Topla vurulan oyunca yanar.Plotseling weerklinkt het brandalarm.
Büyük bir patlama sonucu Michael Myers yanarak ölmüştür.Er ontstaat een groot vuurgevecht, waarbij Max Kennard dodelijk gewond raakt.
Bu ateş hiç sönmemek üzere yanardı.Het vuur nog geenszins gedoofd.
Müzeyyen hanım yanarak öleceği için korkar.Muzyk został skazany za podpalenie kościoła.
Tekrar canınız yanar.Został ponownie ranny.
Ross Adası'ndaki Erebus Dağı, Dünya'nın güneye en yakın aktif yanardağıdır.Mount Erebus na Wyspie Rossa jest najdalej wysuniętym na południe czynnym wulkanem.
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı, Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.1600 – Doszło do największego w historii Ameryki Południowej wybuchu peruwiańskiego wulkanu Huaynaputina.
Bu ateş hiç sönmemek üzere yanardı.Mieli za zadanie pilnować, by ogień nie wygasł.
1631'de Vezüv Yanardağı püskürmesiyle Torre del Greco büyük hasar gördü.Po 1613 El Greco bardzo podupadł na zdrowiu.
Filipinler'in tüm yanardağları Pasifik Deprem Kuşağı içerisinde yer almaktadır.Całe zachodnie wybrzeże Meksyku to odcinek Pacyficznego Pierścienia Ognia.
Bu patlama 75.000 yıl önce önce Toba yanardağında olmuş olup kalıntısı Sumatra, Endonezya'daki Toba gölü'dür.Największa erupcja miała miejsce 75 000 lat temu, gdy wybuchł superwulkan Toba (obecnie jezioro Toba).
Yanar haldeki bir Hanukiya hareket ettirilmez.Nie umiem ogniem palić się słomianym...
Kendisi yanarak can vermiştir.Rzucił (właśnie palonym) papierosem w Nadieżdę.
Stromboli ve Volcano Adaları da aktif yanardağlar arasındadır.Na wyspach Stromboli i Vulcano znajdują się ciągle czynne wulkany.
Havada patlayarak yanar.Na powietrzu się zapalają.
Topla vurulan oyunca yanar.Jak padają strzały...
Güneş ışığında yanarlar.Bez nich na słońcu płoną.
Yanardönerlik ayrıca kırınım yolu ile de oluşabilir.Ponadto wirus może przenosić się drogą perynatalną.
Yanarak ölmüştür.Spaleni żywcem.
Maat Mons, Venüs gezegenindeki en yüksek yanardağdır.Maat Mons är den högsta vulkanen på Venus.
O sırada uçak birden patlar ve Sam'ın vücudu patlama sırasında alev alır, Sam yanarak ölür.Planet exploderar och Sam blir bränd till döds.
Erta Ale Etiyopya'daki en aktif yanardağdır.Erta Ale är den mest aktiva vulkanen i Etiopien.
1985 - Kolombiya'daki Nevado del Ruiz yanardağı patladı.Detta hände runt den colombianska vulkanen Nevado del Ruiz 1985.
CD: (Carrier Detect) Bağlantı kuruldu Karşı modemle bağlantı kurulduğunda yanar.CD - Carrier Detect, en uppkoppling med ett annat modem har upprättats.
Canları yanarcasına sıkıyorlardı kabzalarını.(Jag roades av hans tokerier.
Bu, Türkiye'deki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.Detta är en lista över aktiva och utdöda vulkaner i Honduras.
Çıra gibi is çıkararak yanar ve geride sigara külüne benzer bir artık bırakır."Det är bensinen som förångas och så kommer det ut som rök där bak.
Ben Tramer yanarak ölür.Denethor bränner sig själv på bål.
Yanardağ söndüğünde adanın en yüksek noktası, deniz seviyesinden tam 174 metre yükseklikteydi.När den en senaste inlandsisen lämnade området fanns strandlinjen nästan 170 meter högre upp än i dag.
Ross Adası'ndaki Erebus Dağı, Dünya'nın güneye en yakın aktif yanardağıdır.Mount Erebus är det högsta berget på Ross Island.
Yanarak ölmüştür.Han brändes på bål.
Endonezya'nın en aktif yanardağıdır ve 1548'den beri düzenli olarak lav püskürtmektedir.Det är Indonesiens mest aktiva vulkan och har haft 68 utbrott sedan 1548.
Bu sırada GPWS kırmızı ışığı yanar.Neonet ger ett rött sken.
Eliniz hemen yanar.Det brinner i mitt huvud.
Bu dağ, muhtemel bir buz yanardağı olarak belirlenmiştir.De används trolig för att klättra upp på isflak.
Bu, büyük ihtimalle ana yanardağ ile ilişkiliydi.Sannolikt är den avsedd som huvudingång.
Yanardağ, o günden bu yana sönüktür.LUNAr har varit vilande sedan dess.
1963 yılında Agung Yanardağı'nın patlamasıyla binlerce kişi öldü.1963 dödades ett tiotal demonstranter av militären.
Tekrar canınız yanar.Але потім знову пошкоджено.
Bu ateş hiç sönmemek üzere yanardı.Те, що не згоріло, було розграбовано.
Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.Також на острові є злітно-посадкова смуга.
Güneş ışığında yanarlar.Випаровується на сонячному світлі.
Bunların hepsi yanardağlardır.Усе — у вогнях.
Bir genç diri diri yanarak öldü, üçü kadın dört kişi ağır yaralandı.Його дружина загинула на місці, троє з чотирьох дітей отримали серйозні пошкодження.
Katlarda bulunan kişilerden ikisi yanarak öldü.Принаймні деякі з них загинули в вогні.
OH: (Off Hook) Hatta Modem telefon hattı alğında yanar.FTTRoof (Fiber To The Roof) - Волокно до даху будівлі.
Genelde yanardağın zirvesinde bulunur.Відповідає він зазвичай начебто стукотом.
Güneş ışığında yanarlar.Na slunečním světle hoří.
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı, Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.1600 – Peruánská sopka Huaynaputina vybuchla v nejsilnějším zemětřesení v zaznamenané historii Jižní Ameriky.
Gemi daha sonra yanarak patlar.Loď je následně spálena.
Yanardağ, o günden bu yana sönüktür.Ta prý od té doby vyplavuje zlatý písek.
1814 - Filipinler'deki Mayon yanardağı lav püskürdü; yaklaşık 1200 kişi yaşamını yitirdi.1814 Vulkán Mayon na Filipínách zabil více než 1200 lidí.
1906 - Vezüv Yanardağı, lav püskürttü ve Napoli şehri harabeye döndü.1906 – Hora Vesuv vybuchla a zdevastovala Neapol.
Merapi, güney Java'nın en genç yanardağlarından biridir.Merapi je jedna z nejmladších sopek Jávy.
Haziran 1991'deki Pinatubu Yanardağı patlaması, 20. yüzyıldaki en büyük ikinci volkanik patlamadır.V červnu 1991 došlo k druhé nejprudší sopečné erupci 20. století.
Filipinler'in en aktif 2. yanardağıdır.V rozloze je na celých Filipínách 29. největší.
1730-1736 arasında gerçekleşen yanardağ patlamaları adanın yarısının görünümünü değiştirmiştir.Mezi lety 1730 a 1824 série sopečných erupcí změnila charakter celého ostrova.
Bulutlarda yanardönerlik.Rebel v oblacích.
Kısa mavi renkli bir alevle yanar.V poháru hoří modré plamínky.
Bu püskürme, Popocatépetl Yanardağı'nın bin yıl boyunca karşılaşılan en büyük püskürmesiydi.Jde o místo, kam se svážel posledních 900 let největší lidský odpad Parmistánu.