yanıt ile cümle
yanıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama adam onlara şöyle yanıt verdi: ‹‹Beni iyileştiren kişi bana, ‹Şilteni topla ve yürü› dedi.››Попитаха го: Кой човек ти рече: Дигни постелката си и ходи?
Ama adam onlara şöyle yanıt verdi: ‹‹Beni iyileştiren kişi bana, ‹Şilteni topla ve yürü› dedi.››ויען אתם לאמר האיש אשר החלימני הוא אמר אלי שא את משכבך והתהלך׃
Ama adam onlara şöyle yanıt verdi: ‹‹Beni iyileştiren kişi bana, ‹Şilteni topla ve yürü› dedi.››اجابهم ان الذي ابرأني هو قال لي احمل سريرك وامش.
Ama adam onlara şöyle yanıt verdi: ‹‹Beni iyileştiren kişi bana, ‹Şilteni topla ve yürü› dedi.››他 卻 回 答 說 、 那 使 我 痊 愈 的 、 對 我 說 、 拿 你 的 褥 子 走 罷
Ama adam onlara şöyle yanıt verdi: ‹‹Beni iyileştiren kişi bana, ‹Şilteni topla ve yürü› dedi.››他 卻 回答 說 、 那 使 我 痊愈 的 、 對我說 、 拿 你 的 褥子 走罷
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Já se Vás ale ptám, prosím Vás pěkně, odpovězte mi.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.제가 여쭤보지 않습니까, 부디 공손하게 답변해 주세요
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Nhưng tôi đang hỏi anh, Đề nghị anh trả lời nghiêm túc.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Odpowiedz na pytanie.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Tapi aku sedang bertanya padamu. tolong jawab dengan sopan.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.Ţi-am pus o întrebare şi te rog să răspunzi politicos.
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın..אך אני מבקש ממך לענות בנימוס
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.لكنني أسألك،أجب بأدب من فضلك
Ama ben size soruyorum. Lütfen kibarca yanıtlayın.回答は拒否する 判断はまかせる
Ama burada hiç çözüm yok. O zaman yanıt bu olamaz.이 문제에서는 방정식에 답이 한 개 이상 있다고 하였습니다
Ama burada hiç çözüm yok. O zaman yanıt bu olamaz.Nalezli jste více než jedno řešení, které vyhovuje soustavě.
Ama burada hiç çözüm yok. O zaman yanıt bu olamaz.Казват, че сме намерили повече от едно решение на системата
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Ale Éli zavolal Samuela a povedal: Samuel, môj synu! Ktorý odpovedal: Tu som.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Da kaldte Eli på Samuel og sagde: "Min Søn Samuel!" Han svarede: "Her er jeg!"
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Dar Eli a chemat pe Samuel, şi a zis: ,,Samuele, fiule``! El a răspuns: ,,Iată-mă!``
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Da rief ihn Eli und sprach: Samuel, mein Sohn! Er antwortete: Siehe, hier bin ich!
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Da ropte Eli til Samuel og sa: Samuel, min sønn! Og han svarte: Ja, her er jeg.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Eli chiamò Samuele e gli disse: «Samuele, figlio mio». Rispose: «Eccomi»
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Entonces Elí llamó a Samuel y le dijo: --Hijo mío, Samuel. Él respondió: --Heme aquí
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.엘리가 사무엘을 불러 가로되 내 아들 사무엘아 하니 대답하되 내가 여기 있나이다
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Mais Éli appela Samuel, et dit: Samuel, mon fils! Il répondit: Me voici!
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Mas chamou Eli a Samuel, e disse: Samuel, meu filho! Ao que este respondeu: Eis-me aqui.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Men Eli ropade på Samuel och sade: »Samuel, min son! Denne svarade: »Här är jag.»
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Mutta Eeli kutsui Samuelin ja sanoi: "Samuel, poikani!" Hän vastasi: "Tässä olen".
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Nhưng Hê-li gọi Sa-mu-ên mà rằng; Sa-mu-ên, hỡi con! Người thưa: Có tôi đây.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Nhưng_Hê - li gọi Sa-mu-ên mà rằng ; Sa-mu-ên , hỡi con ! Người thưa : Có tôi đây .
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Szólítá azért Éli Sámuelt, és monda: Fiam, Sámuel! Õ pedig felele: Ímhol vagyok.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Tedaj pokliče Eli Samuela, rekoč: Samuel, sin moj! On reče: Glej, tu sem!
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Tedy povolal Elí Samuele a řekl: Samueli, synu můj. Kterýž odpověděl: Teď jsem.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Tedy zawołał Heli Samuela, i rzekł: Samuelu, synu mój; który odpowiedział: Otom ja.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.tetapi Eli memanggil dia, katanya, "Samuel, anakku." Jawab Samuel, "Ya, Pak.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Εκαλεσε δε ο Ηλει τον Σαμουηλ και ειπε, Σαμουηλ, τεκνον μου. Ο δε απεκριθη, Ιδου, εγω.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.А Илия повика Самуила, казвайки: Самуиле! чадо мое! А той рече: Ето ме.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Но Илий позвал Самуила и сказал: сын мой Самуил! Тот сказал: вот я!
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.ויקרא עלי את שמואל ויאמר שמואל בני ויאמר הנני׃
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.فدعا عالي صموئيل وقال يا صموئيل ابني. فقال هانذا.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.以 利 呼 喚 撒 母 耳 說 、 我 兒 撒 母 耳 阿 、 撒 母 耳 回 答 說 、 我 在 這 裡
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.以利 呼喚 撒母耳 說 、 我兒 撒母耳 阿 、 撒母耳 回答 說 、 我 在 這裡
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Aber ich werde einige der beliebteren Fragen beantworten.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Ale odpowiem na kilka bardziej popularnych.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Dar voi răspunde unor întrebări frecvente.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.De válaszolok néhány más népszerű kérdésre.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Maar ik zal wel antwoorden op sommige van de populaire vragen.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Mais je répondrai aux questions les plus posées.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Namun saya akan menjawab beberapa pertanyaan yang paling populer.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Nhưng tôi sẽ trả lời những câu phổ biến khác như là:
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Odpovím ale na pár častějších dotazů.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Pero si contestaré algunas de las preguntas más populares.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Risponderò invece alle domande più frequenti.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Αλλά θα απαντήσω σε μερικές από τις πιο δημοφιλείς.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Але наведу вам кілька найпопулярніших запитань.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Но отвечу на другие более популярные вопросы.
Ama en çok sorulan bir başka soruyu yanıtlayacağım.Но ще отговоря на някои от най-популярните въпроси.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Aczci się Ijob nie zemną wdał w rzecz, a ja mu też nie waszemi słowy odpowiem.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Ale Job neobrátil proti mne reči, ale ani mu neodpoviem vašimi slovami.
İlgili Sayfalar