yanısıra ile cümle

yanısıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.В оня ден Израил ще бъде С Египет и с Асирия; Трето благословение всред земята:
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.В тот день Израиль будет третьим с Египтом и Ассириею; благословение будет посредиземли,
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.ביום ההוא יהיה ישראל שלישיה למצרים ולאשור ברכה בקרב הארץ׃
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.في ذلك اليوم يكون اسرائيل ثلثا لمصر ولاشور بركة في الارض
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.當 那 日 、 以 色 列 必 與 埃 及 、 亞 述 三 國 一 律 、 使 地 上 的 人 得 福
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.當那日 、 以色列 必 與 埃及 、 亞述 三 國 一律 、 使 地上 的 人 得 福
Sakena, Leah ve Layma gibi kadınların yanısıra,역시 여기 인도의 소니아 간디와 같은
Sakena, Leah ve Layma gibi kadınların yanısıra,נשים כמו סאקנה ולאה וליימה,
Sakena, Leah ve Layma gibi kadınların yanısıra,تمكنت سيدات مثل "سكينة" و "ليا" و "لايما",
Sakena, Leah ve Layma gibi kadınların yanısıra,さらにインドのソニア•ガンディーや
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Ako prispôsobím toto k tomu všetkému, čo už robím?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Bagaimana saya bisa menyempatkan ini di tengah kesibukan lain?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Come faró a fare tutte le altre cose che sto facendo?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Comment est-ce que je vais caser ça dans tout ce que je fait d'autre?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Como vou conseguir encaixar isto em tudo o que faço?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""¿Cómo voy a compaginar esto con todo lo otro que hago?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Cum voi încadra asta în tot ce fac?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Hoe ga ik dit inpassen in de rest van mijn activiteiten?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Hogy fogom ezt beilleszteni a többi tennivalóm közé?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Hur ska jag passa in detta i allt annat som jag gör?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Hvordan skal jeg passe det, blandt alt det jeg laver?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Jak jej vtěsnám do toho všeho, co teď dělám?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Jak mam to pogodzić z wszystkim co robię?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""현재의 모든 생황 방식과 아이 갖는 것을 어떻게 맞춰야 하지?" 라고 고민합니다.
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Làm sao mà mình có thể kiếm được thời gian cho con kể cả tất cả những thứ khác?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Wie kann ich das mit dem vereinen, was ich sonst noch alles tue?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Πώς θα το ταιριάξω με όλα τα άλλα που κάνω;"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Как мне найти ему место среди всего, что я делаю?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Как ще вместя това във всичко друго, което правя?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""Як я буду поєднювати це зі всім іншим що я роблю?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?""איך אני אשלב את זה לתוך כל שאר הפעילויות שלי?"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?"" كيف ساوفق بين هذا وبين كل ما اقوم بعمله؟"
"Şu an yapmakta olduğum şeylerin yanısıra, çocuğu hayatıma nasıl sığdıracağım?"彼女は文字通りその瞬間から、
TED'e gelmek fırsatının yanısıra -- çok eğlenceli kelimeler söyleyebilme yetisidir! sözlüksel gibi.TED에 올 수 있다는 것 외에도 -- 정말 웃긴 단어들을 발음해 볼 기회를 얻는 거에요. lexicographical(사전 편찬의) 처럼요.
TED'e gelmek fırsatının yanısıra -- çok eğlenceli kelimeler söyleyebilme yetisidir! sözlüksel gibi.חוץ מלהיות בTED -- הוא שיוצא להגיד מילים מאד כיפיות כמו לקסיקוגרפיקל
TED'e gelmek fırsatının yanısıra -- çok eğlenceli kelimeler söyleyebilme yetisidir! sözlüksel gibi.فإلى جانب المجئ إلي تيد-- فأنت تتوصل إلى متعة الكلمات , مثل معجمي .
TED'e gelmek fırsatının yanısıra -- çok eğlenceli kelimeler söyleyebilme yetisidir! sözlüksel gibi.例えば"lexicographical (辞書編集に関する)" "lexicographical" 素晴らしい強弱パターンです
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olan이건 1920년대에 '리옹 테레민'이라는 발명가에 의해 발명되었어요. 사실 그는 발명가이기 전에 음악가였죠.
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanAz 1920-as években találták fel, és a feltaláló, Léon Theremin
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanEs wurde irgendwann in den 1920ern von Léon Theremin erfunden
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanFue inventado en los años '20s. El inventor es Léon Thérémin (también es músico además de inventor).
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanHij is uitgevonden in de jaren 1920. De uitvinder, Léon Theremin
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanWynalazł go w latach 20.
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanЙого винайшли приблизно в 1920-их, і винахідник, Лев Термен
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanהוא הומצא בסביבות 1920, והממציא, לאון טרמין -- הוא גם מוזיקאי חוץ מממציא --
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olanلقد تم إختراعه عام 1920 تقريباً، والمخترع، ليون ثيرمين - وهو كذلك موسيقار إضافة لمخترع --
Theremin 1920 lerde icat edildi ve mucidi ; mucit olmasının yanısıra bir müzisyen olan彼は発明家であり音楽家で たしか 短波無線の研究をしているときに
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.Dan salah satunya, mereka mencari materi gelap.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.E lì, tra le altre cose, stanno cercando la materia oscura.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.En daar zijn ze, onder andere, op zoek naar donkere materie.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.Entre outras coisas, estão à procura de matéria escura.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.Et, entre autres choses, on y recherche de la matière noire.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.그리고, 다른 것 중에서도, 그들은 암흑 물질을 찾고 있습니다.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.Oprócz innych rzeczy, szukają oni ciemnej materii.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.Și, acolo, printre alte lucruri, cercetătorii caută materie neagră.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.Und, neben anderen Dingen, suchen sie nach dunkler Materie.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.Và, cùng với nhiều thứ khác, họ đang cố tìm kiếm vật chất tối.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.Y, entre otras cosas, están buscando materia oscura.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.Και, μεταξύ άλλων, ψάχνουν για τη σκοτεινή ύλη.
Ve, bir çok şeyin yanısıra, karanlık madde arıyorlar.И, между другото, те търсят тъмна материя.

İlgili Sayfalar