Kimyasal yanıklarda ilk yardım Yanan bölgedeki giysiler çıkarılarak kimyasal maddenin deriyle teması kesilir.Sur Terre, la ségrégation des éléments chimiques dans le manteau mène au dégazage de ce dernier.
Bu anahtarlı devre telefon ağı birliği Alexander Graham Bell'den bu yana geliştirilmektedir.Le téléphone a été développé par la compagnie américaine fondée par Alexander Graham Bell.
1996 yılından bu yana aynı zamanda Kanada vatandaşıdır.Il est depuis devenu citoyen canadien.
Şut süresinin 24 saniyeye indirilmesinden bu yana ilk defa böyle bir başarı geldi.Après le premier bord de portant celui-ci est passé à 24 secondes.
Nüfusu 1949 yılından bu yana 50-100 kişi arasındadır.En 1999 les personnes de la catégorie 40 à 59 étaient plus nombreuses.
Burundi arması, Afrika ülkesi Burundi 'nin 1966 yılından bu yana kullandığı resmi devlet armasıdır.Le franc burundais est la devise officielle du Burundi depuis 1960.
Francine Faure'yle Albert Camus, Lourmarin'de yan yana gömülmüştür.Elle et Camus sont enterrés ensemble à Lourmarin.
1999 yılından bu yana TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Başaran Ulusoy sürdürmektedir.Depuis 2000, le conseil de l'Ametlla de Mar fait partie de la direction.
İki yana eğimli ahşap kırma çatıları kiremit kaplıdır.Un toit à deux versants droits recouvre la charpente.
Selçuklular zamanından bu yana yerleşimin olduğu rivayet edilmektedir.Les collatéraux du chœur n'ont pas été retouchés depuis leur construction.
O günden bu yana partinin genel sekreteri ve sözcüsü olmuştur.Il est depuis 2014 vice-président et porte-parole de l'association.
Fransa'nın Cezayir Savaşı'nın sona ermesinden bu yana en ağır askerî kaybıdır.Ce sont les pertes les plus lourdes depuis le début de la guerre franco-chinoise.
Kendisi Hellboy'un yazgısını takip etmesinden yanadır.Cette décision sera plus tard un facteur du départ de Hellboy du Bureau.
Kent sınırları 1954'ten bu yana değişmedi.Il n'y a pas eu de modification des limites de comté depuis 1915.
2007 yılında bu yana Hint Okyanusu'ndaki Dağınık Adalar'da TAAF kapsamında değerlendirilmektedir.Toutefois, en 2007, on en a découvert dans les eaux tropicales de l'Équateur.
2005: Senden Yanayım - Akın Ok, Artvizyon Müzik.2010 : Ella... my dear, Plus Loin Music.
Eylül 2014'ten bu yana park her yıl yaklaşık 5 milyon ziyaretçi tarafından geziliyor.Ouvert depuis le 12 juillet 1989, il reçoit environ 5 millions de visiteurs tous les ans.
18. yüzyıldan bu yana, soyut matematik matematiksel aktivitenin bir kategorisi olarak kabul edilmiştir.Tout au long du XVIIIe siècle, la définition de fonction était un sujet de débat parmi les mathématiciens.
Aralık 2003'ten bu yana, haftalık yazılarına Yeniçağ Gazetesi'nde devam ediyor.Depuis septembre 2013, elle présente les journaux du week-end soir.
Yanardağların araştırıldığı bilim dalına volkanoloji (yanardağ bilimi) denir.Il est étudié par une science appelée volcanologie pratiquée par des volcanologues.
Clark tercihini dünyadan yana yapar.Mais Clark s’accommode mal de la campagne.
2011 yılından bu yana Kemppi markasının Türkiye'deki tek distribütörü ATM Endüstriyel Kaynak'tır.Le principal fabricant en 2011 pour ces appareils reste ATR.
Okulun kurucu temsilciliğini Şubat 1998'den bu yana Yansı Eraslan sürdürmektedir.Des lycéens se mobilisent dès le mois de février.
İngiliz Hükümeti bu konuda bir girişimde bulunmaya yanaşmamaktadır.Le gouvernement britannique renonce alors à intervenir.
Kurulduğundan bu yana çeşitli tarihlerde onarım görmüştür.L'édifice a été plusieurs fois remanié au cours de son histoire.
19. yüzyıldan bu yana ufak değişiklikler ile gelen bayrak bugünkü biçimini 1960 yılında almıştır.Ce drapeau, avec de légères modifications, a été utilisé depuis le XIXe siècle.
12.yüzyıldan bu yana hayırseverler tarafından desteklenmektedir.Le monastère est confié à des bénédictins dès le XIe siècle.
Çift 1999'dan bu yana birlikte çalışmaktadır.Ils forment un duo à partir de 1999.
İşte tam o günlerde Alidağ’ın doruğunda bir top ışık patlar, üç gün üç gece yanar durur.Face à un coup de poing qui se solde par trois jours d'ITT, elle tire trois balles ».
Arma 1990 yılından bu yana kullanımdadır.Cette arme est opérationnelle depuis les années 2000.
1985 - Kolombiya'daki Nevado del Ruiz yanardağı patladı.13 novembre 1985 : l'éruption du Nevado del Ruiz (Colombie) détruit la ville d'Armero.
Daihatsu Cuore, Daihatsu tarafından 1980 yılından bu yana üretilen bir kei otomobil modelidir.La Daihatsu Cuore est une automobile produite par Daihatsu en sept générations de 1980 à nos jours.
Avrupa borç krizi, 2009 yılının sonundan bu yana Avrupa Birliği'nde yaşanan bir borç krizidir.Le soutien est au plus bas, fin 2011, à la suite de la crise européenne de la dette.
Kurulduktan bu yana hiçbir zaman kabuk değiştirmemiştir.Il n'a jamais subi de transformation depuis sa construction.
Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.Il y a aussi un volcan de boue sur cette île.
1990 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde görev yapıyor.Elle enseigne actuellement à l'université du Connecticut depuis 1990.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1932 yılından bu yana medya eğitimi öğrencilere verilmektedir.L'UNES représente depuis 1920 les intérêts des étudiants en Suisse.
Nezir Yusufoğlu 2003'ten bu yana muhtardır.Yuno Yutaka en est l'actuel rédacteur en chef depuis 2003.
İkisi çocuk, dokuz kişi yanarak öldü.Onze enfants et deux nurses périssent dans les flammes.
18 Mayıs - ABD'nin Washington eyaletinde bulunan St. Helens Yanardağı infilak etti.18 mai : éruption du mont Saint Helens dans l'État de Washington aux États-Unis.
Faylar yanal atım yapmışlardır.Faîteau de cheval très stylisé.
2011 yılından bu yana aktif faaliyet göstermektedir.Il est actif depuis 2011.
1975 yıllından bu yana Ford üç milyon'dan fazla Grand Marquis sattı.En trente-sept années d'existence, Martini a commercialisé 3 500 véhicules.
Günümüzdeki Bolşoy binası, 1805'de yanan Petrovka Tiyatrosu meydanına 1824'te inşa edildi.Le bâtiment a été construit en 1825 sur l'emplacement du théâtre Petrovsky, ravagé par un incendie en 1805.
2015'ten bu yana RTP üzerine geç talk show 5 Para A Meia-Noite düzenliyor.Elle présente notamment le late-night talk-show 5 Para A Meia noite sur RTP 1 depuis 2015.
Yanan bir tankın içinde çatışmaya devam etmek.Ils interviennent sur une camionnette en feu.
Ancak kısa süre sonra millî takım hakkını İsviçre'den yana kullandı.Depuis, toutes les sociétés fondées en Suisse suivaient ce principe.
Şirketin merkezin 2006 yılından bu yana Dublin'de yer almaktadır.La compagnie belge est en résidence au Théâtre de la Monnaie à Bruxelles depuis 1992.
Millî takım tercihini Almanya'dan yana kullandı.Sa gamme de modèles devait faire concurrence aux Allemandes.
1990 yılından bu yana Federal Meclis üyesi olmuştur.Il est député à l'Assemblée nationale depuis 1990.
Pala bıyık eski çağlardan bu yana kullanılmaktadır.La chemise de nuit est utilisée dès l'Antiquité.
Antik zamanlardan bu yana birçok Yerçekimi teorisi ortaya atılmıştır.Plusieurs explications sont avancées dès l'Antiquité.
Bu, 2000 yılından bu yana gerçekleşen ilk kayıptı.C'est son premier combat perdu depuis 2002.
Bunu yalnızca, arazinin güçlüklerinden dolayı Roma İmparatorluğu'na saldırmaya yanaşmayayım diye yaptınız.Celui-ci lui aurait fait jurer de ne pas entrer dans l'Empire Romain de force.
2004 yılından bu yana finale çıkamayan Hollanda, finale çıkarak dokuzuncu oldu.Malheureusement, il ne confirme pas ces résultats pendant l'année 2004 qu'il termine à la neuvième place.
2008 yılından bu yana ağır dijital büyü, büyü ve teknik yenilikleri bir arada yer almıştır.À partir de 1998, les inégalités d’accès au niveau des connaissances et des compétences sont prises en compte.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Des témoins ont signalé avoir vu des flammes s'échapper des moteurs de l'avion lors du décollage.
Nissan NV200, Nissan tarafından 2009 yılından bu yana üretilen bir hafif ticari araç modelidir.Le Nissan NV350 est un véhicule utilitaire produit par Nissan depuis 2011.
Bugün ben çok İspanyolca sözcük öğrendim ve "yanak", "çene" ve "diz" diyebiliyorum.Hoy aprendí muchas palabras españolas y ahora sé decir "mejilla", "barbilla" y "rodilla".
Tamamen senin düşüncenden yanayım.En general, estoy a favor de tu opinión.