye çıkmasını engelleyebilmişlerdi.ومن ناحيه أخري فإنهم إستطاعواأن يمنعوا ظهور الغواصات علي السطح وذلك بالتعاون مع المدفعيه الساحليه.
Öte yandan el-Arabiye'de yayınlanan bir haberde Pakistanlı güvenlik yetkililerinin açıklamalarına yer verildi.بعد الاحتجاجات تم الإعلان عن طلب تجنيد ألف عسكري إضافي في الصحف الباكستانية.
Diğer yandan köy yolu, höyüğün kuzey ve bat eteklerini kesmiştir.و بسقوط المدينة، وصل الدفاع عن المرتفعات الوسطى والشمال إلى نهايته.
Öte yandan, bu mesajlaşma kayıplıdır (yani mesajlar kaybolabilir).وهذا يمكن أن يتسبب في فقدان الرسائل (الإشارات).
Öte yandan hemşirelik seçmelerine katıldı ama o dönemde hemşirelikteki iş istihdamı yoktu.بالرغم من تأهيلها كممرضة، إلا أنها لم تتوظف في مجال التمريض.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.كما يمكن البحث عن أقربائه وأصدقائه ليُساعدوا على تهدئته.
Öte yandan Roma donanması hakkında Roma ordusuna kıyasla daha az bilgi vardır.أقل نسبيا هو معروف عن الرومانية البحرية من الجيش الروماني.
Öte yandan Hristiyanların kayıpları çok yüksekti.المسيحيين كانوا بالتأكيد أقل من ذلك.
Şehirde El-Kaide yandaşlarının yaşadığı iddia edilmektedir, ancak kanıtlanmamıştır.وقيل هي عند أهل العربية الأمر الدال على شيء لا بالوضع.
Bir yandan da grup, beste çalışmalarına devam ederek ilk demosunu hazırladı.في"، خاصة وأن العمل لا يزال في بداية عرض حلقاته الأولى.
Bir yandan da kuramı doğrulayan deneysel kanıtlar birikmeye başlar.يجب أن يأتي هذا التبرير من دليل تجريبي على أنه يعمل.
Kent 1601'de bir süre Celali Deli Hasan ve yandaşlarının eline geçti.وقد وقعت إسكي شهر فترةً في عام 1601 في أيدي جلال دلي حسن وأتباعه.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Mas por outro lado, eu entendi a ira de Sean, e acredite em mim, eu queria bater nele muitas vezes.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Ele e seus parceiros conspiradores referiam-se a si mesmos como "libertadores" (liberatores).
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.Não teria acontecido sem ele, mas, por outro lado, não tinha como continuar com ele.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Contudo, no contexto de Sobre as Cerimônias, pode ser lido simplesmente como "unidade" ou "navio".
2 Aralık - Fidel Castro ve yandaşları, tekneyle Küba'ya vardı.2 de Dezembro - Fidel Castro e seus seguidores desembarcam em Cuba.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Eu posso dizer que ela realmente quer essa merda também.
Diğer yandan Baekje Krallığı, Budizmin etkisi altında gelişti.O reino Baekje, por outro lado, floresceu sob a influência do Budismo.
Livy gibi Roma İmparatorluğu yazıları Roma yandaşı propagandanın baş eserleri olarak kabul edilir.Os escritos de romanos como Lívio são considerados obras-primas da propaganda estatal pró-Roma.
Öte yandan kapitalist çalışan tarafından katılan emeğin gerçek değerinin karşılığından daha azını ödemektedir.No entanto, o capitalista paga salários menores do que o valor agregado pelo trabalhador.
Öte yandan Stomp 442, kapağında geleneksel Anthrax logosu olmayan ilk albümdür.Stomp 442 é o único álbum do Anthrax que não apresenta o logotipo tradicional da banda.
MÖ 46'da Jül Sezar, Senato'yu kendi yandaşlarıyla doldurmakta kullanacağı çensör güçlerini aldı.Em 46 a.C., recebeu poderes censoriais, que usou para preencher o senado com seus próprios partidários.
Šrámek ve yandaşları komünist partisinin giderek artan rolünden endişe duymuşlardır.Šrámek e seus co-partidários se preocupavam com o crescente papel do partido comunista.
55 yılında Neron, Agrippina yandaşlarıyla çatışmaktan yorulduğundan dolayı Pallas'ı görevinden uzaklaştırdı.Em 55, o Nero demitiu Pallas de serviço, cansado de ter que lidar com os aliados de Agripina.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.Resultado: diminuíram os roubos e furtos de veículos.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.Mas tudo não passou de uma brincadeira.
Babası genel kömür şirketini yöneten tutucu, kraliyet yandaşı olan bir Anglikan’dı.Seu pai era um anglicano conservador, administrador de uma companhia de carvão.
Ardından Sulla ve yandaşları Marius yandaşlarının çoğunu boğazladılar.Ele e seus partidários, em seguida, mataram muitos dos partidários de Mário.
Öte yandan, David Riazanov 1920’de kendi kurduğu Marks Engels Enstitüsü başkanı olacaktı.David Riazanov foi nomeado diretor do Instituto Marx-Engels, que ele fundou em 1920.
Öte yanda STAVKA birkaç seçenek üzerinde çalıştı.A companhia estava avaliando várias opções.
Bir yandan da İstanbul Radyosu'nda okuyordu.Ele promete ouvi-lo na rádio de Varsóvia.
Öte yandan, Fort Mercer'a yapmayı planladığı saldırı için çeşitli kişilerin yardımlarından yararlanmaktadır.Marston realiza várias tarefas em troca de favores para ajudá-lo a organizar um ataque contra o Forte Mercer.
Öte yandan Gilbreth'ler süreçlerde daha çok hareketleri azaltarak verimlilik sağlamaya çalışıyordu.Já os Gilbreth acreditavam na eficiência através da redução de movimentos realizados pelo trabalhador.
Öte yandan kompleks içerisinde bir sebze bahçesi ile tavşanlar, bal arıları tavuklar ve bir inek vardı.O composto tinha uma horta em que estavam coelhos, galinhas e uma vaca.
Bir yandan da ailemin geçimine yardımcı olmak zorundaydım.Eu precisava apoiar minha família.
Öte yandan eski eşi Mary'le arası açıktır.Mesmo assim, começa a sair com uma antiga amiga, Marie.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Ao fundo, ao que parece, tem-se a idéia de um lago.
Öte yandan yurt dışındaki siyasi sürgünlerin örgütlediği güçlü bir muhalefet ortaya çıktı.Além disso, pediu a extradição de líderes guerrilheiros que viviam no exterior.
Öte yandan Einstein, fotoelektrik etkilerin açıklanmasında Nobel ödülüne layık görülmüştü.Em 1921, Einstein recebeu o Prêmio Nobel pelo efeito fotoelétrico.
Ancak, etkili gücü kullanmak için taraftarlara ihtiyaç duyuyordu ve bu sebeple Tiberius'u yandaş olarak seçti.Mas, como regente, ela necessitava de aliados e escolheu Tibério como colega no poder.
Diğer yandan SSCB'nin din karşıtı politikalarına karşı çıkmaktadır.Já não aceita a orientação esquerdista do PSU .
Bir yandan Albert onu aramaktadır.Daniel veio buscá-lo sozinho.
Öte yandan, bu terminoloji geçiş metalleri bakımından yanıltıcıdır.No entanto, a terminologia, nesse caso, é diferente da terminologia para métodos iterativos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yanda ile cümle - Sayfa 15 - yanda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App